Orban’dan egemenlik çıkışı: Macaristan–Ukrayna arasında İHA gerilimi tırmanıyor
Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın “Ukrayna egemen bir ülke değil” sözleri, Macar İHA’sının Ukrayna hava sahasını ihlal ettiği iddiasıyla birleşerek Budapeşte–Kiev hattında krizi tırmandırdı. Enerji, AB üyeliği ve azınlık hakları dosyaları gerilime zemin hazırlıyor.
Orban’dan “egemenlik” çıkışı: Macaristan–Ukrayna arasında İHA gerilimi tırmanıyor
ŞEHİTLER ÖLMEZ / BUDAPEŞTE
Orban’ın sözleri krizi büyüttü
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, yayımlanan bir röportajda ülkesine ait bir insansız hava aracının (İHA) Ukrayna hava sahasını “birkaç metre” ihlal etmiş olabileceği ihtimalini küçümserken, “Ukrayna bağımsız bir ülke değil, egemen bir ülke değil” ifadelerini kullandı. Orban, Kiev’in batıdaki NATO komşularından değil, doğudan gelen Rus İHA’larından endişe duyması gerektiğini savundu.
Açıklama, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin, Macaristan’a ait bir keşif İHA’sının Transkarpatya bölgesinde sanayi tesisleri üzerinde uçtuğu iddiasını gündeme getirmesinin ardından geldi. Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó ihlali reddetmişti; Orban ise olayı inkâr etmeden önemini “aldatmaca” olarak niteledi.
Kiev’den sert tepki ve karşılıklı suçlamalar
Kiev, hava sahası ihlalinin “belgeleriyle ortada” olduğunu belirterek ORBAN’ın sözlerine tepki gösterdi. Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrii Sybiha, İHA’nın rotasını gösterdiğini söylediği bir haritayı paylaşarak “kör Macar yetkililer” ifadesini kullandı. Budapeşte ise Zelenskiy’i “çılgınca Macaristan karşıtı olmakla” suçladı.
Diplomasi kanallarında tonun sertleşmesi, iki başkent arasındaki gerilimi yeni bir eşik noktasına taşıdı. Kiev, NATO sınırlarının güvenliği açısından her santimetrelik ihlalin “stratejik hassasiyet” taşıdığını vurgularken; Budapeşte olayın “savaş bağlamında önemsiz” olduğunu savunuyor.
NATO sınırı ve uluslararası hukuk boyutu
Ukrayna’nın batısında, Macaristan dâhil dört NATO üyesiyle paylaşılan sınırlar bulunuyor. İttifak doktrini, üye olmayan bir ülkedeki çatışmanın NATO hava sahasına “yansıma riskini” asgari düzeye indirmeyi hedefliyor. Bu nedenle komşu ülkelerden kaynaklanan İHA/İHA karşıtı faaliyetler, hataya açık alanlar olarak yakından izleniyor.
Kiev, her tür yetkisiz geçişin Chicago Sözleşmesi ve ikili iyi komşuluk ilkeleriyle çeliştiğini, savaş koşullarında sivil–askerî tesislerin üzerinde uçan keşif platformlarının güvenlik tehdidi oluşturduğunu hatırlatıyor. Budapeşte ise olası teknik sapmaların “büyütülmemesi” gerektiği görüşünde.
Arka plan: Enerji, AB süreci ve güven sorunu
Son aylarda iki ülke arasında biriken dosyalar, İHA krizini daha da kırılgan kılıyor. Ukrayna’nın Rusya topraklarındaki Druzhba boru hattına yönelik saldırısı, günlerce Macaristan ve Slovakya’ya petrol akışını kesmiş; Budapeşte enerji güvenliğini riske atan hamle olarak nitelemişti.
Ayrıca Macaristan, Kiev’in Avrupa Birliği üyeliğine en sert karşı çıkan aktörlerin başında geliyor. Orban, Ukrayna’nın Birliğe katılımının “Macaristan ve AB için ekonomik bir felaket olacağını” savunuyor. Brüksel’de genişleme dosyasında çoğunluk desteği aransa da Budapeşte’nin rezervleri süreçte fren etkisi yaratıyor.
İki ülke arasında Transkarpatya’daki Macar azınlığın eğitim–dil hakları meselesi de uzun süredir sürtüşme başlıkları arasında. Kiev, savaş şartlarında milli mevzuatını sıkılaştırırken; Budapeşte azınlık hakları konusunda “geri gidiş” yaşandığını ileri sürüyor.
Olası senaryolar: Soruşturma, teknik hat çizgisi ve gerilimin yönetimi
Mevcut tabloda üç senaryo öne çıkıyor:
-
Ortak teknik inceleme: Tarafların radar kayıtları ve uçuş verilerini bağımsız gözlemciler eşliğinde karşılaştırdığı, “gerçekleştiyse” ihlalin kapsamının ve nedeninin belirlendiği bir süreç.
-
Hata payı protokolü: Sınır hattında İHA operasyonlarına yönelik, rüzgâr–GPS sapması gibi durumları kapsayan, gerçek zamanlı uyarı ve geri dönüş mekanizmaları.
-
Siyasi tırmanma: Sert söylemlerin devam etmesi ve AB–NATO forumlarına taşınan karşılıklı şikâyetlerle ilişkilerin daha da gerilmesi.
Zelenskiy yönetimi, işgal altındaki cephelerde Rus İHA ve füzeleriyle mücadele ederken batı sınırında “sıfır risk” standardı arıyor. Orban yönetimi ise gündemi “Kiev’in doğuya odaklanması gerektiği” söylemiyle çerçeveliyor. Tarafların, pratik bir “çatışma önleme” çizgisi oluşturması hem bölgesel istikrar hem de NATO’nun sınır güvenliği açısından kritik önem taşıyor.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com













