Şehit Babasının Yıllardır Oturduğu Ev MHP’li Belediye Tarafından Satılığa Çıkarıldı
2012’de şehit olan Uzman Çavuş Bayram Tekin’in babası, Konya Akören Belediyesi tarafından tapu hatası gerekçesiyle evinin satılığa çıkarıldığını açıkladı. Şehit babasının feryadı Türkiye’yi derinden sarstı.
Şehit Babasının Yıllardır Oturduğu Ev MHP’li Belediye Tarafından Satılığa Çıkarıldı
YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE
“Teröristlere Gösterilen Müsamaha Bize Gösterilmiyor”
Konya’nın Akören ilçesinde yaşanan olay, Türkiye’nin vicdanını derinden yaraladı. 2012 yılında Şırnak Uludere’de şehit olan Uzman Çavuş Bayram Tekin’in babası Servet Tekin, dededen kalma evinin MHP’li belediye tarafından tapu hatası gerekçesiyle satılığa çıkarıldığını açıkladı. 80 yaşındaki Tekin’in evini geri almak için verdiği mücadele sonuçsuz kaldı. Şehit babasının, “Bu vatan için bir oğlumu verdim, ama bir evimi koruyamıyorum” sözleri yürek burktu.
Akören Belediyesi’nin tapuya sehven yapılan bir hatayı düzeltmek yerine evin satış sürecini başlatması, kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı. Yerel yönetimin hukuki bir sorunu çözmek yerine, şehit ailesine piyasa şartlarıyla yaklaşması sorgulanıyor.
Tapu Hatası Yıllar Sonra Evini Elinden Aldı
Orhaniye Mahallesi 112 Ada 1 Parsel’deki taşınmaz, Servet Tekin’in dedesinden babasına, oradan da kendisine miras kaldı. Ancak 1997 yılında yapılan bir tapu kaydında, “Hüseyin oğlu Hasan” yerine yanlışlıkla “Hüseyin oğlu Ali Tekin” yazılmasıyla başlayan süreç, 2014 yılında çıkan Büyükşehir Yasası ile birlikte evin Akören Belediyesi’ne geçmesine neden oldu.
Servet Tekin, durumu öğrendikten sonra MHP’li Akören Belediye Başkanı İsmail Arslan’la defalarca görüştüğünü ancak bir çözüm bulunamadığını anlattı. Evini geri almak için takas teklifi yapan şehit babasının bu talebi, belediye tarafından “taşınmazlar arasında değer farkı var” gerekçesiyle reddedildi.
Valiye, Kaymakama Gitti Ama Çözüm Bulamadı
Yaşanan süreç yalnızca belediyeyle sınırlı kalmadı. Tekin, Konya Valiliği ve Akören Kaymakamlığı’na da başvurdu. Ancak buradan da olumlu bir dönüş alamadı. “Beni 80 yaşından sonra futbol topu gibi oradan oraya yolluyorlar” diyen Tekin, kalp rahatsızlıklarıyla mücadele ettiğini, defalarca anjiyo ve bypass geçirdiğini söyledi.
Bürokratik çıkmazın, şehit ailesinin mülkiyet hakkı üzerinde baskı kurması hem hukuki hem de vicdani açıdan büyük tartışmaları beraberinde getirdi.
“Burası Benim Atamın Yurdu, Neyini Satayım?”
Tekin, yaşadığı mağduriyeti şöyle dile getirdi: “Ben buraya emek verdim, oğlumun şehit maaşıyla değil, yıllarca çalışarak bu evi yeniden yaptım. Evi dükkânımı ve başka taşınmazlarımı satarak düzelttim. Belediye şimdi bu evi satılığa çıkarıyor. Burası benim ata yurdum, neyini satayım?”
Belediye, çevre ve şehircilik müdürlüğünden eksper getirterek evin değerini belirledi. Ancak şehit babasının bu değeri ödeyecek gücü olmadığını ifade etmesine rağmen, evin tahliyesi ya da satışı için girişimlerin sürdüğü öğrenildi.
Kamusal Vicdan Yara Alıyor
Servet Tekin’in “Teröristlere gösterilen müsamaha kadar bize gösterilmiyor” sözleri, şehit ailelerine yönelik devlet politikasının nasıl uygulanması gerektiği sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye'de “şehitlik” kavramının yalnızca tören ve anma günlerinde değil, günlük yaşamda da karşılık bulması gerektiğini belirten sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, yetkililerin bir an önce bu mağduriyetin giderilmesi çağrısında bulundu.
Belediyelerin ya da kamu kurumlarının bürokratik süreçleri işletirken empati, hak duygusu ve toplumsal sorumluluk ilkesini göz ardı etmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, benzer olayların yaşanmaması için yasal düzenlemelere ve iç denetim mekanizmalarına işaret ediyor.
Servet Tekin, devletin en üst makamlarına çağrısını şu sözlerle yaptı: “Ben bu devlet için evlat verdim. Onun adını anmıyorlar bile. Şimdi tek isteğim, atamdan kalma evime kavuşmak. Ölmeden önce tek dileğim budur.”













