Maia Sandu’nun yükselişi: Moldova’da Avrupa yanlısı liderlik pekişiyor

Moldova’da iki dönemdir Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Maia Sandu, Dünya Bankası’ndaki kariyerinden Avrupa yanlısı reformizmin kalesine uzanan yolculuğuyla dikkat çekiyor.

Maia Sandu’nun yükselişi: Moldova’da Avrupa yanlısı liderlik pekişiyor

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

ANKARA, TÜRKİYE — Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, 2024 yılı Kasım ayında gerçekleşen seçimlerde rakibi Alexandr Stoianoglo’yu %55,3 oy oranıyla geride bırakarak koltuğunu korumayı başardı ve ülkesinin Avrupa Birliği (AB) yolundaki stratejik rotasını bir kez daha tescilledi. Pro-Rus kanadın güçlü muhalefetine rağmen elde edilen bu zafer, Sandu’nun 2012 yılında Eğitim Bakanlığı ile başlayan ve Harvard eğitimiyle perçinlenen siyasi kariyerinin en kritik dönüm noktalarından biri olarak kayda geçti.

Sandu’nun liderliği, sadece Moldova iç siyaseti için değil, Doğu Avrupa’daki jeopolitik dengeler açısından da Batı yanlısı bir "kale" olarak değerlendiriliyor. Dünya Bankası’ndaki danışmanlık görevinden istifa ederek ülkesine dönen Sandu, kurucusu olduğu Eylem ve Dayanışma Partisi (PAS) aracılığıyla yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık vaatlerini ulusal bir politika haline getirdi.

Harvard’dan Dünya Bankası’na uzanan akademik ve profesyonel altyapı

24 Mayıs 1972 tarihinde, o dönem Sovyet Moldavya sınırları içinde yer alan Fălești’nin Risipeni köyünde dünyaya gelen Maia Sandu, eğitim hayatındaki başarılarıyla genç yaştan itibaren dikkat çekti. 1989-1994 yılları arasında Moldova Ekonomik Araştırmalar Akademisi'nde (ASEM) yönetim alanında lisans eğitimini tamamlayan Sandu, akademik vizyonunu uluslararası ilişkilere kaydırarak Kişinev'deki Kamu İdaresi Akademisi'nde (AAP) çalışmalarını sürdürdü.

Sandu’nun kariyerindeki asıl kırılma noktası, 2010 yılında Harvard Üniversitesi'ndeki John F. Kennedy Hükümet Okulu'ndan mezun olmasıyla yaşandı. Bu prestijli eğitim, ona küresel finans ve yönetim mekanizmalarının kapısını açtı. Nitekim 2010-2012 yılları arasında Washington DC'de Dünya Bankası İcra Direktörü Danışmanı olarak görev yaptı. Ana dili olan Rumencenin yanı sıra Rusça ve İngilizceye olan hakimiyeti, ona hem Doğu hem de Batı dünyasıyla doğrudan iletişim kurabilme yetisi kazandırdı.

Eğitim Bakanlığı’ndan siyasi liderliğe geçiş süreci

Dünya Bankası’ndaki parlak kariyerini geride bırakarak 2012 yılında Moldova’ya dönen Sandu, Eğitim Bakanı olarak hükümete girdi. 2015 yılına kadar sürdürdüğü bu görevde, eğitim sistemindeki kopya ve yolsuzluklara karşı aldığı sert önlemlerle halkın takdirini toplarken, mevcut siyasi elitlerle de ilk çatışmalarını yaşadı. 2015 yılında Liberal Demokrat Parti tarafından Başbakanlığa aday gösterilse de, Ulusal Banka Başkanı ve Başsavcı’nın istifası gibi ağır şartlar öne sürmesi nedeniyle bu adaylığı gerçekleşmedi.

Bu süreç, Sandu’nun kendi bağımsız yolunu çizmesine neden oldu. 23 Aralık 2015’te "Maia Sandu ile birlikte" adlı bir platform başlatarak, bu oluşumu daha sonra bugün iktidarda olan Eylem ve Dayanışma Partisi’ne (PAS) dönüştürdü. 2016 yılında ilk kez Cumhurbaşkanlığı için yarıştı; ancak Avrupa yanlısı blokların ortak adayı olmasına rağmen, Rusya yanlısı Igor Dodon’a karşı ikinci turda %48 oy alarak az farkla mağlup oldu.

2019 Anayasa Krizi ve Başbakanlık dönemi

Siyasi kariyerinin en çalkantılı dönemlerinden biri olan 2019 yılında, Sandu liderliğindeki PAS, Andrei Năstase ile ACUM Seçim Bloğu'nu kurarak parlamentoda 26 sandalye kazandı. 8 Haziran 2019'da sürpriz bir hamleyle PSRM ile koalisyon kurarak Moldova Başbakanı seçildi. Ancak bu atama, ülkeyi derin bir anayasa krizine sürükledi.

Anayasa Mahkemesi başlangıçta hükümetin kurulmasını anayasaya aykırı ilan etse de, uluslararası baskı ve halk desteğiyle 15 Haziran’da bu kararından geri adım attı ve Sandu Kabinesi resmen tanındı. Sadece 5 ay süren bu başbakanlık dönemi, Sandu’nun yürütme erkinde yolsuzlukla mücadele kararlılığını sergilediği bir vitrin oldu. Kasım 2019’da hükümetin düşmesiyle sonuçlanan süreç, aslında 2020’deki Cumhurbaşkanlığı zaferinin taşlarını döşedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri: Rakipler ve oy oranları

Maia Sandu’nun seçim başarıları, Moldova toplumunun yüzünü Batı’ya dönme arzusunun somut bir yansıması olarak görülüyor. 2020 yılındaki seçimlerde, eski rakibi Igor Dodon ile karşı karşıya gelen Sandu, ilk turdaki %36’lık başarısını ikinci turda %57,7’ye çıkararak Moldova’nın 6. Cumhurbaşkanı seçildi. Bu zafer, ülkede pro-Rus döneminin kapanıp AB entegrasyonu döneminin açılması anlamına geliyordu.

Son olarak 3 Kasım 2024 tarihinde yapılan seçimler, Sandu’nun liderliğinin halk nezdinde hala güçlü bir karşılığı olduğunu kanıtladı. Rakibi Alexandr Stoianoglo’yu %55,3 oy oranıyla geçen Sandu, bir kez daha mazbatasını alarak görevine devam etme hakkı kazandı. Moldova tarihindeki en güvenilir politikacılar arasında sürekli ilk sıralarda yer alan Sandu, eğitimden ekonomiye, diplomasiden iç güvenliğe kadar geniş bir yelpazede reform ajandasını sürdürüyor.

Siyaset bilimciler, Sandu’nun başarısını "elitist bir bürokratın halkla kurduğu sahici bağ" olarak tanımlıyor. Harvard mezunu bir ekonomist olmasına rağmen, Moldova’nın kırsal kesimlerindeki yolsuzluk mağduru vatandaşların diliyle konuşabilmesi, onun en büyük siyasi gücü olmaya devam ediyor.

www.sehitlerolmez.com