Moskova’nın kalesi düştü mü? Rusya kendi evinde generallerini neden koruyamıyor?
Rus istihbaratının kalbi Moskova’da generaller ve ideologlar suikasta kurban gidiyor. Darya Dugina’dan General Alekseyev’e uzanan zincir, FSB’nin zaafını ve savaşın Rusya sokaklarına taşınmasını gözler önüne seriyor.
- Yusuf İnan
- Gazeteci |Siyasi & Stratejik Analist
Rusya kendi evinde generallerini neden koruyamıyor?
Rusya Federasyonu, tarihinin en karmaşık ve sarsıcı güvenlik krizlerinden biriyle karşı karşıya. Soğuk Savaş döneminde KGB mirasıyla "dünyanın en korkulan istihbarat ağına" ve "aşılmaz bir güvenlik kalkanına" sahip olduğu düşünülen Moskova, bugün kendi başkentinde, en korunaklı sitelerinde generallerini, ideologlarını ve savaş propagandistlerini korumakta aciz kalıyor. Son olarak Rus askeri istihbarat teşkilatı GRU’nun en tepe isimlerinden, "gölge adam" olarak bilinen Korgeneral Vladimir Alekseyev’in Moskova’daki evinin merdiven boşluğunda vurulması, bardağı taşıran son damla oldu.
Bu olay, münferit bir "terör eylemi"nden ziyade, 2022'de başlayan Ukrayna işgalinin ardından Rusya'nın "güvenlik kalkanının" sistematik olarak delindiğini gösteren bir çöküşün fotoğrafı. Darya Dugina’nın aracına konulan bomba, Vladlen Tatarsky’nin St. Petersburg’un göbeğindeki bir kafede havaya uçurulması ve denizaltı komutanı Stanislav Rzhitsky’nin sabah koşusunda bir uygulama üzerinden takip edilerek infaz edilmesi... Tüm bu olaylar zinciri tek bir soruyu gündeme getiriyor: Rusya, kendi evinde av mı oldu?
FSB’nin “Dokunulmazlık” mitinin çöküşü ve Alekseyev vakası
Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Vladimir Putin iktidarının en önemli sütunu ve rejimin sigortası olarak bilinir. Ancak son yıllarda yaşananlar, bu kurumun devasa bütçesine, sınırsız yetkilerine ve teknolojik altyapısına rağmen, asimetrik tehditlere ve nokta operasyonlara karşı hantal kaldığını gösteriyor.
General Vladimir Alekseyev suikastı, bu istihbarat zaafının zirvesi olarak nitelendiriliyor. GRU gibi, Rusya’nın dış operasyonlarını yürüten, zehirli sinir gazı saldırılarından (Salisbury) ABD seçimlerine müdahaleye kadar pek çok kritik operasyonun arkasındaki kurumun bir numaralı başkan yardımcısının, başkentin göbeğinde hedef alınabilmesi, saldırganların Rusya içindeki operasyonel kabiliyetinin ne kadar derinleştiğini kanıtlıyor. Alekseyev, sadece bir general değil; Wagner isyanı sırasında Prigozhin ile müzakere eden, Ukrayna işgalinin istihbarat mimarisini kuran kilit bir isimdi. Böyle bir figürün korunamaması, Rus devlet aklında derin bir çatlak yaratıyor.
Her ne kadar Rus makamları, tetikçi olduğu iddia edilen Lyubomir Korba’yı Dubai’de yakalayarak hızlı bir reaksiyon göstermiş olsa da, asıl soru hala cevapsız: Ukrayna doğumlu olduğu belirtilen bu şüpheli, elini kolunu sallayarak Moskova’da bir generale nasıl ulaşabildi, eylemi gerçekleştirdikten sonra ülkeden nasıl çıkabildi? Güvenlik uzmanları, Rus istihbaratının Ukrayna’daki savaşa o kadar odaklandığını ki, iç güvenlik protokollerinde ve karşı istihbarat (counter-intelligence) faaliyetlerinde ölümcül açıklar oluştuğunu belirtiyor. FSB’nin elit birimleri cephe hattında veya işgal edilen bölgelerde "partizan avı" ile meşgulken, Moskova ve St. Petersburg gibi metropoller, profesyonel sızmalara açık hale gelmiş durumda.
