Siyaset Kulislerinde Gündem: Özgür Özel, Erdoğan ve Fidan'la Anlaştı mı?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Ekrem İmamoğlu'nu pasifize etmesi ve Hakan Fidan'a yönelik yüzeysel eleştirileri, kulislerde Erdoğan ile anlaştığı iddialarını güçlendiriyor.
Siyaset Kulislerinde Gündem: Özgür Özel, Erdoğan ve Fidan'la Anlaştı mı?
YUSUF İNAN / YEREL GÜNDEM / ANKARA
Türk siyaseti, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in son dönemdeki hamleleriyle yeni ve hararetli bir tartışmanın içine girdi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun olası bir tutuklama sonrası başlayan mitingler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a yönelik eleştirilerin niteliği ve CHP'nin genel stratejisi, Ankara kulislerinde "Özgür Özel, Başkan Erdoğan ile anlaştı mı?" sorusunun yüksek sesle sorulmasına neden oluyor. Bu iddialar, Özel'in stratejisinin CHP'ye kazanç sağlamaktan çok, mevcut iktidarın ömrünü uzattığı ve kendi koltuğunu sağlama aldığı yönündeki eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Amacı Belli Olmayan Mitingler ve İmamoğlu'nun Azalan Etkisi
Analizin başlangıç noktasını, Ekrem İmamoğlu hakkında yolsuzluk suçlamasıyla başlatılan hukuki süreç sonrası Özgür Özel'in organize ettiği mitingler oluşturuyor. Siyasi yorumculara göre, bu mitingler kamuoyunda biriken büyük öfkeyi ve tepkiyi iktidara yöneltmek yerine, kontrollü bir şekilde meydanlarda "gaz alma" işlevi gördü. Eleştirmenler, bu stratejinin halkın sinerjisini boşa çıkardığını ve potansiyel bir toplumsal muhalefet dalgasının önünü kestiğini iddia ediyor.
Bu sürecin en dikkat çeken sonucu ise Ekrem İmamoğlu'nun siyasi arenadaki etkisinin giderek azalması oldu. Mitinglerin ardından İmamoğlu'nun yavaş yavaş unutturulduğu, mesajlarının medyada eskisi kadar yer bulmadığı ve siyasi ağırlığının zayıfladığı gözlemleniyor. Bu durum, Özel'in liderliğindeki CHP'nin, partinin en güçlü cumhurbaşkanı adaylarından birini bilinçli olarak geri plana ittiği ve bu yolla hem kendi liderliğini pekiştirdiği hem de iktidarın en güçlü rakibini zayıflattığı şeklinde yorumlanıyor.
Hakan Fidan Eleştirilerinin Perde Arkası: Yüzeysel mi, Stratejik mi?
Özgür Özel'in siyasi stratejisindeki en tartışmalı ikinci halka ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a yönelik eleştirileri. Özel'in Fidan'ı hedef alırken sadece "TikTok Hakan Fidan" gibi popülist ve kişisel bir söylem kullanması, daha derin ve devleti ilgilendiren kritik konulara hiç girmemesi dikkat çekiyor. Siyasi analistler, Özel'in bilinçli olarak kaçındığı iddia edilen şu konuların altını çiziyor:
-
MİT Dönemi ve Milli Güvenlik: Fidan'ın MİT Başkanlığı döneminde yaşandığı iddia edilen fiyaskolar, milli güvenliğe verdiği zararlar ve bu dönemin Türkiye'nin yükselişini durdurduğu iddiaları hiç gündeme getirilmiyor.
-
15 Temmuz Darbe Girişimi: Fidan'ın, 15 Temmuz hain darbe girişimi öncesi YAŞ kararlarında TSK'daki FETÖ yapılanmasına "temiz raporu" verdiği yönündeki ciddi iddialar Özel tarafından dile getirilmiyor.
-
Erdoğan'a Etkisi: Başkan Erdoğan'ın Hakan Fidan ile yakınlaşmasının ardından siyasi bir inişe geçtiği ve hem AK Parti'nin hem de Türkiye'nin güç kaybettiği tezi işlenmiyor.
-
Dış Politikadaki Başarısızlık: Fidan'ın dış politikadaki performansı hakkında net bir "başarılı" ya da "başarısız" nitelemesi yapılmıyor, Türkiye'nin dış politikada güvende olup olmadığı sorgulanmıyor.
Eleştirmenlere göre, bu yüzeysel muhalefet tarzı, Hakan Fidan'ı gerçek anlamda yıpratmaktan çok, onun bir anlamda PR'ını yapıyor ve onu "muhalefetin hedefindeki güçlü isim" olarak konumlandırarak parlatıyor.
Gizli Bir Anlaşma mı, Yeni Bir Siyaset Tarzı mı?
Tüm bu gelişmeler bir araya getirildiğinde, ortaya çıkan tablo siyaset kulislerinde "gizli bir anlaşma" senaryolarını güçlendiriyor. Bu senaryoya göre Özgür Özel'in stratejisi, çok katmanlı bir kazan-kazan formülüne dayanıyor:
-
Özel'in Kazancı: Potansiyel rakibi İmamoğlu'nu denklem dışına iterek CHP Genel Başkanlığı koltuğunu garantiliyor.
-
Erdoğan'ın Kazancı: Toplumsal tepkiler kontrol altına alınıyor, en güçlü rakibi zayıflatılıyor ve yıpranmış AK Parti iktidarının devamlılığı sağlanıyor.
-
Fidan'ın Kazancı: Ciddi ve yıpratıcı iddialardan korunarak, sadece yüzeysel eleştirilerle gündemde tutuluyor ve potansiyel bir gelecek lideri olarak imajı korunuyor.
Bu bakış açısına göre Özgür Özel, çeyrek asırlık bir iktidar karşısında CHP'yi zafere taşıyamasa da, mevcut siyasi denklemin tüm aktörlerinin pozisyonunu koruduğu bir denge siyaseti izleyerek kişisel başarısını sağlıyor. Bu durum, CHP tabanında ve muhalif seçmende derin bir hayal kırıklığına yol açarken, Türk siyasetinin geleceğine dair soru işaretlerini de artırıyor.
Etiketler: #ÖzgürÖzel #Erdoğan #HakanFidan #İmamoğlu #CHP #Siyaset #Anlaşma #Kulis
YUSUF İNAN / YEREL GÜNDEM













