KKTC’den GKRY-Fransa askeri anlaşmasına Doğu Akdeniz tepkisi

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, GKRY ile Fransa arasında imzalanan SOFA anlaşmasının Kıbrıs’taki gerçekleri yok saydığını söyledi.

KKTC’den GKRY-Fransa askeri anlaşmasına Doğu Akdeniz tepkisi

Yusuf İnan | Şehitler Ölmez
LEFKOŞA, KKTC — KKTC Başbakanı Ünal Üstel, GKRY ile Fransa arasında imzalanan Kuvvetler Statüsü Anlaşması’nın Kıbrıs’taki mevcut gerçekleri ve Doğu Akdeniz’deki hassas dengeleri yok saydığını belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasında imzalanan ve Fransız askerlerine belirli şartlar altında Güney Kıbrıs’ta konuşlanma imkânı tanıyan Kuvvetler Statüsü Anlaşması’na sert tepki geldi. Başbakan Ünal Üstel, yaptığı yazılı açıklamada anlaşmanın Kıbrıs Adası’nın mevcut gerçeklerini, uluslararası hukukun temel ilkelerini ve bölgedeki güvenlik dengelerini göz ardı eden yanlış bir adım olduğunu ifade etti.

İHA’nın aktardığı açıklamaya göre Üstel, söz konusu anlaşmanın yalnızca Kıbrıs Türk halkının varlığını yok saymakla kalmadığını, aynı zamanda Doğu Akdeniz’de askeri rekabeti artırabilecek bir zemin oluşturduğunu söyledi. Başbakan Üstel’e göre GKRY’nin son dönemde İsrail ve Fransa başta olmak üzere farklı aktörlerle geliştirdiği askeri iş birlikleri, Ada’yı barış ve diyalog zemini olmaktan uzaklaştırıyor.

Üstel: Anlaşma Kıbrıs Türk halkını yok sayıyor

Başbakan Ünal Üstel, GKRY ile Fransa arasında imzalanan anlaşmanın Kıbrıs’taki mevcut durumu ve Kıbrıs Türk halkının varlığını yok sayan tek taraflı bir anlayışın ürünü olduğunu vurguladı.

Üstel’e göre Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokratik irade ve iki ayrı devlet gerçeği bulunuyor. Bu nedenle Ada’nın yalnızca Rum tarafının kararlarıyla uluslararası askeri anlaşmaların parçası haline getirilmesi, mevcut siyasi gerçeklikle bağdaşmıyor.

Başbakan Üstel, tarihi, hukuki ve siyasi gerçeklerden kopuk bu yaklaşımın bölgede barışa, istikrara ve güven ortamına katkı sağlamasının mümkün olmadığını kaydetti. Açıklamada, GKRY’nin Ada’nın tamamı adına hareket ediyormuş gibi davranmasının Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilemeyeceği mesajı öne çıktı.

SOFA anlaşması ne anlama geliyor?

GKRY ile Fransa arasında imzalanan Kuvvetler Statüsü Anlaşması, bilinen adıyla SOFA, Fransız askeri personelinin belirli şartlar altında Güney Kıbrıs’ta bulunmasına, askeri tesislerden ve altyapıdan yararlanmasına hukuki zemin sağlıyor.

Anlaşmanın, Fransa’nın Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki askeri faaliyetleri açısından Güney Kıbrıs’ı daha işlevsel bir merkez haline getirebileceği değerlendiriliyor. GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in yürürlüğe girdiğini duyurduğu anlaşmanın, askeri teknoloji paylaşımı, ortak tatbikatlar ve stratejik diyalog başlıklarını da içerdiği bildiriliyor.

KKTC açısından ise sorun yalnızca Fransa’nın askeri varlığı değil. Asıl mesele, Kıbrıs Türk tarafının iradesi ve güvenlik kaygıları dikkate alınmadan, Ada’nın yabancı askeri unsurların faaliyet alanına dönüştürülmesi olarak görülüyor.

“Ada askeri rekabetin parçası haline getiriliyor”

Başbakan Üstel, GKRY lideri Hristodulidis’in göreve geldiği günden bu yana Rum tarafını yabancı askeri unsurların konuşlanma merkezi haline getirmeye yönelik sistematik adımlar attığını söyledi.

Üstel, bu politikaların yalnızca Kıbrıs’ın değil, Doğu Akdeniz’in tamamının güvenliği açısından kaygı verici olduğunu belirtti. Başbakana göre Ada’nın iş birliği ve diyalog zemini olmaktan çıkarılıp askeri rekabetin parçası haline getirilmesi, bölgesel gerilimi artırmaktan başka sonuç doğurmayacak.

Bu değerlendirme, son yıllarda Doğu Akdeniz’de enerji kaynakları, deniz yetki alanları, askeri üsler, savunma iş birlikleri ve bölgesel ittifaklar üzerinden artan rekabet dikkate alındığında daha geniş bir anlam taşıyor. KKTC, GKRY’nin üçüncü ülkelerle yaptığı askeri anlaşmaların Ada’daki hassas dengeyi bozduğunu savunuyor.