İdeolojik savaşın kurbanları: Dugina ve Tatarsky
Rusya’daki suikast dalgasının en ses getiren ve "savaşın eve geldiğini" hissettiren ilk halkası, kuşkusuz Alexander Dugin’in kızı Darya Dugina’nın 20 Ağustos 2022’de aracına yerleştirilen bombayla öldürülmesiydi. Batı medyasında "Putin’in beyni" olarak anılan, Avrasyacılık fikrinin mimarı Alexander Dugin’in asıl hedef olduğu düşünülse de, Darya’nın ölümü Rus elitlerine net bir mesaj verdi: "Savaş sadece Donbas steplerinde değil, Moskova'nın lüks banliyölerinde, evinizin önünde."
Bu saldırı, Ukrayna istihbarat servislerinin (SBU ve GUR) strateji değiştirdiğinin ilk somut işaretiydi. Kiev, konvansiyonel savaşta Rusya’nın insan ve mühimmat gücüyle başa çıkmakta zorlanırken, savaşı "hibrit" yöntemlerle Rus topraklarına taşıma kararı aldı. Dugina suikastı, Rusya’daki milliyetçi çevrelerde şok etkisi yarattı ve "güvenli bölge" algısını yerle bir etti. FSB, saldırının hemen ardından Ukraynalı bir kadını fail olarak işaret edip Estonya'ya kaçtığını iddia etse de, saldırının önlenememiş olması büyük bir başarısızlıktı.
Benzer bir kaderi, 2 Nisan 2023'te St. Petersburg'da "Vladlen Tatarsky" takma adıyla bilinen askeri blogger Maxim Fomin paylaştı. Kendisine hediye edilen bir heykelciğin içine gizlenen bombanın patlamasıyla hayatını kaybeden Tatarsky, Kremlin’in savaş propagandasının en güçlü ve en radikal seslerinden biriydi. Bu saldırı, Rus istihbaratının sadece generalleri değil, rejimin sesini duyuran sivil figürleri de koruyamadığını, halka açık alanlarda dahi güvenliği sağlayamadığını gösterdi.
"Strava" cinayeti: Dijital istihbarat ve devletin cehaleti
Rusya’nın "soğukkanlı çalışma stratejisini" ve disiplinini kaybettiğine dair en çarpıcı ve belki de en utanç verici örneklerden biri, Krasnodar’da eski denizaltı komutanı Stanislav Rzhitsky’nin öldürülmesiydi. Rzhitsky, Ukrayna şehirlerine Kalibr füzeleri yağdıran bir denizaltının komutanı olmakla suçlanıyordu ve Ukrayna'nın "kara listesinde" yer alıyordu.
10 Temmuz 2023'te sabah koşusu sırasında vurulan Rzhitsky olayının detayları, Rus güvenlik bürokrasisindeki disiplinsizliği ve dijital okuryazarlık eksikliğini ortaya çıkardı. Komutan, koşu rotasını ve zamanlamasını popüler spor uygulaması Strava’da herkese açık olarak paylaşıyordu. Suikastçı, hiçbir karmaşık istihbarat ağına, uydu takibine veya içeriden bilgiye ihtiyaç duymadan, sadece halka açık bir uygulamayı takip ederek hedefin nerede olacağını biliyordu. Bu olay, Rus devlet görevlilerinin dijital güvenlik konusundaki cehaletini ve devletin onları basit siber istihbarat (OSINT) yöntemlerine karşı bile koruma konusundaki yetersizliğini gözler önüne serdi.
Ukrayna'nın "Mossad" stratejisi ve Budanov faktörü
Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Baş Müdürlüğü (GUR) Başkanı Kyrylo Budanov, defalarca "Rus savaş suçlularını nerede olurlarsa olsunlar bulacağız ve cezalandıracağız" açıklamasını yaparak bu stratejiyi açıkça ilan etti. Batılı istihbarat servislerinin de lojistik ve bilgi desteğiyle Ukrayna, İsrail istihbaratı Mossad’ın 1970’lerde Münih Katliamı sonrası uyguladığı "Tanrı’nın Gazabı" operasyonlarına benzer bir "hedefli likidasyon" (targeted liquidation) stratejisi izliyor.
Bu strateji Rusya üzerinde iki yıkıcı amaca hizmet ediyor:
-
Psikolojik Çöküş ve Paranoya: Rus komuta kademesine, propagandistlerine ve elitlerine "Moskova'da, evinizde, en sevdiğiniz kafede bile güvende değilsiniz" mesajı vererek sürekli bir korku ve paranoya iklimi yaratmak.
