İzmir'de üç polisi şehit eden IŞİD sempatizanının davası başladı

İzmir'de üç polis memurunu şehit eden 16 yaşındaki Eren Bigül'ün yargılanmasına başlandı. Sanık, saldırıyı IŞİD videolarından etkilenerek yaptığını itiraf etti.

İzmir'de üç polisi şehit eden IŞİD sempatizanının davası başladı

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

İZMİR, TÜRKİYE — İzmir'in Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 tarihinde bir polis merkezine saldırarak üç polis memurunu şehit eden 16 yaşındaki Eren Bigül'ün yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.

İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 13 sanığın yargılandığı dosyada; fail Eren Bigül, babası Nuhver Bigül ve annesi A.B. dışındaki sanıkların dosyalarının ayrıldığı bildirildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Sanık Eren Bigül eylemi terör örgütü IŞİD'in propaganda videolarından etkilenerek gerçekleştirdiğini itiraf ederken, sanığın ebeveynleri suçlamaları reddetti.

IŞİD itirafı ve evde bomba yapımı

Duruşmada ilk sözü alan Eren Bigül, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmediğini ve silahlı terör örgütüne üye olmadığını savundu. Şehit olan polislere yönelik bir savunması olmadığını belirten Bigül, eylemin arka planını şu sözlerle anlattı:

"IŞİD ile bağlantım yok ama seviyorum. IŞİD'in Türkiye yapılanması hakkında bilgim yok ama faaliyetlerini internetten izliyordum. Bağdadi'nin videolarını izliyordum. Bir paylaşımında, 'Türkiye'ye saldırın' diyordu. O yüzden yaptım. Kimseden talimat almadım. Oturup nasıl yaparım diye düşünüp, evde bomba yapıyordum."

Ağustos ayında bir saldırı yapmaya karar verdiğini ancak hedefi sonradan belirlediğini aktaran sanık, olay günü özel bir tarih seçmediğini ve sabah uyanıp çantasını alarak dışarı çıktığını söyledi. Ailesinin saldırı planından haberi olmadığını belirten Bigül, "Ailemin hiçbir ilgisi yok, zaten onlar da kafir" ifadelerini kullandı.

Aile suçlamaları reddetti: "Öğretmenleri uyarmıştı"

Eren Bigül'ün ardından savunma yapan tutuklu sanık babası Nuhver Bigül, oğlunun böyle bir eylem gerçekleştireceğini bilmediğini ve bilseydi engel olacağını iddia etti. Oğlunun namaz kıldığını ancak terörist düşüncelere sahip olduğunu fark etmediğini söyleyen baba, okuldaki öğretmenlerin kendisini uyardığını itiraf etti:

"Öğretmenleri beni okula çağırıp, oğlumun radikal olduğunu söylediler. Ben de farkında olduğumu söyledim. Oğlumu ava götürüyordum ve ormanda kuş avlıyorduk. İnternette oyun oynarken gördüğü silahları istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini darbe zamanı ben aldım."

Tutuksuz yargılanan anne A.B. ise evine hiçbir zaman silah girmesini istemediğini savunarak, "Oğlumu IŞİD videoları izlerken gördüm ve ona kızdım, uyardım. Evde kar maskesi takardı, özel harekatlara çok özenirdi. Silah kullanmayı babası öğretti" dedi.

Şehit eşinden tepki ve mahkemenin kararı

Duruşmada söz alan şehit polis memuru Hasan Akın'ın eşi Şule Akın, sanığın ailesinin ifadelerine sert tepki gösterdi. Akın, "Eşimin silahı ve iki kızı var. Eşim, polis olduğu halde görev silahını kasada saklardı. Biz çocuklarımızı bu şekilde korurken sanığın babası bu yaşta nasıl silaha teşvik etmiş?" diyerek duruma isyan etti.

Savunmaların ve beyanların alınmasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmetti. Tutuksuz sanık A.B.'nin tutuklanması talebini reddeden heyet, Eren Bigül hakkında Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına ve tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı 28 Temmuz tarihine erteledi.

www.sehitlerolmez.com