Şehit Eşine Ceza, Teröriste Meclis!

Bu makale, şehit ailelerine yönelik duyarsızlığı, vatansever gazetecilere uygulanan baskıları ve Devlet Bahçeli’nin suskunluğunun yarattığı toplumsal ve siyasi sonuçları ele alıyor. Şehitlik kavramı üzerinden yürütülen çifte standartlı siyaset, milliyetçi söylemlerin inandırıcılığını sorgulatırken, adalet sistemindeki yapısal sorunlara da dikkat çekiliyor.

Şehit Eşine Ceza, Teröriste Meclis!

YUSUF İNAN YAZDI...

Şehit Eşine Ceza, Teröriste Meclis!

Sessizlik de Bir Tavırdır

Türkiye’nin tarihsel, sosyolojik ve politik katmanlarında milliyetçilik her zaman yüksek bir duyarlılık alanı olmuştur. Bu duyarlılık, özellikle şehitlik ve gazilik kavramlarında vücut bulur. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler, “milliyetçi” kimliğiyle öne çıkan siyasi aktörlerin, şehit ailelerinin sessiz çığlığına duyarsız kalmasıyla büyük bir kırılma noktasına ulaşmıştır. Bu sessizlik, yalnızca bir politik tercihi değil, aynı zamanda bir ahlaki ve vicdani çöküntüyü de gözler önüne sermektedir.

Bahçeli’nin Tercihi: Sessizlik mi, Taraf mı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin siyasi kariyerinde şehitlik kutsal bir kavram olarak defalarca dillendirilmiştir. Fakat bugün geldiğimiz noktada, Bahçeli’nin Abdullah Öcalan gibi eli kanlı bir teröristle ilgili yaptığı açıklamalarla, vatansever ve şehit yakınlarına gösterdiği ilgisizlik yan yana konduğunda derin bir çelişki ortaya çıkmaktadır. Üç kez kamuoyu karşısına çıkıp açıklama yapan Bahçeli, bunların hiçbirinde cezaevlerinde çile dolduran milliyetçilere ya da mahkemelerde “terörist” yaftasıyla yargılanan şehit yakınlarına dair tek bir söz söylememiştir.

Yargının Kıskacındaki Vatanseverler

Bomba İmha Uzmanı Konakçı ambulansla hastaneye  götürülürken...

Bilal Konakçı hastaneden çıktıktan sonra gazi ünvanı ve pek çok ödül almıştı.

İZMİR'de 2009 yılında patlayan bomba sonucu hayatına yüzde 98 engelli olarak devam eden bomba imha uzmanı polis memuru 40 yaşındaki Bilal Konakçı, terörizmle suçlanarak atıldığı cezaevinden adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Bu ülkede bir şehit eşi terörist olarak suçlandı ve altı yılı aşkın hapis cezasına çarptırıldı. Aynı dava kapsamında, bomba imha görevinde ağır yaralanıp yüzde 98 engelli hale gelen bir gazi  polis memuru da cezaevine gönderildi. Tüm bu süreçte “devlet sevdalısı” olarak tanımlanan MHP ve müttefiklerinin sessizliği, yalnızca siyasi değil, ahlaki bir suskunluk olarak da tarihe geçmiştir.

Şehit Çocuğu mu, Terörist Çocuğu mu?

5 Ekim 2016'da Diyarbakır'ın Lice ilçesindeki PKK saldırısında şehit olan üsteğmen Murat Ataş'ın eşi Sezen Ataş, terör örgütü üyeliği suçlaması ile 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Gazeteci Müyesser Yıldız’ın sorusu hepimizin boğazında bir yumruk gibi duruyor: Şehit eşinin kucağındaki çocuk “Şehit çocuğu mu, terörist çocuğu mu?” Bu sorunun cevabı, Türkiye’deki hukuk sisteminin içler acısı durumunu da gözler önüne seriyor. TBMM’de Abdullah Öcalan’ın yeğeni dahil olmak üzere terör bağlantılı kişilere MİLLETVEKİLİ olarak yer verilirken, Gazi Meclis’te bir tane bile şehit ailesi milletvekili bulunmuyor. Bu manzara, milletin vekillerinin kimler tarafından ve kimler için seçildiği sorusunu akla getiriyor.

Sehitlerolmez.com sitesinin kurucusu Yusuf İnan, 26 yıldır Şehit Aileleri ve Gazilerin haklarını savunan, terörle mücadelenin toplumsal boyutuna dikkat çeken bir gazetecidir. Türkiye’de ilk kez 7 bin şehit fotoğrafından e-kart hazırlayarak dünya liderlerine göndermiş, “Terör tüm insanlığı tehdit ediyor, hep birlikte dur diyelim” çağrısıyla uluslararası farkındalık oluşturmuştur.

