Sadık Albayrak’ın dev eseri gün yüzüne çıktı: Kürtçe dilbilgisi kitabı çığır açıyor
Mütefekkir Sadık Albayrak, "Son Devir Osmanlı Uleması" serisinde yer alan ilk Kürtçe-Osmanlıca dilbilgisi kitabı ile "Terörsüz Türkiye" hedefine ilmi bir ışık tutuyor.
ŞEHİTLER ÖLMEZ / İSTANBUL, TÜRKİYE — 05 OCAK 2026
Mütefekkir ve yazar Sadık Albayrak tarafından kaleme alınan "Son Devir Osmanlı Uleması" serisi, Osmanlı’nın son dönemindeki binlerce âlimin hayatına ışık tutarken, ilk Kürtçe dilbilgisi kitabı "Kavâid-i Lisân-ı Kürdî"yi yeniden gün yüzüne çıkararak Yeni Türkiye’nin fikri rotasına önemli bir katkı sunuyor.
Dünya düzeninin çok kutuplu bir yapıya evrildiği ve "Pax Americana" döneminin kapandığı günümüzde, Albayrak’ın eserleri, Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselişinde geçmişin zengin mirasını bir pusula olarak sunuyor. Köklerinden hareketle istikbaldeki büyük Türkiye’ye yürümeyi hedefleyen bu çalışma, zihinlerdeki ideolojik mayınları etkisiz hale getirerek cihanşümul bir uygarlığın hazinelerini modern nesillere aktarıyor.
Terörsüz Türkiye hedefine ilmi destek
Milletimizin "Terörsüz Türkiye" ve "Türkiye Yüzyılı" projeleriyle tanımlanan hedeflerine ulaşmasında, Albayrak’ın 1980-81 yıllarında yayımladığı ve 2024’te Medrese Yayınları tarafından yeniden basılan 9 ciltlik abidevi külliyatı stratejik bir önem taşıyor. Osmanlı coğrafyasının üç kıtasına yayılmış binlerce müderris ve âlimin resmigeçit yaptığı bu eser, "kesret içerisindeki vahdet" anlayışını resmederek toplumsal birlik ve beraberliğin kültürel altyapısını pekiştiriyor.
İlk Kürtçe dilbilgisi kitabı: Kavâid-i Lisân-ı Kürdî
Külliyatın dördüncü cildinde yer alan ve Sadık Albayrak tarafından keşfedilen "Kavâid-i Lisân-ı Kürdî", 1901 yılında Harputlu Ömer Avni Efendi tarafından telif edilmiş orijinal bir karşılaştırmalı gramer kitabıdır. 1912 yılında Mamüretül Aziz’de basılan bu eser, Askeri Rüştiye öğrencileri için hazırlanmış olup Kürtçe ve Osmanlıca kurallarını mukayeseli bir şekilde öğretmektedir.
Osmanlı mirasıyla Yeni Türkiye’yi inşa etmek
Sadık Albayrak, eserleri aracılığıyla günümüzün sosyolojik ve siyasi sorunlarını çözebilecek her türlü mayanın Osmanlı’nın evrensel asabiyesinde mevcut olduğunu göstermektedir. Türkiye’nin kendini yeniden bulma sürecinde Batılı serbest piyasa uygarlığından ziyade kendi değerler sistemine yönelmesi gerektiğini savunan yazar, İstanbul, Kudüs, Bağdat ve Erbil gibi şehirlerin oluşturduğu gönül coğrafyasını ön plana çıkarmaktadır. "Son Devir Osmanlı Uleması", imparatorluk reflekslerinin harekete geçmesinde ve Anadolu’daki kültürel devrimin mimarisinde hayati bir kılavuz görevi üstlenmektedir.













