Şehit Üsteğmen Murat Ataş’a 9 yıl sonra yurtdışı yasağı kondu
Gazeteci Müyesser Yıldız, 9 yıl önce şehit olan Üsteğmen Murat Ataş hakkında terör soruşturması açıldığını ve yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu ortaya çıkardı.
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA, TÜRKİYE
Yargıda "Akıl Tutulması": PKK Şehidine 9 Yıl Sonra "Terör" Soruşturması ve Yurtdışı Yasağı!
Güvenlik politikaları yazarı Müyesser Yıldız, hukuk sisteminin geldiği "gerçek ötesi" boyutu sarsıcı bir örnekle gözler önüne serdi. 2016 yılında Lice'de şehit düşen Üsteğmen Murat Ataş hakkında, şehadetinden 9 yıl sonra İstanbul’da terör soruşturması açıldığı ve yurtdışına çıkış yasağı konulduğu ortaya çıktı.
Türkiye, yargı sisteminde liyakatsizliğin ve "hata" payının ulaştığı sınırları tartışıyor. Gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı detaylara göre, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden kısa bir süre sonra PKK pususunda şehit olan Üsteğmen Murat Ataş, ölümünden yıllar sonra bir terör dosyasının şüphelisi yapıldı. Şehidin 9 yaşındaki kızına yeşil pasaport almak isteyen eşi, Nüfus Müdürlüğü'nde hayatının şokunu yaşadı: "Şehit eşinizin yurtdışı çıkış yasağı var."
Şehadetten Soruşturmaya: Murat Ataş Olayının Geçmişi
Üsteğmen Murat Ataş, 2016 yılında Diyarbakır Lice’de PKK’lı teröristlerin pususu sonucu Uzman Çavuş Oğuzhan Cito ile birlikte şehit düşmüştü. Ataş şehit olduğunda eşi Sezen Ataş hamileydi ve kızı Başak Aslı, babasının şehadetinden bir ay sonra dünyaya geldi.
Ancak aile için asıl hukuk mücadelesi 2019 yılında başladı. Şehit eşi Sezen Ataş, evlilik yıldönümlerinde "FETÖ üyeliği" iddiasıyla gözaltına alındı. İtirafçı beyanlarına ve tartışmalı ByLock iddialarına dayanan yargılama sonucunda Sezen Ataş'a hapis cezası verildi. Dosya halen Yargıtay’da beklerken, savcılık eksik soruşturma nedeniyle kararın bozulmasını talep etti.
Mezarındaki Şehide "Yurtdışı Yasağı" Şoku
Olayın "gerçek ötesi" boyutu ise geçtiğimiz günlerde yaşandı. Sezen Ataş, şimdi 9,5 yaşında olan kızı Başak Aslı’nın okul gezisi için babası üzerinden "yeşil pasaport" müracaatında bulundu. Nüfus Müdürlüğü’ndeki randevuda memurlar, şehit Üsteğmen Murat Ataş’ın sistemde "yurtdışı yasağı" olduğu gerekçesiyle pasaport verilemeyeceğini bildirdi.
Yapılan avukat sorgulamaları sonucunda şu dehşet verici bilgilere ulaşıldı:
-
İlk Soruşturma: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, şehit Murat Ataş hakkında 25 Temmuz 2023’te bir soruşturma açmış. Bu dosya 30 Ekim’de "takipsizlik" ile sonuçlanmış.
-
İkinci Soruşturma ve Yasak: 22 Temmuz 2025’te şehit hakkında bir soruşturma daha açılmış. 1 Ekim 2025’te ise bir Sulh Ceza Hakimliği, 9 yıl önce toprağa verilen şehide "terör" suçlaması kapsamında yurtdışına çıkış yasağı koymuş.
Hukukta "İpin Ucunun Kaçtığı" An
Müyesser Yıldız, bu durumu liyakatsizlik ve beceriksizliğin ötesinde bir sistem çöküşü olarak nitelendirdi. Şehidin banka hesaplarının bile sağlığındaki gibi incelemeye tabi tutulduğunu hatırlatan Yıldız, "Gerçek hukukçu adaletin peşi sıra akıl ve vicdanın sesine uyarak bir adalet savaşı vermelidir" vurgusunda bulundu.
Soruşturmayı yürüten makamların, bir T.C. kimlik numarasının sahibinin "şehit" olduğunu, mezarının Edirnekapı Şehitliği'nde bulunduğunu ve 9 yıl önce hayatını kaybettiğini sistem üzerinden görmemesi, yargıdaki dijital entegrasyon ve liyakat sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.
Avukat Pelin Emenir Abazoğlu: "Bu Bir Skandaldır"
Ailenin avukatı Pelin Emenir Abazoğlu, şehidin T.C. numarası üzerinden ulaşılan bu kısıtlamaların hukuk tarihine kara bir leke olarak geçeceğini ifade etti. Abazoğlu, "Şehidin Bank Asya hesabı olsaydı delil olarak mı kullanılacaktı?" sorusunu yineleyerek, ölmüş bir kahramana "terör" dosyası üzerinden kısıtlama getirilmesinin hiçbir izahı olmadığını belirtti.
Kaynak: Müyesser Yıldız / 12 Punto