-
Operasyonel Felç: Rus generallerini ve karar vericileri sürekli koruma altında yaşamaya, hareketlerini kısıtlamaya zorlayarak, karar alma mekanizmalarını yavaşlatmak, dikkatlerini dağıtmak ve onları işlerini yapamaz hale getirmek.
General Alekseyev’i vuran zanlının Ukrayna istihbaratıyla bağlantılı olduğu iddiaları, bu stratejinin ne kadar cüretkar bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Saldırganın Dubai’ye kaçması, operasyonun uluslararası bir lojistik ağ ile desteklendiğini de işaret ediyor.
Sorun nerede? Rusya neden savunamıyor?
Stratejistlere ve güvenlik analistlerine göre, Rusya’daki bu güvenlik zafiyetinin üç temel yapısal nedeni bulunuyor:
-
Kaynakların Yanlış Dağılımı ve Tükenme: Rusya, en yetenekli ve tecrübeli istihbarat personelinin büyük bir kısmını Ukrayna’daki işgal bölgelerinde "filtrasyon" (sorgu ve eleme) işlemlerine, partizanlarla mücadeleye ve cephe hattındaki taktik istihbarata kaydırdı. Bu durum, anavatandaki (Moskova, St. Petersburg) karşı istihbarat faaliyetlerinde ciddi personel ve dikkat boşlukları yarattı. FSB, her yere yetişmeye çalışırken ana kaleyi savunmasız bıraktı.
-
Yolsuzluk, Liyakatsizlik ve İhmal: Rus güvenlik bürokrasisi, yıllardır sadakat temelli atamalar ve sistemik yolsuzlukla mücadele ediyor. Sınır güvenliğinden sorumlu memurların rüşvetle geçişlere izin vermesi, güvenlik kameralarının çalışmaması veya güvenlik protokollerinin sadece kağıt üzerinde kalması, suikastçıların işini kolaylaştırıyor. Stanislav Rzhitsky örneğinde olduğu gibi, üst düzey askerlerin temel güvenlik kurallarını (konum paylaşmama) ihlal etmesi de eğitimsizliğin bir göstergesi.
-
İç Hesaplaşmaların "Maskelenmesi": Her suikastın arkasında mutlak surette Ukrayna olmayabilir. Wagner lideri Yevgeni Prigozhin’in uçağının düşürülmesi veya bazı enerji yöneticilerinin şüpheli ölümleri örneğinde olduğu gibi, Rusya içindeki güç odakları, oligarklar veya güvenlik birimleri arasındaki çatışmalar da "Ukrayna suikastı" süsü verilerek çözülüyor olabilir. General Alekseyev gibi GRU ve Wagner ile derin bağları olan, iç siyasette etkili isimler, Savunma Bakanlığı içindeki klik savaşlarının kurbanı olma ihtimalini de her zaman barındırıyor.
Sonuç: Korku artık Kremlin’in duvarlarında
Rusya, Ukrayna işgaliyle birlikte sadece askeri ve ekonomik değil, çok daha derin bir istihbari yıpranma savaşına da girmiş durumda. "Soğukkanlı, hesaplı ve her şeyi gören" Rus devlet aklı imajı, yerini panik halinde saldırganları arayan, "kırmızı çizgileri" aşılan ancak buna engel olamayan, kendi başkentinde generallerini koruyamayan bir devlete bıraktı.
Eskiden Londra’da Litvinenko’yu, Salisbury’de Skripal’i zehirleyerek "uzun kolunu" dünyaya gösteren Rus istihbaratı, bugün kendi evinde, kendi yatak odasında savunma yapmaya çalışıyor. Ukrayna istihbaratının (veya Rusya içindeki rejim muhalifi partizanların) bu eylemleri, Putin’in Rus halkına yıllardır verdiği en temel vaat olan "istikrar ve güvenlik" sözünün altını oyuyor. Moskova'da patlayan her bomba, sıkılan her kurşun, Rusya'nın "süper güç" statüsünden, kendi sınırlarını ve kendi paşalarını korumakta zorlanan bir devlete dönüşümünün sancılı ve kanlı kanıtları olarak tarihe geçiyor.
Yusuf İnan
Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve Yerelgundem.com Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.













