Nifak Tohumları Yeşermeyecek: DEM Parti ve Normalleşme Karşıtlığı
MHP Lideri Bahçeli'nin "Şehitlerimiz ceset değil, kahraman" sözleriyle tepki gösterdiği DEM Parti'nin normalleşme karşıtı ve bölücü söylemleri analiz ediliyor. Köşe yazısı, DEM'in siyasi kaygılarını, Cemevi açılımını ve Türkiye'deki Türk-Kürt birliğini ele alıyor.
YUSUF İNAN YAZDI...
DEM Parti ve Normalleşme Karşıtlığı
Türkiye, kritik bir dönemeçten geçerken, uzun süredir beklenen "Terörsüz Türkiye" hedefine kilitlenmiş durumda. Ancak bu ulusal mutabakat arayışının karşısında, söylemleriyle kırmızı çizgileri zorlayan ve nifak tohumları ekmeye çalışan bir siyasi aktör dikkat çekiyor: DEM Parti. Parti yönetiminin ve bazı milletvekillerinin, TBMM çatısı altında dahi, yüz binlerin katili PKK elebaşı Abdullah Öcalan'a övgüler düzmesi, Türk Milleti'nin kanayan yarasına tuz basmaktan farksızdır. MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "Şehitlerimiz ceset değil, onlar birer kahraman" şeklindeki veciz tespiti, bu hassasiyetin en net ifadesidir.
Terör Gölgesinde Siyasetin Gizli Gündemi
DEM Parti'nin bu agresif ve bölücü dilinin arkasında yatan nedenler, ulusal çıkarlardan çok, kişisel ve örgütsel kaygılar olarak görünüyor. PKK elebaşı Öcalan'ın, Selahattin Demirtaş'ın cezaevinden çıkmasını istememesi ve yeni bir siyasi oluşum kurarak ipleri kendi eline alma gayreti, mevcut siyasetçilerde büyük bir telaşa yol açmış durumda. Yıllardır Kürt vatandaşlarımızın samimi duygularını suistimal ederek siyaset yapan bu kesim, "tasfiye" olma korkusu yaşıyor.
Normalleşme, yani PKK'nın silah bırakarak yurt dışına çekilmesi, bu siyasilerin krallıklarının sonu anlamına geliyor. Onlar, sözde mücadeleyi temsil ederken lüks ve şatafat içinde yaşamakta, milletvekili ve emekli maaşlarıyla keyif sürmektedir. Türk milleti açlık ve sefaletle boğuşurken, onların bu imtiyazlı yaşam tarzını sürdürmesinin tek yolu, ülkenin normalleşmesini engellemek, ortalığı karıştırmak ve ayrılık tohumları ekmektir. Yeni sistemde kendilerine yer bulamayacaklarını bilen bu ekip, Türk Milleti'nin kırmızı çizgilerini aşarak kaos yaratmayı hedefliyor.
85 Milyonun Yüreğindeki Yara: Şehitlerin Emaneti
*
Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan 85 milyonun tamamının yüreği yaralıdır. Şehit ailesi olmayan kimse yoktur ve şehitlerin acısı, bu milletin ortak hafızasında dipdiri durmaktadır. Bebekleri, öğretmenleri, doktorları, mühendisleri ve sivil halkı katleden PKK'nın arkasına gizlenen, hatta onu temsil ettiği görünen siyasi söylemlerin, bu acıyı istismar etmesine asla izin verilemez.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan'ın son dönemdeki açıklamaları, açıkça "tehdit ve bölücülük" sınırlarını zorlamaktadır. Bakırhan ve DEM yönetimi, bu ülkenin kaynaklarını herkesten fazla kullanırken, devletin imkanlarından yararlanırken, kendilerini bu ülkenin vatandaşı olarak hissetmiyorlarsa, bu durum en hafif tabirle insanlığa karşı büyük bir ihanettir. Bir milletvekilinin görevi, kendisine sağlanan tüm imkanlara rağmen, ülkesinin birliğini ve beraberliğini bozmaya çalışmak olamaz.
