Şam ile SDG yeni döneme hazırlanıyor: 10 Mart Anlaşması için uygulama komiteleri kuruluyor
Suriye hükümeti ile SDG, 10 Mart Anlaşması'nın sahada uygulanması için resmi görüşmelere başladı. Mülteci dönüşü ve eğitim sistemine dair uzlaşı sağlandı, yürütme komiteleri kuruluyor.
Şam ile SDG yeni döneme hazırlanıyor: 10 Mart Anlaşması için uygulama komiteleri kuruluyor
ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE
Suriye’de kritik toplantı: Taraflar sahaya inmeden önce masada uzlaştı
Suriye’de siyasi çözüm arayışları yeni bir aşamaya geçti. Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG), 10 Mart’ta imzalanan tarihi anlaşmanın sahada hayata geçirilmesine yönelik ilk resmi toplantıyı gerçekleştirdi. Toplantıda, mutabakatın uygulanmasını denetleyecek alt komitelerin kurulmasına karar verildi. Özellikle mültecilerin dönüşü, eğitim sistemi ve yerel yönetim yapıları gibi konular başlıklar arasında öne çıktı.
Toplantıya ilişkin açıklamalarda bulunan, anlaşmanın uygulanmasından sorumlu komite üyesi Tuğgeneral Ziyad El Ayiş, görüşmelerin olumlu ve sorumluluk bilinciyle geçtiğini vurguladı. Suriye’nin resmi ajansı SANA’ya konuşan El Ayiş, tarafların sahada ortaklaşa adım atmak için gerekli iradeyi gösterdiğini söyledi.
Mülteci dönüşleri ve Halep’teki mahalleler yeniden gündemde
Toplantıda, özellikle mültecilerin güvenli şekilde geri dönmesini sağlayacak mekanizmaların oluşturulması üzerinde duruldu. Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde daha önce uygulanan uzlaşı çerçevesinin canlandırılması için hazırlık yapılması kararlaştırıldı. Bu karar, bölgedeki güvenlik ortamının iyileştirilmesi ve sosyo-ekonomik hayata dönüş açısından kritik önem taşıyor.
Taraflar, eğitime erişim, sınav sistemleri ve sınav merkezlerinin belirlenmesi gibi konularda da iş birliği konusunda uzlaşmaya vardı. Özellikle SDG kontrolündeki bölgelerdeki genç nüfusun eğitim hakkı çerçevesinde devlet kurumlarıyla eşgüdümlü çalışılması planlanıyor.
Almanya’dan destek: “Barış sürecine katkı sağlıyor”
Gelişmeleri yakından takip eden Almanya, görüşmelere dair memnuniyetini açıkça dile getirdi. Almanya'nın Suriye Büyükelçisi Stefan Schnecke, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, taraflar arasında kaydedilen ilerlemenin “barışçıl ve kapsamlı bir çözüm sürecine önemli bir katkı sunduğunu” ifade etti. Schnecke, Almanya’nın bu süreci desteklemeyi sürdüreceğini de belirtti.
Uluslararası toplumun bu gibi uzlaşı çabalarına verdiği destek, Suriye’nin yeniden inşası ve siyasi bütünlüğünün sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Avrupa ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar, yerinden edilen Suriyelilerin dönüşünün ancak bu tarz yapıcı iş birlikleriyle mümkün olacağını ifade ediyor.
10 Mart Anlaşması neleri kapsıyor?
Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan 10 Mart mutabakatı, Suriye’nin yeniden yapılandırılması açısından tarihi bir adım olarak görülüyor. Anlaşmada, Kürt toplumunun Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak resmen tanınması, tüm vatandaşların eşit siyasi haklara sahip olması ve ülke genelinde ateşkes ilan edilmesi gibi hayati maddeler yer alıyor.
Ayrıca SDG’nin kontrol ettiği bölgelerdeki sivil ve askeri yapıların devlet mekanizmasına entegre edilmesi, doğal kaynak alanlarının yönetiminde merkezi hükümetin rolünün artırılması, mültecilerin güvenli geri dönüşü için altyapı hazırlanması ve toplumsal uyumun teşvik edilmesi gibi düzenlemeler anlaşmanın temelini oluşturuyor.
Anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek yürütme komitelerinin kurulması ve tarafların düzenli aralıklarla bir araya gelmesi, sürecin istikrar içinde ilerlemesi açısından belirleyici olacak.
Suriye çözüm süreci hız kazanıyor
Yapılan toplantının ardından taraflar bir sonraki görüşme için hazırlıklara başlayacak. Şam yönetimi, SDG ve uluslararası aktörlerin iş birliğiyle hayata geçirilmek istenen bu yol haritası, bölgedeki çatışmasızlık ortamının kalıcı hale gelmesine zemin hazırlayabilir. Özellikle sınır bölgelerindeki istikrarsızlığın Türkiye’ye olan etkileri düşünüldüğünde, bu uzlaşı adımları Ankara açısından da yakından takip ediliyor.
Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılından bu yana ilk kez, devlet ve SDG düzeyinde bu kadar somut ve uygulanabilir bir çözüm vizyonu ortaya konmuş durumda. Bu gelişme, hem bölge halkları hem de komşu ülkeler açısından umut verici bir dönemin kapısını aralayabilir.













