İstifa eden Joe Kent'ten aylar önce İran uyarısı: Asıl kazanan Çin olur

ABD Ulusal Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent'in istifasının ardından, İran savaşının ABD'yi tüketip Çin'i güçlendireceğine dair aylar önceki stratejik uyarıları yeniden gündeme geldi.

İstifa eden Joe Kent'ten aylar önce İran uyarısı: Asıl kazanan Çin olur

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

WASHINGTON, ABD — Amerika Birleşik Devletleri'nde İran ile yürütülen savaşı desteklemediği gerekçesiyle görevinden istifa eden Ulusal Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent'in, aylar önce bu askeri hamlenin Çin'e yarayacağı yönünde yaptığı stratejik uyarılar yeniden kamuoyunun gündemine oturdu.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Oval Ofis'te yapılan açıklamalarda güvenlik politikalarında "zayıf kalmakla" suçlanan Kent'in, aslında Washington'ın Orta Doğu'daki yeni askeri macerasının potansiyel yıkıcı sonuçlarını aylar öncesinden öngördüğü ortaya çıktı. KARAR'ın aktardığı detaylara göre, Kent'in Ocak 2024'te gazeteci Tucker Carlson'a verdiği kapsamlı röportaj, Amerikan askeri gücünün yanlış bir cephede harcanmasının Asya-Pasifik'teki küresel güç dengesini nasıl derinden sarsabileceğini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

"İran Afganistan değil, köklü bir imparatorluk"

Savaşın Orta Doğu'da yeni ve içinden çıkılmaz bir batağa dönüşeceğini aylar öncesinden savunan eski direktör Kent, söz konusu mülakatta Washington'daki şahin politikacıların İran'ın devlet yapısını ve toplumsal dinamiklerini yanlış okuduğunu vurguladı. İran ile girilecek topyekûn bir savaşın ABD için "yıkıcı bir senaryo" olduğunu belirten Kent, askeri operasyonların sınırlarına dikkat çekerek şu çarpıcı değerlendirmelerde bulunmuştu:

"İran'la yapılacak bir savaşın ABD üzerindeki etkilerini tam olarak anlamayan çok kişi var. İran, Afganistan gibi bir yer değil, gerçek bir ulus devlet. Kısa vadede sonuçlar çok kanlı olur. Hava savunmalarını geçip bir 'şok ve dehşet' operasyonu yapabileceğimizden şüphem yok. Ancak Irak'ta gördüğümüz gibi, bu tür operasyonlar uzun vadede işe yaramıyor."

Rejimi devirme yanılgısı ve toplumsal kenetlenme

Amerikan dış politikasında sıklıkla tartışılan "rejim değişikliği" (regime change) hedeflerinin İran özelinde ters tepeceği uyarısında bulunan Kent, Tahran yönetiminin köklü bir tarihsel arka plana sahip olduğunun altını çizdi. İran'ın tarihsel bir imparatorluk geleneğinden geldiğini ve modern Orta Doğu'daki diğer birçok aktörden daha yerleşik bir devlet aklına sahip olduğunu ifade eden Kent, dış müdahalelerin toplumsal sonuçlarına işaret etti.

Şu an iç sorunları ve Ayetullah yönetimiyle ilgili sıkıntıları bulunsa da, dışarıdan yapılacak büyük çaplı bir askeri saldırının muhalif halkı dahi mevcut liderlerinin etrafında birleştireceğini savundu. Kent'e göre bu durum, rejimi zayıflatmak bir yana, İran halkını daha devrimci bir çizgiye çekecek ve bölgede faaliyet gösteren İran destekli vekil güçlerin (proxy) Amerikan hedeflerine yönelik saldırılarını misliyle artırmasına neden olacak.

Küresel ittifaklar ve asıl kazanan Çin

Joe Kent'in analizindeki en dikkat çekici ve bugün Washington koridorlarında yankılanan bölüm ise, savaşın sadece Orta Doğu coğrafyasıyla sınırlı kalmayıp, Rusya ve Çin ekseniyle birleşerek ABD'nin Pasifik'teki hakimiyetini çökerteceğine dair yaptığı uyarılardı. Uzun vadede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna işgalinden sonra ivme kazanan doğu bloğu ittifak yapısının devreye gireceğini belirten Kent, ABD'nin asıl yumuşak karnının ekonomi ve Asya-Pasifik sınırı olduğuna dikkat çekti:

"Çin bu denklemde çok büyük bir oyuncu ve biz Çin'e karşı ciddi şekilde savunmasızız. Ekonomimizin büyük bir kısmını, üretimi ve Wall Street'i kontrol ediyorlar. Çinliler, İran petrolüne erişim istiyorlar. Biden yönetiminin ABD enerji bağımsızlığını bitirip sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatçılarını güçlendirmesi bu ittifakı etkili kıldı."

Pandora'nın kutusunu açmak ve izolasyonizm

Kent'in istifasına giden süreçte temel aldığı ve Başkan Trump'ın ilk döneminden aşina olunan "Önce Amerika" (America First) ile askeri izolasyonizm odaklı dış politika vizyonunun temelinde, Washington'ın kısıtlı ekonomik ve askeri kaynaklarını yanlış cephelerde tükettiği inancı yatıyor. Eski Direktör, İran'a açılacak uzun soluklu bir savaşın Pekin yönetiminin en büyük jeopolitik hayali olduğunu ifade ederek durumu tehlikeli bir kumar olarak nitelendirdi.

Çin'in, Amerikan askeri ve endüstriyel kapasitesinin Doğu Avrupa ve Orta Doğu'da tükenmesini kenardan keyifle izleyeceğini belirten Kent, bunun Pasifik sınırını Çin saldırganlığına karşı aşırı savunmasız bırakacağı uyarısında bulundu. Yaşanan bu stratejik körlüğü tam bir çılgınlık olarak tanımlayan Kent, aylar önceki uyarılarını şu tarihi soruyla tamamlamıştı: "Bu tam bir çılgınlık ve Pandora'nın kutusunu açmak demektir. Amerikan halkının bu savaştan kazancı ne olacak?"

Washington'daki karar alıcıların bu istifanın ardından Orta Doğu stratejilerinde nasıl bir revizyona gideceği ise henüz belirsizliğini koruyor.

www.sehitlerolmez.com