Kürtçe Talepleri ve Küresel Gerçekler
DEM Parti'nin sürekli gündemde tuttuğu "Kürtçe resmi dil olsun" gibi talepler, sadece ayrımcılığı körüklemeye yöneliktir. Avrupa'da, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki kadar büyük bir Kürt nüfusu yaşamasına rağmen, hangi Avrupa ülkesinde Kürtçe resmi dil talebi ya da Kürtçe ders mücadelesi bulunmaktadır? İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda gibi ülkelerin parlamentolarında Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı pek çok vekil bulunmaktadır ve biz onlarla gurur duymaktayız. Onlardan hiçbiri, kendi ülkelerinde Kürtçe'nin resmi dil olması için mücadele etmemektedir.
Günümüz dünyasında insanlar, para kazandıracak ve küresel kapıları açacak olan İngilizce, Almanca, Çince gibi dilleri öğrenmek istemektedir. Bu gerçeklik varken, sürekli Kürtçe üzerinden ayrımcılık tohumu ekmek, vatandaşlarımızın geleceğinden çalmaktır.
Türk-Kürt Sorunu Yoktur, Terör Sorunu Vardır
Türkiye'de Türk-Kürt sorunu yoktur. Bu ülkede Kürt'ün Türk damadı, Türk'ün Kürt gelini vardır. İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerdeki iş dünyasının dev şirketlerinin Kürt kökenli vatandaşlara ait olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Hatta İzmir gibi milliyetçiliğin zirvede olduğu bir şehirde bile Leyla Zana'nın akrabalarına (Azat Yeşil) ait olduğu ileri sürülen inşaat şirketlerinin büyük projeler yapması, Türk Milleti'nin bu konudaki engin hoşgörüsünü ve birliktelik ruhunu kanıtlamaktadır. Bu durum, bu toprakların ortak vatan olduğunun en somut delilidir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Kürt kökenli olması da, bu ülkede Kürtlerin en üst makamlara kadar yükselebildiğinin göstergesidir.
Bu süreç, bir "Kürt açılımı" değil, PKK terörünü bitirme ve ülkenin birliğini güçlendirme amaçlı "Terörsüz Türkiye" açılımıdır. Türk Milleti, yüz binlerce evladını katleden, kundaktaki bebekleri dahi katleden PKK'ya ve elebaşı Öcalan'a defalarca fırsat vermiştir. Dünya tarihinde bu kadar yüce gönüllü bir millet bulmak mümkün değildir.
DEM Yönetimine Son Çağrı ve Hukuki Sınırlar
"Bu ülkede Kürt'e yasak, Türk'e serbest ne var?"
DEM Parti yönetici ve milletvekilleri dillerine sahip olmalı, ayrılık tohumu ekmekten vazgeçmelidir. Odatv'den Soner Yalçın'ın yıllar önce yaptığı isabetli tespit hâlâ geçerlidir: "Bu ülkede Kürt'e yasak, Türk'e serbest ne var?" Bakırhan ve DEM yönetimi bu soruya dürüstçe cevap vermelidir.
*
Eğer DEM Parti gerçekten iyi bir şey yapmak istiyorsa, PKK'nın katlettiği bebekler, anneler, öğretmenler ve doktorlar için, Öcalan ile birlikte tüm dünyadan ve Türk Milleti'nden insanlık adına özür dilemelidir. Aksi takdirde, MHP Lideri Bahçeli'nin geçmişte AYM'ye yaptığı çağrılar yeniden gündeme gelebilir; terörle arasına mesafe koymayan siyasilere yönelik yasal düzenlemeler (adaylık yasağı, emekli maaşlarının kesilmesi vb.) masaya gelebilir. Dünyanın hiçbir ülkesi, kendi halkını kin ve nefrete teşvik eden, bölücülük yapan siyasilere hoşgörü göstermez.
Avrupa parlamentolarındaki Kürt kökenli vekiller, DEM'liler gibi konuşsa iki günde sınır dışı edilir.
Herkes ayağını denk almalı ve bu kahramanlar yurdunun bekasını tehlikeye atacak eylemlerden derhal vazgeçmelidir.
YUSUF İNAN / YURTTA SULH CİHANDA SULH
Twitter : @Yusufinan2023
Instagram : yusufinan2023
Instagram : fondinan2016
Email : gundem@sehitlerolmez.com