Hürriyet Gazetesi İngilizce Baskısında habere yer verdi...

Hürriyet Gazetesi'nin 04 Ağustos 2006 tarihli haberi için tıklayınız...

Bu gazeteci “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla yargılanmış; hukuki zeminden yoksun, 7 yıldır devam eden bir yurt dışı yasağına maruz kalmıştır. Yedi yıldır Ukrayna’daki evine, ailesine, eşine ve çocuklarına ulaşamamaktadır. Çocukları savaş koşulları altında babasız büyümekte, şirketleri ise sahipsiz kalmıştır.  Tüm hayatı boyunca gerçek anlamda terörle mücadele eden, Şehit Aileleri ve Gazilerin sorunlarına tercüman olan vatansever gazeteci Yusuf İnan hedef  yapılarak itibarsızlaştırılmak istenmiştir.

Sessizlik, yalnızca vicdani değil, kurumsal bir sorumluluğun da ihlali anlamına gelmektedir.

Devletin Görevi, Şefkattir

Türkiye’de terör, yalnızca güvenlik sorunu değil, aynı zamanda derin bir adalet sorunudur. Devlet, şefkatini gösterseydi, sosyoekonomik olarak dezavantajlı Kürt vatandaşları PKK’nın pençesinden çekip alabilseydi, bugün terör örgütü bu denli fütursuz olamazdı. Aynı şekilde, FETÖ ile mücadelede de binlerce dindar-milliyetçi vatansever adliyelerde sürünürken, örgütün beyin takımı, üst düzey yöneticileri ve siyasi uzantıları hâlâ özgürce yaşamlarını sürdürüyor.  85 milyon Türk Milleti artan hukuk ihlalleri ile FETÖ'nün kucağına itiliyor.

Devlet Bahçeli ve MHP’nin Sınavı

Bahçeli'nin, Ülkücü Kabadayı Alaattin Çakıcı ve Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne gibi isimlerle ilgili verdiği siyasi destek, kamuoyunda net bir taraf seçimi olarak yorumlandı. Ancak yaklaşık 9 yıldır adliyelerde, cezaevlerinde sürünen, şehit eşleri, çocukları, gaziler ve vatanseverler söz konusu olduğunda, aynı ses yükselmedi. Bu sessizlik, milliyetçi hareketin ahlaki meşruiyetine zarar vermekte, parti tabanında da ciddi bir hayal kırıklığı yaratmaktadır.

Dış Politika ve İç İhanet

Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni sırtından vuran Güney Kıbrıs ihanetinin ayak izleri DATÜB’e kadar uzanıyor. Orta Asya'da Türk dünyasının siyasi entegrasyonunu hedef alan yapıların Türkiye içindeki uzantıları ise hâlâ aktif. Bahçeli ve MHP, dış politikadaki bu açık ihanete karşı ne zaman harekete geçecek? Devletin, bu yapıları tasfiye ederek milletin vergileriyle beslenen ihanet odaklarını kurutması gerekmiyor mu?

Bir Çığlık: Yeter Artık!

Yedi (7) yıldır Ukrayna’da babasız büyüyen çocuklar, Elif ve Ayşe bebekler, şehitliklerde gözyaşı döken anneler ve elleri yüreğinde bekleyen gaziler artık yalnız bırakılmak istemiyor. Bahçeli ve milliyetçi cenahın, teröristlerin değil, şehitlerin hakkını savunması gerekiyor. Bu, yalnızca siyasi bir sorumluluk değil, tarihe ve millete karşı bir borçtur.

Elif ve Ayşe annesi ile birlikte... Ukrayna - 2018 

Elif ve Ayşe Ukrayna'da sığınakta...  2025

Şehit Aileleri ve Gazilerin Gözündeki Yaşı Kim Silecek?

Şehit aileleri, gazi yakınları ve vatanseverler bugün sessizce adalet bekliyor. Ancak bu sessizliğin karşısında Devlet Bahçeli’nin ve MHP’nin tercihi artık sorgulanır hale geldi. Bahçeli, Öcalan ve HDP çizgisine göz kırparken, şehit annesinin, gazi babasının, babasız kalan şehit çocuklarının yüreğine  dokunacak şekilde bir ses vermiyor?

Bugün Türkiye’de ihtiyaç duyulan şey ne yeni komisyonlar, ne de açılım masalarıdır. İhtiyaç duyulan, vicdanlı ve adil bir hukuk sistemi, şefkatli bir devlet aklı ve adalet temelli bir milliyetçilik anlayışıdır.

YUSUF İNAN / YURTTA SULH CİHANDA SULH

Twitter : @Yusufinan2023
Instagram : yusufinan2023
Instagram : fondinan2016
Email : gundem@sehitlerolmez.com

Web: www.sehitlerolmez.com