İzmir Körfezi'ndeki Kötü Kokunun Nedeni Bilimsel Olarak Açıklandı

İzmir Körfezi’nde yeniden ortaya çıkan kötü kokunun nedeni açıklandı. EÜ’den Dr. Levent Yurga, kokunun kirlilik ve çürüyen deniz canlılarından kaynaklandığını, kalıcı çözümün yalnızca kirliliği azaltmak olduğunu belirtti.

İzmir Körfezi'ndeki Kötü Kokunun Nedeni Bilimsel Olarak Açıklandı

İzmir Körfezi'ndeki Kötü Kokunun Nedeni Bilimsel Olarak Açıklandı

YEREL GÜNDEM / İZMİR

Vatandaşların Şikayetleri Artıyor

İzmir Körfezi’nde son günlerde yeniden yoğun şekilde hissedilen kötü koku, kent sakinlerinin günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Vatandaşların sosyal medya üzerinden dile getirdiği şikayetlerin ardından bilim insanlarından açıklama geldi. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Yurga, kokunun temel nedeninin kirlilik ve çürüyen organizmalar olduğunu vurguladı.

Kirliliğin Tarihsel Arka Planı

Dr. Yurga, İzmir Körfezi’nin 1990’lardan itibaren kontrolsüz sanayi atıkları ve nüfus artışı nedeniyle ağır bir kirlilik baskısı altında kaldığını hatırlattı. Özellikle derelerin betonla kaplanması gibi hatalı müdahalelerin, körfezin doğal temizlenme kapasitesini yok ettiğini söyledi. 2000’lerde başlatılan Büyük Kanal Projesi sayesinde deniz tavşanı, deniz çayırı ve denizatları gibi türlerin yeniden iç körfeze döndüğünü hatırlatan Yurga, “Ne yazık ki bu iyileşme süreci, son yıllarda artan nüfus, yetersiz arıtma kapasiteleri ve kontrolsüz atıklar yüzünden sekteye uğradı” dedi.

Balık Ölümleri ve Ekosistem Çöküşü

2023 ve 2024 yıllarında yaşanan toplu balık ölümlerine dikkat çeken Yurga, gemilerin balast sularıyla körfeze taşınan dinoflagellat türlerinin, besin tuzlarının fazlalığı nedeniyle aşırı çoğaldığını belirtti. Bu türlerin sudaki oksijeni tükettiğini ifade eden Yurga, “2025 başında dayanıklı kıkırdaklı balıklar bile bu ölümlerden etkilendi. Bu durum ekosistemin ciddi şekilde bozulduğunu gösteriyor” dedi.

Kokunun Kaynağı: Çürüyen Organizma ve Atıklar

İzmir Körfezi’ndeki kötü kokunun hidrojen sülfür kaynaklı olduğunu açıklayan Dr. Yurga, bunun düşük oksijen seviyelerinde çürüyen planktonik organizmalar, omurgalı ve omurgasız deniz canlılarından yayıldığını aktardı. Ayrıca yaz sıcaklarının etkisiyle deniz yüzeyinde çürüyen deniz marullarının da bu kokuya katkı sağladığını ifade etti. Gediz Nehri başta olmak üzere körfeze ulaşan derelerden taşınan atıkların da sorunu büyüttüğünü vurguladı.

Yanlış Çözümler Yeni Sorunlar Doğuruyor

Körfezdeki koku ve kirlilik sorununa karşı zaman zaman gündeme gelen ultrason, toksik kil tozu veya deniz marullarının tamamen toplanması gibi yöntemleri eleştiren Yurga, “Bu yöntemler kısa vadeli sonuçlar veriyor ama uzun vadede ekosistemi daha da bozuyor. Deniz marulları, oksijen üretimine katkı sağlıyor. Onları tamamen yok etmek ekolojik dengeyi alt üst eder” dedi.

Kalıcı Çözüm: Kirliliği Azaltmak

Bilimsel verilerin ışığında çözüm önerilerini sıralayan Dr. Yurga, sanayi tesislerinin biyolojik filtreler kullanmasının ve bu filtrelerin etkin şekilde denetlenmesinin şart olduğunu dile getirdi. Ayrıca, toplu balık ölümlerinin sadece sıcaklık artışına bağlanmasının eksik olduğunu belirtti: “Asıl neden aşırı kirlilik ve ekosistem dengesinin bozulmasıdır. Eğer gelecek nesillere tertemiz bir İzmir Körfezi bırakmak istiyorsak, tek yol kirlilik kaynaklarını durdurmak ve uzun vadeli temizlik politikaları uygulamaktır.”


Etiketler

#İzmirKörfezi #Kirlilik #KötüKoku #BalıkÖlümleri #Ekosistem #LeventYurga #DenizMarulu


www.yerelgundem.com