MHP’nin Kürtçe dergi polemiğine yanıt: Hakkı Öznur, KON’un hikâyesini belgelerle anlattı
MHP’de “Kürtçe dergi” tartışmasına Hakkı Öznur, 1979 tarihli KON’un kuruluşu, misyonu ve Sıkıyönetimle kapanış sürecini belge ve tanıklıklarla anlatarak yanıt verdi; yayın organının Ülkü Ocakları “bünyesinde” değil, Doğu/Güneydoğulu ülkücülerin inisiyatifiyle çıkarıldığını vurguladı.
MHP’nin “Kürtçe dergi” polemiğine yanıt: Hakkı Öznur, KON’un hikâyesini belgelerle anlattı
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA, TÜRKİYE
Günlerdir süren tartışmaya “KON” dosyası
Milliyetçi Hareket Partisi’nde (MHP) 1979’da yayımlanan ve Türkçe–Kürtçe içerikleriyle bilinen “KON” gazetesi/dergisi etrafında hararetlenen polemiğe, Ülkücü hareket üzerine kapsamlı eserleriyle tanınan yazar Hakkı Öznur ayrıntılı bir açıklamayla karşılık verdi. MHP’li Feti Yıldız’ın sosyal medyada paylaştığı “Ülkü Ocakları Genel Merkezi bünyesinde, Başbuğ Alparslan Türkeş’in teşvikiyle ‘Kon’ adıyla Türkçe–Kürtçe bir dergi çıkarmıştık” sözleri üzerine Öznur, yayın organının Ülkü Ocakları “bünyesinde” değil; Doğu ve Güneydoğulu ülkücülerin girişimiyle, Türkeş’in bilgisi ve onayıyla Ankara’da çıkarıldığını belirtti.
Kuruluş iradesi: Doğu kökenli ülkücüler, Türkeş’in onayı
Öznur’un aktardığına göre “KON” fikri, 1978 sonbaharında Alparslan Türkeş’le yapılan istişarelerde olgunlaştı. Diyarbakır Genç Ülkücüler ve Ülkü Ocakları’nda başkanlık yapmış, “Şadillili Vedat” mahlasıyla da bilinen merhum Vedat Güldoğan’ın öncülüğündeki ekip, yayın için kolları sıvadı. Amaç; Doğu ve Güneydoğu’da yükselen ayrıştırıcı propaganda ile mezhep/etnik kışkırtmalara karşı “Türk–Kürt, Alevi–Sünni kardeşliği” vurgusunu güçlendirmek, bölge halkını emperyalist girişimler ve yerli piyonlarına karşı bilgilendirmekti.
İlk sayı: 10 bin baskı, çarpıcı kapak ve iki dilli içerik
“KON”un ilk ve tek sayısı Ocak 1979’un ilk haftasında Ankara Balgat’taki bir ofsette 10 bin adet basıldı; bir kısmı Doğu ve Güneydoğu illerine elden, bir kısmı da bayi kanalıyla dağıtıldı. Kapakta “Doğuya uzanan emperyalist elleri kıracağız” ibaresi öne çıkarken, logo altına “Alevisiyle Sünnisiyle Türkmeniyle Kürdüyle bütün canlar bir olsun” mesajı konuldu. Dönemin akademisyen ve yazarlarından Prof. Dr. Mehmet Eröz, Prof. Dr. Orhan Türkdoğan, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ve Abdurrahim Karakoç’un metinlerinin yanı sıra Doğu/Güneydoğu kökenli ülkücü imzalar ağırlıktaydı. Yayında sahibi Abdurrahman Öncel, sorumlu yazı işleri müdürü Ali İhsan Bacalan, genel yayın müdürü ise Hayri Başbuğ olarak künyede yer aldı.
Kapanış: Sıkıyönetim kararı ve büroya baskın
Öznur’un verdiği kronolojiye göre, Şubat 1979’da ikinci sayı matbaa hazırlığındayken Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı, “bölücü ve yıkıcı yayınlar” listesine KON’u da ekleyerek basım ve dağıtımı yasakladı. 16–17 Şubat gecesi Ziya Gökalp Caddesi’ndeki KON bürosunda yapılan aramada binlerce nüsha ve arşive el konuldu; hayata geçirilen dağıtım zinciri böylece koptu. Öznur, KON’un çizgisinin “millî birlik ve kardeşlik” merkezli olduğunu, buna rağmen farklı içerikteki yayınlarla aynı torbaya konmasının o dönem için “vahim bir çelişki” yarattığını vurguladı.
“KON” adı ve misyonu: Dilden kültüre bir köprü
Yayın organının adı, Çağatay Türkçesinde “çadır/oba”, Kürtçede de günlük kullanımda bulunan “kon” sözcüğünden geliyordu. Bu tercih, hem Türkçe hem Kürtçe’ye aidiyet duygusunu aynı çatı altında buluşturan bir sembol olarak kurgulanmıştı. Öznur’a göre KON, Doğu’daki kışkırtmaları boşa çıkarmayı, mezhep ve etnik fay hatlarını onarmayı hedefleyen bir “köprü yayıncılık” örneğiydi. İlk sayının gördüğü ilgide, iki dilli yaklaşımın ve kapsayıcı üslubun payı büyüktü.
Tartışmanın özeti: “Bünyesinde” değil, “destek ve onayla”
Feti Yıldız’ın “Ülkü Ocakları Genel Merkezi bünyesinde” ifadesine karşılık Öznur, KON’un Ülkü Ocakları’nın resmî yayın organı olmadığını; ancak Türkeş’in açık onayı ve Ülkü Ocakları camiasının moral desteğiyle, Doğu/Güneydoğulu ülkücülerin sahiplendiği müstakil bir girişim olduğunu belirtti. Öznur, “KON, 1979 tarihli bir ‘aylık siyasi gazete’ olarak tek sayıda kalsa da ülkücü tarihin önemli bir durak noktasıdır” değerlendirmesini paylaştı.
Mirası: KON’dan yayınevine, sahadan literatüre
Kapatma sürecinin ardından ekip çalışmalarını “Kon Yayınevi” başlığıyla sürdürdü; Mehmet Şükrü Sekban’ın “Kürt Meselesi” (geniş dipnotlarla) ve Vedat Güldoğan’ın “Türkiye’de Kürtçülük Hareketleri ve İsyanlar” kitapları yayımlandı. 12 Eylül 1980 darbesi sonrası yayınevine de müdahale edildi ve faaliyetler son buldu. Buna karşın KON deneyimi, hem arşivlerde hem de Doğu sosyolojisi literatüründe “ayrışmaya karşı kardeşlik vurgulu yayıncılık” örneği olarak yerini aldı.
*
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com













