Terörsüz Türkiye" Sürecinde Kamuoyu Desteği Eridi: Yüzde 68'den Yüzde 40'ın Altına Keskin Düşüş
"Terörsüz Türkiye" barış sürecine yönelik kamuoyu desteği, Mayıs'taki %68 seviyesinden Ağustos'ta %40'ın altına düşerek krize girdi. Süreçteki tıkanıklık, aşırı talepler ve Suriye'deki belirsizlikler düşüşün ana nedenleri olarak gösteriliyor.
Terörsüz Türkiye" Sürecinde Kamuoyu Desteği Eridi: Yüzde 68'den Yüzde 40'ın Altına Keskin Düşüş
YEREL GÜNDEM / ANKARA
Türkiye'nin terörle mücadelede yeni bir sayfa açma hedefiyle başlattığı "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik kamuoyu desteğinin, başlangıçtaki yüksek seviyelerden yaz aylarında dramatik bir şekilde düştüğü ortaya çıktı. Mayıs ayında devletin resmi ajansı tarafından yapılan bir ankette yüzde 68.4 olarak ölçülen halk desteğinin, Ağustos ayında parti kaynaklarına dayandırılan saha araştırmalarında yüzde 40'ın altına gerilediği belirtiliyor. Sürecin kilitlenmesi, taraflardan gelen maksimalist talepler ve Suriye'deki belirsizlikler, kamuoyundaki iyimser havanın dağılmasına neden olurken, hükümet kanadından da "pazarlık yok" mesajları giderek sertleşiyor.
Anketler ve Saha Raporları Arasındaki Uçurum
Sürecin başlangıcında iyimser bir tablo çizen veriler, zamanla yerini karamsarlığa bıraktı. Anadolu Ajansı (AA) ve ANAR işbirliğiyle 9-15 Mayıs tarihleri arasında yapılan kamuoyu araştırması, halkın yüzde 68.4'ünün "Terörsüz Türkiye" sürecini olumlu bulduğunu göstermişti. Ancak bu anketin sonuçları, yapıldıktan yaklaşık iki ay sonra, 9 Temmuz'da kamuoyu ile paylaşıldı. Ağustos ayına gelindiğinde ise tablo tamamen tersine döndü. 17 Ağustos'ta Aydınlık Gazetesi'nde yer alan ve AK Parti'li kaynaklara dayandırılan habere göre, yapılan güncel saha araştırmalarında daha önce yüzde 65'e yaklaşan halk desteğinin yüzde 40'ın altına indiği iddia edildi. Bu iddiaya yönelik resmi bir yalanlama gelmemesi, destek kaybının ciddiyetini gözler önüne serdi.
Desteğin Azalmasının Perde Arkası: Belirsizlik ve Aşırı Talepler
Peki, kamuoyu desteğindeki bu keskin düşüşün arkasında ne yatıyor? Süreci yakından takip eden kaynaklara ve gazeteci Mehmet Çek gibi isimlerin analizlerine göre, bu düşüşün üç temel nedeni bulunuyor. Birincisi, Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun somut bir ilerleme kaydedememesi ve DEM Parti ile CHP tarafından komisyona sunulan bazı taleplerin sürecin ciddiyetine zarar verdiği algısı. İkincisi, İmralı'da bulunan Abdullah Öcalan'dan geldiği iddia edilen ve zaman zaman tahrif edildiği öne sürülen çelişkili ifadeler. Üçüncü ve en önemli etkenlerden biri ise, sürecin merkezine oturtulan Suriye'deki terör örgütü varlığına dair belirsizliklerin devam etmesi ve Ankara'nın beklentilerinin karşılanmaması.
Hükümetten "Pazarlık Yok" Mesajları Geldi
Kamuoyundaki desteğin erimesi ve süreçteki tıkanıklıklar, devletin zirvesinden de sert mesajların gelmesine neden oldu. 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye çalışmalarında herhangi bir al-ver sürecinin, pazarlığın, istiklal ve istikbalimizi tehlikeye atacak hiçbir adımın yeri yoktur" diyerek net bir kırmızı çizgi çizdi. 13 Ağustos'ta ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki PKK/YPG unsurlarını hedef alarak, "Kusura bakmayın kimse enayi değil, biz enayi değiliz" ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da 19 Ağustos'ta süreci zehirlemeye çalışan iç ve dış unsurlara karşı uyanık olunması gerektiğini vurguladı.
PKK Cephesinde "Öcalan Özgürlüğü" Şartı ve İki Senaryo
Süreçteki en büyük düğümlerden birini ise PKK ve uzantılarının talepleri oluşturuyor. PKK'ya yakınlığıyla bilinen yayın organlarında, sürecin geleceğine dair olumlu ve olumsuz olmak üzere iki senaryo tartışılıyor. Olumlu senaryo Meclis'ten güven artırıcı yasaların geçmesini ve Suriye'de tansiyonun düşmesini öngörürken, olumsuz senaryo ise sürecin bir "askıya alınmış çatışma" haline gelmesi tehlikesine işaret ediyor. Bu tartışmaların merkezinde ise Abdullah Öcalan'ın durumu yer alıyor. PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, 21 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, komisyonun sonuç vermesinin tek şartının "Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü" olduğunu ve Öcalan'ın İmralı'da değil, Meclis'e getirilerek dinlenmesi gerektiğini savundu. Bu talep, hükümetin "pazarlık yok" duruşuyla tamamen zıt bir noktada durarak, sürecin neden ilerleyemediğini de özetliyor.
Etiketler: #TerörsüzTürkiye #ÇözümSüreci #Anket #Siyaset #AKParti #PKK #Öcalan #HakanFidan
Kaynak: Aytunç Erkin / Nefes - AA - Aydınlık