Fransa’nın askeri varlığına karşı uyarı

Üstel, Fransa’nın Kıbrıs Adası ile tarihi, coğrafi veya siyasi bağının bulunmadığını belirterek, Paris yönetiminin bölgede askeri varlığını artırmaya dönük girişimlerinin Doğu Akdeniz’deki dengeleri olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Açıklamada, SOFA anlaşmasıyla yabancı askeri personelin Ada’daki varlığının daha kalıcı hale getirilmesine yönelik hukuki bir zemin oluşturulduğu ifade edildi. Bu durumun, Kıbrıs’ın güvenlik mimarisi açısından yeni riskler doğurabileceği vurgulandı.

Başbakan Üstel, Rum yönetiminin İsrail ve Fransa ile geliştirdiği askeri ve stratejik iş birliklerinin Kıbrıs’ı barış ve istikrar ekseninden uzaklaştırdığını, bölgedeki kutuplaşmayı daha da derinleştirdiğini belirtti.

BM temasları sürerken gelen anlaşma dikkat çekti

Başbakan Üstel’in açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de anlaşmanın zamanlaması oldu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın Ada’daki temaslarını sürdürdüğü, taraflar arasında diyaloğun teşvik edilmeye çalışıldığı bir dönemde böyle bir askeri anlaşmanın imzalanması KKTC tarafından yapıcı çabalara aykırı bir adım olarak değerlendirildi.

Üstel’e göre Kıbrıs’ta sürdürülebilir bir istikrar ve gerçek anlamda barış, ancak iki halkın egemen eşitliği ve iki devletin eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabilir.

Başbakan Üstel bu çerçevede, Kıbrıs Türk tarafının çözüm vizyonunun değişmediğini belirterek, Ada’da tek taraflı askeri hamlelerin değil, iki tarafın hak ve güvenlik kaygılarını dikkate alan bir yaklaşımın gerekli olduğunu vurguladı.

İki devletli gerçeklik vurgusu

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, açıklamasında uluslararası topluma da çağrıda bulundu. Üstel, Kıbrıs’ın gerçeklerinin dikkate alınması, uluslararası hukuka bağlı kalınması ve Ada’daki mevcut iki devletli gerçekliğe saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Bu vurgu, KKTC’nin son yıllarda diplomatik düzeyde daha sık dile getirdiği egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü tezinin devamı niteliğinde. KKTC yönetimi, federasyon temelindeki çözüm arayışlarının artık Ada’daki gerçekliği karşılamadığını, kalıcı çözümün iki devletli zeminde mümkün olacağını savunuyor.

Üstel’in açıklamasında, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını hedef alan hiçbir girişimin amacına ulaşamayacağı mesajı da yer aldı.

Doğu Akdeniz’de gerilim uyarısı

Başbakan Üstel, Doğu Akdeniz’deki dengeleri kendi lehine değiştirme amacıyla hareket eden çevrelere karşı da uyarıda bulundu. Üstel, bu tür adımların neden olacağı olumsuz sonuçların en başta Rum yönetiminin güvenliğini ve bölgesel istikrarı etkileyeceğini belirtti.

Açıklamada, gerginliği artıran değil, iş birliğini teşvik eden politikaların tüm tarafların ortak yararına olduğu ifade edildi. KKTC’ye göre Güney Kıbrıs’ın yabancı askeri güçlerle yaptığı anlaşmalar, Ada’da güven artırıcı adımların önünü açmak yerine güvenlik endişelerini derinleştiriyor.

Bu nedenle SOFA anlaşması, yalnızca Fransa ile GKRY arasında yapılmış teknik bir askeri düzenleme olarak değil, Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin yeni halkalarından biri olarak değerlendiriliyor.

KKTC’den uluslararası topluma çağrı

KKTC Başbakanı Ünal Üstel’in açıklaması, Rum yönetiminin Fransa ile imzaladığı askeri anlaşmaya karşı açık bir siyasi tepki niteliği taşıyor. Açıklamada hem Ada’daki iki devletli gerçeklik hem de Doğu Akdeniz’deki güvenlik dengesi öne çıkarıldı.

KKTC, anlaşmanın Kıbrıs Türk halkının varlığını ve haklarını yok sayan tek taraflı bir adım olduğunu savunurken, uluslararası toplumu Kıbrıs’taki mevcut gerçekleri dikkate almaya çağırdı.

Başbakan Üstel’in mesajı, Kıbrıs’ta çözüm arayışlarının sürdüğü bir dönemde askeri anlaşmalarla yeni gerilim alanları oluşturulmaması gerektiği yönünde oldu. KKTC’ye göre Ada’da kalıcı barışın yolu yabancı askeri yığınaktan değil, iki halkın egemen eşitliğine ve iki devletin eşit statüsüne dayalı bir çözümden geçiyor.

www.sehitlerolmez.com