Kurtuluş Savaşı’nın sembol ismi Halime Çavuş: Erkek kılığında yazılan bir destan

Kurtuluş Savaşı'nda erkek kılığına girerek cepheye koşan, Atatürk'ün "Çavuş" rütbesiyle onurlandırdığı Kastamonulu kahraman Halime Çavuş'un ilham veren hayat hikayesi.

Kurtuluş Savaşı’nın sembol ismi Halime Çavuş: Erkek kılığında yazılan bir destan

ŞEHİTLER ÖLMEZ / KASTAMONU, TÜRKİYE — 02 OCAK 2026

Türk tarihinin en büyük varoluş mücadelelerinden biri olan Kurtuluş Savaşı, sadece cephedeki askerlerin değil, evini ve ocağını bırakıp vatan savunmasına koşan kadınların da destanıdır. Bu destanın en sıra dışı isimlerinden biri, ailesinin tüm engellerine rağmen saçlarını kazıtıp erkek kılığına girerek cepheye mermi taşıyan Kastamonulu Halime Çavuş’tur.

1898 yılında Kastamonu merkez Duruçay köyünde doğan Halime Kocabıyık, Milli Mücadele başladığında "vatan elden giderken evde oturamam" diyerek yola çıktı. Ailesinin "kızım gitme" yalvarışlarına rağmen kararından dönmeyen Halime, kendisini gizlemek için saçlarını erkek gibi kestirdi, sakal tıraşı oldu ve asker üniforması giyerek Türk ordusunun arasına karıştı. Uzun yıllar boyunca silah arkadaşları tarafından "Halim Çavuş" olarak bilindi.

Mustafa Kemal Paşa ile tarihi karşılaşma

Halime Çavuş, İnebolu’dan Ankara ve Sakarya’ya cephane taşıyan yardım kolunda görev alıyordu. Sert kış şartlarının hüküm sürdüğü bir gün, dondurucu soğuğa ve kar yağışına aldırmadan üzerindeki montu ıslanmasın diye cephanelerin üzerine örttü. O sırada İnebolu’yu denetlemeye gelen Mustafa Kemal Paşa’nın dikkatini bu fedakarlık çekti. Paşa, "Üşümüyor musun evladım, neden montunu mermilerin üzerine örttün?" diye sorduğunda, Halime Çavuş tarihe geçecek şu cevabı verdi: "Benim üşümem hiç önemli değil. Bu cephane yüzlerce belki de binlerce askerimizi koruyacak, vatanı kurtaracak."

Kimliği Çankaya Köşkü yolunda ortaya çıktı

Bu vatanseverlik karşısında duygulanan Mustafa Kemal Paşa, askerin kimliğini (kafa kağıdını) istedi. Belgeyi incelediğinde karşısındaki azimli askerin bir kadın olduğunu anlayan Paşa, yaverine Halime Kocabıyık ile ilgili tüm bilgileri not aldırdı. Halime Çavuş ise o an karşısındaki kişinin Mustafa Kemal Paşa olduğundan habersiz, görevine devam etti.

İnebolu bombardımanı ve gazilik unvanı

9 Haziran 1921 tarihinde Yunan savaş gemileri Kılkış ve Averof, stratejik öneme sahip İnebolu Limanı’nı bombalamaya başladı. Cephaneleri canı pahasına savunan Halime Çavuş, bu bombardıman sırasında ayağına isabet eden bir şarapnel parçasıyla ağır yaralandı. Sakatlanmasına rağmen çevresine "Korkmayın, bize bir şey yapamazlar!" diyerek moral veren kahraman kadın, bu yaralanma sonucu ordudan ayrılmak zorunda kalarak memleketine döndü.

Çankaya Köşkü'nde 15 gün ve İstiklal Madalyası

Savaş zaferle sonuçlandıktan sonra Atatürk, Halime Çavuş’u unutmadı ve onu Ankara’ya davet etti. Çankaya Köşkü’nde 15 gün boyunca Latife Hanım ve Mustafa Kemal Paşa’nın misafiri olan Halime Kocabıyık’a, düzenlenen törenle İstiklal Madalyası verildi ve "Çavuş" rütbesi tevcih edildi. Atatürk’ün "Bizimle kal, kızımız ol" teklifine, "Paşam, geride bekleyen yaşlı bir ailem var, onlara bakmam gerek" diyerek vatan sevgisi kadar aile bağlarına olan sadakatini de kanıtladı.

Vefatı ve mirası

*

Hayatı boyunca asker üniformasını üzerinden çıkarmayan ve her sabah tıraş olmaya devam eden Halime Çavuş, hiç evlenmedi. Kardeşinin oğlu Sadık Kocabıyık’ı evlat edinerek büyüttü. Ömrünün son yıllarını yatalak olarak geçiren bu cesur Türk kadını, 20 Şubat 1976 tarihinde vefat etti. Bugün naaşı Kastamonu Duruçay köyünde bulunmakta ve ismi, Türk kadınının bağımsızlık mücadelesindeki sarsılmaz iradesinin bir simgesi olarak yaşamaya devam etmektedir.

www.sehitlerolmez.com