Kardeşim hep 22’sinde kaldı: Taşköprü’de şehit Hüseyin Ateş 18’inci yılında gözyaşlarıyla anıldı

Kastamonu Taşköprü’nün Vakıfbelören Köyü’nden Şehit Piyade Astsubay Çavuş Hüseyin Ateş, şehadetinin 18’inci yılında dualarla anıldı. Ablası Hülya Ateş’in duygu dolu paylaşımı yüreklere dokundu; ilçede şehitlerin adını yaşatacak kalıcı vefa adımları gündeme geldi.

Kardeşim hep 22’sinde kaldı: Taşköprü’de şehit Hüseyin Ateş 18’inci yılında gözyaşlarıyla anıldı

“Kardeşim hep 22’sinde kaldı”: Taşköprü’de şehit Hüseyin Ateş 18’inci yılında gözyaşlarıyla anıldı

ŞEHİTLER ÖLMEZ / KASTAMONU – TAŞKÖPRÜ

Vakıfbelören’in evladı, Şırnak’ta vatan nöbetinde şehit düştü

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Vakıfbelören Köyü’nden Piyade Astsubay Çavuş Hüseyin Ateş, 25 Eylül 2007’de Şırnak’ta bölücü terör örgütüyle girilen çatışmada şehit oldu. Aradan geçen 18 yıl, aile fertlerinin yüreğindeki sızıyı dindirmedi; köyde ve Taşköprü’de yapılan anmalarda dualar edildi, mezarı başında Kur’an okundu. Şehidin hatırası, ailesi ve sevenleri tarafından her yıl olduğu gibi bu yıl da rahmet ve minnetle yâd edildi.

Abladan yürek burkan satırlar: “Yerin hiç dolmadı, o boşluğa alıştım”

Şehidin ablası Hülya Ateş, sosyal medya hesabından yaptığı duygu yüklü paylaşımda kardeşinin yokluğuyla geçen yılları anlattı. Paylaşımda, “Sen gideli 18 yıl oldu… İçim o kadar acıdı ki yıllarca fotoğraflarına bile bakamadım… Yerin hiç dolmadı ama o boşluğa alıştım. Yıllar çok hızlı geçti, ben yaş aldım; sen anılarımda hep 22 yaşında gencecik bir asker olarak kaldın.” ifadeleri yer aldı. Ateş, Yunus Emre’nin “Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi” dizeleriyle kardeşinin ardından duyduğu derin özlemi dile getirdi.

“Hatırası yaşamaya devam ediyor”: Aile ve köylülerden ortak vefa

Vakıfbelören’deki anmada şehidin kabri çiçeklerle donatıldı; köy camisinde Mevlid-i Şerif okundu. Aile yakınları, komşuları ve arkadaşları, “Hüseyin, sakinliği ve disiplinli duruşuyla köyün gururuydu” sözleriyle duygularını paylaştı. Köyün gençleri, şehidin adıyla düzenlenen hatıra koşusuna katılırken, öğretmenler ilkokulda “Şehidimizi tanıyalım” temalı kısa bir sunum yaptı. Aile, katılım gösteren tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “O’nun en büyük arzusu; bayrağın gölgesinde birlik olmamızdı.” mesajını iletti.

“Unutmamak sorumluluğumuz”: Taşköprü’de kalıcı vefa adımları

İlçedeki sivil toplum temsilcileri ve muhtarlar, şehitlerin isimlerinin mahalle, sokak ve sosyal tesislerde daha görünür olması için yeni bir çalışma takvimi üzerinde mutabık kaldıklarını açıkladı. Gençlerin şehitleri tanıması amacıyla açık hava sergisi, belgesel gösterimi ve mektup okuma günleri gibi faaliyetlerin planlandığı belirtildi. Okullarda yıl boyunca vefa temalı etkinliklerin takvime alınması, şehit ailelerinin psikososyal destek ve ziyaret programlarıyla düzenli biçimde gözetilmesi de gündeme geldi.

Bir evlat, bir kardeş, bir kahraman: Hüseyin Ateş’in ardında bıraktığı iz

Ateş ailesi, Hüseyin’in yalnızca üniformasıyla değil, “sözünün eri, yardımsever” kişiliğiyle hatırlandığını vurguluyor. Hülya Ateş’in satırları, kaybın büyüklüğünü şu cümlelerle özetliyor: “Gidişini kabullenmek yıllarımı aldı… Yaralarım tamamen kapanmadı ama iyileştim.” Aile fertleri, şehidin hatırasının yaşatılması için başlatılan her çalışmanın “acıya merhem” olduğunu belirtiyor. İlçe sakinleri ise, “Vatan için can verenlerin adı unutulmasın.” çağrısında bulunuyor.

Sene-i devriye vesilesiyle birlik mesajı

Taşköprü’deki anma, birlik ve dayanışma vurgusuyla tamamlandı. Katılımcılar, şehidin ruhuna dualar gönderirken, “Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, sadece bir günün değil her günün görevi” ifadesinde birleşti. Aile, “Hüseyin’in en büyük arzusu; çocukların gülüşünde, gençlerin azminde, bayrağın her dalgalanışında vatan sevgisinin diri kalmasıydı.” diyerek destek olan herkese şükranlarını sundu.


Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com