Komisyon, araştırma kuruluşlarını dinledi: Toplumsal destek yüksek; başarı beklentisi temkinli
TBMM Komisyonu, araştırma şirketlerinden sürece ilişkin verileri dinledi: Toplumsal destek yüzde 60–70; başarı beklentisi yüzde 40–45. Güven inşası ve somut adımlar öne çıktı.
Komisyon, araştırma kuruluşlarını dinledi: Toplumsal destek yüksek; başarı beklentisi temkinli
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA
Meclis’te 12. oturum: Yol haritası için son düzlüğe girildi
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu, 12. toplantısında kamuoyu araştırma kuruluşlarının temsilcilerini ağırladı. On farklı araştırma merkezinden uzmanlar; sürecin toplumsal desteği, risk algısı ve atılması gereken adımlara ilişkin bulgularını paylaştı. Oturumu açan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Ekim ayında sivil toplumdan da görüşleri aldıktan sonra Genel Kurul’a sunulacak öneri paketini olgunlaştıracağız” mesajı verdi.
Anketlerin ortak fotoğrafı: Barış talebi çok güçlü
SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş’ın aktardığı verilere göre, katılımcıların yüzde 77’si toplumsal barış, yüzde 76’sı güvenlik kaygılarının azalması, yüzde 75’i ise “terörün sona ermesi” beklentisi taşıyor. Buna karşın, süreç başarısız olursa şiddetin yeniden yükseleceğini düşünenlerin oranı yüzde 62. Uzmanlara göre bu tablo, toplumun “barış ve güvenlik” ekseninde süreci sahiplendiğini, fakat risk algısının da yüksek kaldığını gösteriyor.
Kürt sosyolojisinde dönüşüm: Entegrasyon artıyor, kimlik bilinci güçleniyor
Rawest Araştırma Direktörü Roj Girasun, son yıllarda Kürt seçmenin daha yerleşik, şehirli ve eğitimli bir profile evrildiğini vurguladı: “Kürtler hem Türkiyelileşiyor hem de Kürtlük bilinci artıyor. Bu bir çelişki değil, toplumsal bir sentez.” Girasun’a göre kamuoyu desteği yüzde 70’ler düzeyinde; ancak sürecin “başarıya ulaşacağı” beklentisi yüzde 40–45 bandında. Güvensizliğin nedenleri arasında, “Kürt kamuoyunun hükümetin adım atacağına, Türk kamuoyunun da örgütün silah bırakacağına inanmaması” ve muhalif seçmenlerin süreci “seçim yatırımı” olarak görmesi öne çıkıyor.
Öncelikli beklentiler: Siyasi tutuklular ve kayyum tartışması
Araştırmalarda öne çıkan ilk iki adım talebi; eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması ve kayyum uygulamasına son verilmesi. Kürt Araştırmaları Merkezi Başkanı Reha Ruhavioğlu, siyasi tutuklular konusunda somut gelişme olmamasının başarı beklentisini aşağı çektiğini, “Kürtlere ‘süreç’ dendiğinde verilen ironik yanıt çoğu kez ‘Demirtaş nerede?’ oluyor” sözleriyle anlattı. Ruhavioğlu ayrıca aidiyet duygusundaki artışı da verilerle aktardı: İki yıl önce kendini Türkiye’ye ait hissedenlerin oranı yüzde 52 iken bugün yüzde 65’e yükselmiş durumda; milli maçlarda rakibi tutanların oranı yüzde 10’u bulmuyor.
Siyasete etkisi sınırlı, destek kalıcı: ‘Güven inşa edilmeli’
Ankara Enstitüsü Başkanı Hatem Ete, desteğin uzun süredir yüzde 60’ın altına inmediğini, fakat oy tercihlerinde belirleyici bir kırılma yaratmadığını belirtti: “Süreç seçmen davranışını şimdilik dönüştürmedi. Güven, somut ve geri döndürülemez adımlarla inşa edilebilir.” Ete, Suriye dosyasının süreç için “ön şart” haline getirilmemesinin daha gerçekçi olacağını savundu.
‘Zihniyet değişimi zor ama zorunlu’
DİTAM Başkanı Mesut Azizoğlu, çözümün hem adalet hem güvenlik başlıklarını birlikte gerektirdiğini ifade ederek, “İkna edilmesi gereken kesim Türkler; adalet duygusunun tesis edilmesi gereken kesim Kürtlerdir. Zihniyet dönüşümü, hukuki değişiklikten daha zor olacak; ancak barışın kalıcılığı buna bağlıdır” değerlendirmesini yaptı. Sosyopolitik Saha Araştırmaları Merkezi Başkanı Yüksel Genç ise ocakta bölge illerinde “kalıcı barış olur” diyenlerin oranının yüzde 18 iken, ilk olumlu gelişmelerin ardından mayısta yüzde 36’ya çıktığını hatırlattı ve “Bu kez kaybetme lüksümüz yok” dedi.
Siyasi zemin ve anayasa tartışması
GENAR Başkanı İhsan Aktaş, desteği yüzde 50–59 bandında ölçtüklerini aktararak, “Sürecin yükünü AKP, MHP ve DEM Parti çekiyor. CHP masada durdukça toplumsal destek artacaktır” yorumunu yaptı. Olası bir anayasa sürecinde ise “kimlik tartışmalarını aşan, kapsayıcı bir çerçeve” önerdi.
Sonuç: Yüksek destek, kırılgan umut
Komisyonun dinlediği veriler; toplumun barışa güçlü şekilde “evet” dediğini, fakat geçmiş deneyimler nedeniyle başarı beklentisinin temkinli kaldığını ortaya koyuyor. Siyaset üstü bir kararlılık, hukuki güvenceler ve karşılıklı güven artırıcı somut adımların, desteği kalıcı bir iyimserliğe dönüştürüp dönüştüremeyeceği önümüzdeki dönemin belirleyici sorusu olacak.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com













