Muhsin Yazıcıoğlu’nun ibretlik cezaevi hikayesi!
Ankara'daki 12 Eylül davası dosyasına giren belgelere göre, merhum siyasetçi Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mamak Cezaevi'nde ağır işkencelere maruz kaldığı ortaya çıktı.
By Ahmet Taş | Wise News Press
ANKARA, TÜRKİYE — Ankara 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan 12 Eylül davasının dosyasına, merhum siyasetçi Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mamak Askeri Cezaevi'nde maruz kaldığı ağır işkenceleri anlatan kendi el yazısıyla yazılmış tarihi bir dilekçe eklendi.
1981 yılında Ülkücülere yönelik gerçekleştirilen insanlık dışı muamelelerin sembol isimlerinden biri haline gelen Yazıcıoğlu'nun, 'Şahsıma Yapılan İşkence' başlığıyla 19 Şubat 1981 tarihinde kaleme aldığı dilekçe, askeri darbe döneminin karanlık yüzünü bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Belgelere göre Yazıcıoğlu, cezaevinde 26 gün boyunca çırılçıplak asılı tutulduğunu ve ağır fiziki şiddet gördüğünü beyan ediyor.
"Kalasa sarıp yukarıya astılar"
Yazıcıoğlu, B-Blok 5. Koğuş'tan cezaevi yönetimine ve adli makamlara hitaben yazdığı dilekçede, Selanik Caddesi'ndeki evinden emniyet mensupları tarafından alındığını ve gözaltı sürecinin hemen başında şiddetin başladığını aktarıyor. Cezaevine yaklaştıklarında gözlerinin bağlandığını ve araç içinde dövülmeye başlandığını belirten Yazıcıoğlu, dilekçesinde şu ifadelere yer veriyor:
"Mamak'ta getirildiğim yerde, seslerinden tanıyorum, aynı kişiler hiçbir şey sormadan tartakladı. Kafam yarıldı, burnumdan ve ağzımdan kanlar akarken, yere yatırılıp cereyana tabi tutuldum. Sonra da kollarımın üstüne konan bir kalasa sarılarak yukarı asıldım. Belden aşağı soyundurularak el ve tenasül uzvumdan cereyan verildi. Yumruklandım."
İfadeler hırs ve kinle alındı iddiası
İşkencenin, kendisinin işlemiş olduğu bir suçun itirafı için değil, başkalarını suçlaması için özel olarak yapıldığını savunan Yazıcıoğlu, yaraları iyileşene kadar hücresinde bekletildiğini kaydetti. Dilekçede, işkence yapılmadan da ifadesinin alınabileceği ancak yetkililerin "hırs ve kinle" hareket ettiği vurgulanarak şu değerlendirmeler yapıldı:
"Bu kişiler şerefli Türk ordusunun da adını kullanarak eylemlerine ordumuz ve Devlet Başkanımızın da adını karıştırmıştır. Şahsıma da kin ve garezle, hakaretle darp yapıldı."
Savcı iddiaları tutanağa geçirmedi
Yazıcıoğlu'nun dilekçesindeki en çarpıcı iddialardan biri de yargı mensuplarının tutumuyla ilgili oldu. Sorgu sırasında savcıya işkence gördüğünü belirtmesine rağmen, bu iddiaların resmi ifade tutanağına geçirilmediğini belirten Yazıcıoğlu, şikayetinin sonradan yapılmasının istendiğini aktardı.
Aradan 13 gün geçmesine rağmen vücudundaki dış belirtilerin cezaevi doktoru tarafından tespit edildiğini belirten Muhsin Yazıcıoğlu, "Kanunlarımıza göre suç olan işkenceyi yapanlar hakkında davacıyım. Gereken işlemin yapılarak dava açılmasını saygılarımla arz ederim" diyerek hukuki sürecin başlatılmasını talep etmişti.













