MHP’li Feti Yıldız’dan ‘Demirtaş’ ve yargı gündemine dair mesajlar: Anayasa’nın 90. maddesi orada dururken bazı şeyler yapmak gerekir
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Selahattin Demirtaş’a ilişkin tartışmada AİHM ve Anayasa’nın 90. maddesine vurgu yaparak “bazı şeyler yapmak gerekir” dedi; genel af seçeneğini dışlayıp infaz rejiminde eşitlik ve indirim odaklı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtti.
MHP’li Feti Yıldız’dan ‘Demirtaş’ ve yargı gündemine dair mesajlar: “Anayasa’nın 90. maddesi orada dururken bazı şeyler yapmak gerekir”
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA, TÜRKİYE
AİHM vurgusu: “Uluslararası yükümlülükler Anayasa ile bağlıdır”
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yönelik tahliye beklentileri etrafında süren tartışmalara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına atıf yaparak, “Ben davayı bilmiyorum; bildiğim AİHM kararları var. AİHM kararları doğrudan Anayasamızla ilgili. Anayasa’nın 90. maddesi ‘usulüne uygun uluslararası anlaşmalara uymak zorunludur’ der. Yani Anayasa 90. maddesi orada dururken elbette bazı şeyler yapmak gerekir” ifadelerini kullandı.
Genel af kapısını kapattı: “Şartları yok; indirime ve infaza dönük eşitleme lazım”
Yıldız, Türkiye’de “genel affın şartlarının bulunmadığını” vurgulayarak, “Genel af olmaz” dedi. Bununla birlikte cezaların indirimine, infaz rejiminin düzenlenmesine ve eşitlik ilkesinin güçlendirilmesine yönelik düzenleme ihtiyacına dikkat çekti. “Bu dönemde kesin adım atılması gerekir” diyen Yıldız, yargı alanında beklenen revizyonların toplumda adalet duygusunu güçlendirecek şekilde ele alınmasının önemini vurguladı.
Demirtaş tartışması geniş çerçevede: Hukuk–siyaset ayrımı
Demirtaş’ın hukuki durumuna ilişkin polemiğin, Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ve iç hukuk dengeleri bağlamında ele alınması gerektiğini belirten Yıldız, “dava dosyası ayrıntıları” yerine ilkesel bir zemine işaret etti. AİHM içtihatlarının sadece bir dosyayı değil, benzer nitelikteki davalarda standartları belirlediğini hatırlatan değerlendirmeler, tartışmanın siyasal kamp ekseninden çıkarılıp anayasal esasa oturtulması gerektiği yönündeki beklentileri de artırıyor.
Yargıda reform beklentisi: İnfaz rejimi ve eşitlik başlıkları
Kamuoyunda son dönemde öne çıkan yargısal erken tahliye, denetimli serbestlik süreleri, koşullu salıverme kriterleri ve ceza infaz kurumlarında uygulama birliği gibi başlıklara atıf yapan Yıldız, infaz hukukunda “eşitliği” gözeten bir çerçevenin altını çizdi. Bu yaklaşım, hem mağdur haklarını hem de failin toplumla yeniden bağ kurmasını önemseyen dengeli bir infaz politikasına işaret ediyor.
Siyasette yeni hatlar: Milliyetçi tabanda ‘hukuki hassasiyet’ söylemi
MHP kanadından gelen AİHM ve Anayasa 90 vurgusu, milliyetçi seçmen tabanında “hukuki hassasiyet” söyleminin güçlendirildiği yeni bir iletişim hatına işaret ediyor. Yargı alanındaki revizyon ihtiyacına kapı aralayan bu yaklaşım, bir yandan “genel af” beklentilerini dışarıda bırakırken, diğer yandan “adil infaz, ölçülü indirim ve eşit muamele” ilkeleri üzerinden toplumsal meşruiyeti önceleyen bir denge arayışını yansıtıyor.
Siyasi sistem ve toplumsal güven: “Adalet duygusu” belirleyici
Yıldız’ın mesajlarının sahaya tercümesi, yargı süreçlerinin hızlandırılması, karar ve uygulama birliğinin güçlendirilmesi ve uluslararası yükümlülüklerle iç hukukun uyumunun artırılması yönünde somut adımları gündeme getiriyor. Türkiye’de adalet kurumuna duyulan güvenin güçlenmesi, yalnızca bireysel dosyalar üzerinden değil, bütüncül bir reform takvimiyle mümkün görülüyor.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com













