Vatan Aşkıyla Büyüyen: Şehit Kerim Üye
Uzman Çavuş Şehit Kerim Üye’nin çocukluk hayali askerlikti. Hayatını vatanına adayan Kerim Üye’nin hikâyesi, şehitlik arzusuyla dolu onurlu bir yaşamın belgeseli niteliğinde. Ailesinin yaşadığı gurur ve acı, Türkiye'ye güçlü mesajlar veriyor.
Vatan Aşkıyla Büyüyen: Şehit Kerim Üye
ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE
Çocukluk Hayali: Asker Olmak
Uzman Çavuş Kerim Üye’nin yaşamı, küçük yaşlardan itibaren vatan sevdasıyla şekillendi. Daha ilkokul yıllarında asker olmak için yanıp tutuşan Kerim, çocukluk hayalini büyük bir azimle gerçekleştirdi. Defalarca sınavlara girerek tüm engelleri aşmaya çalıştı. Kimi zaman boy, kimi zaman kilo engeline takıldı ama hayalinden asla vazgeçmedi. Sonunda hedeflediği mesleğe adım attığında artık yalnızca bir görev değil, bir inançla mücadele ediyordu.
Hiçbir Zaman Haram Lokmaya El Uzatmadı
Kerim Üye sadece görevinde değil, karakterinde de örnek bir evlattı. Annesinin anlattığına göre, çocuklukta kiraz ağacının meyvesini bile sahibinden izinsiz koparmaz, “Hakkı olmayanı yemem” diyerek annesine getirmezdi. Bu ahlaki duruş, ileride onu görev yaptığı her yerde takdir edilen bir asker haline getirdi.
Vatan İçin Dua Edilen Sofralar
Ramazan ayında Bingöl’de görevdeyken annesine her iftardan sonra telefon açar, “Bugün ne pişirdin, ne yedin?” diye sorardı. Annesi, oğlunun şehitlik için ne kadar dua ettiğini anlattığında, bu arzunun bir görevden öte, kalpten gelen bir çağrı olduğunu hissediyoruz. “Anne, gazilik zor, sen dua et, ben şehit olayım” diyen bir evladın duası, ne büyük bir teslimiyeti anlatıyor.
Görev Bilinciyle Yaşanan Son Anlar
Şehit Kerim Üye, Bingöl Karlıova Cehennem Ormanları’nda teröristlere yönelik operasyonda şehadet şerbetini içti. Görev yerinde bir başka arkadaşına “Sen yeni evlisin, ben giderim” diyerek hayatını feda etti. Bu söz bile onun sorumluluk duygusunun, yüce gönüllülüğünün ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Bir Sahabe Aşkıyla Göreve
WhatsApp grubunu “Bedrin Arslanları” olarak adlandıran Kerim Üye, Hz. Hamza’ya duyduğu hayranlıkla görevini sürdürüyordu. Her görevinde stratejisini bu sevgiyle şekillendirir, kendine rol model olarak sahabeleri seçerdi. Şehitlik kavramını araştırır, anlamını sorgular, yeniden ve yeniden “Allah'ım beni bir daha gönder, tekrar şehit olayım” duasını anlamaya çalışırdı.
Ailesinin Yüreğinde Büyüyen Acı
Şehidin ailesi için yaşanan acı, tarif edilemez. Babasıyla son bayramda vedalaşırken “Bana bir sakinleştirici alalım. Şehit olursam sen dayanamazsın” diyen Kerim, sanki kaderini hissetmiş gibiydi. Ailesi onun yürekliliğini gururla anlatıyor ama yokluğuna bir türlü alışamıyor. “Evladımı teröre değil, vatana verdim” diyen anne ve baba, gözyaşlarıyla yüklü birer dağ gibi dimdik duruyor.
Şehit Ailelerine Sahip Çıkılmalı
Şehidin annesi, Türkiye’ye anlamlı bir çağrı yapıyor: “Şehit ailelerinin kapısını bayramlarda değil, her zaman çalın. O kapı kapalıysa bile zorlayın. Bizim artık derdimize ortak olacak insanlara ihtiyacımız var.” Maddi desteklerin yanında manevi ilginin eksikliğini vurgulayan bu sözler, toplum olarak şehit ailelerine daha fazla kulak vermemiz gerektiğini hatırlatıyor.
Son Veda: “Hakkını Helal Et”
Şehit Kerim Üye, evinden ayrılırken arabasını birkaç metre sürdükten sonra geri döndü, annesine ve babasına bir kez daha sarıldı. “Hakkınızı helal edin. Belki bir daha görüşemeyiz” dedi. Gözyaşlarının tarifi yoktu. Ama bir hak teslimi ve şehadete uğurlamanın onuru da vardı. O günlerden sonra her gün, her sofrada onun yokluğu ama hatırası paylaşılıyor.













