Şehitlik Seccadesiyle Geldi: Sedat Mekan’ın Gözyaşlarıyla Yazılmış Hikâyesi
Şırnak’ta görev sırasında şehit olan Piyade Er Sedat Mekan’ın, küçük yaşlardan itibaren şekillenen maneviyat dolu hayatı ve şehadete uzanan yolculuğu, ailesinin duygusal anlatımıyla aktarıldı.
Şehitlik Seccadesiyle Geldi: Sedat Mekan’ın Gözyaşlarıyla Yazılmış Hikâyesi
ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE
Seccadesini Alıp Gitti, Al Bayrakla Döndü
29 Nisan 2018 tarihinde Şırnak'ta görev başında şehit olan Piyade Er Sedat Mekan, hayatı boyunca maneviyattan hiç kopmadı. Henüz küçük yaşlarda minareleri gösterip “beni kavmi’ye götürün” diyen Sedat, asker ocağına giderken valizine sadece bir seccade koydu. “Kamuflaj üstünde namaz kılmak zor oluyor, düğmeler batıyor” diyerek seccade talep eden bu yiğit asker, şehitlik mertebesine de secdeden kalkamadan ulaştı.
Çocuk Yaşta Şehadeti Kalbinde Taşıdı
Henüz üç buçuk yaşındayken iki katlı evin çatısından zemine düşerek ölümle burun buruna gelen Sedat, o ağır travmaya rağmen camileri işaret ediyordu. O yaşta bile ruhunda şehadetin izleri vardı. 15 Temmuz gecesi eline Türk bayrağını alıp “vatan dedelerden gidiyor” diyerek sokağa fırlamıştı. Şehadet ona yabancı değildi; onu yaşamak istiyordu. Annesine defalarca “Ben de o al bayraklı tabutta geleceğim” dedi.
Nişandan Üç Gün Sonra Askere, Ardından Şehadete
Sedat Mekan, nişanından sadece üç gün sonra askere gitti. Erzincan’da başlayan askerlik süreci Şırnak’ın zorlu koşullarında devam etti. Göreve gitmeden önce annesinden sadece bir seccade istedi. Künyesini de yanında taşımayı ihmal etmedi. “Şehit olursam birini ağzıma koyacaklar, diğerini size getirecekler” diyerek annesine vasiyette bulundu. O, şehadeti sadece hayal etmedi; yaşadı.
Vurulmadan Önce Komutanına Helallik İstedi
Görev yaptığı üs bölgesinde cuma namazlarını kıldıran, arkadaşlarına vaaz veren Sedat Mekan, son cuma gününde herkesten helallik istedi. Ertesi gün, güdümlü füze saldırısıyla şehit düştü. Olay yerine gelen uzman çavuş, Sedat’ı kucağına aldığında yüzü tanınmayacak haldeydi. Ama bir mucize gerçekleşti: Sedat, işaret parmağını kaldırarak gülümsedi ve şehadet şerbetini içti.
Şehit Olmayı Kıskanırdı
Ailesi, Sedat’ın şehitlere olan hayranlığını her fırsatta dile getirdiğini anlatıyor. “O al bayraklı tabutta gelmek istiyorum” diyen Sedat, Berat Kandili’nin hemen öncesinde şehit oldu. Ertesi gün toprağa verildi. O özel gecede şehit olan Sedat Mekan için ailesi, “Rabbimiz ona beraatini kandilde verdi” diyor.
Rüyalarda Gelen Selam: “Ben Çok Güzel Yerdeyim”
Şehit Sedat Mekan, ailesine defalarca rüyasında göründü. Hacda, Kâbe’de bembeyaz kıyafetler içinde babasına görünüp “Allah sizden razı olsun” dedi. Annesi, oğlunun kokusunu rüyasında hissetti, gölgesini odada gördü, aynadan yansıyan siluetini izledi. Edirnekapı’da mezarı başında da gördü onu: Üzerinde beyaz tişört, yüzünde tebessüm, annesine sadece gülümsüyordu. “Annem ağlamasın, yerim çok güzel” diyerek teselli veriyordu.
Küçük Kardeşinden Büyük Hedef: MSÜ
Şehit Sedat’ın küçük kardeşi, abisinin ardından Milli Savunma Üniversitesi’ne girme hayaliyle büyüyor. “Rüyamda bana dedi ki, bu artık senin kaderin” diyor. Onun izinden giderek, imanlı ve vatansever bir asker olmak istiyor. “Allah yolunda ol, istediğin her şeye ulaşırsın” sözleriyle abisinin vasiyetini kalbinde taşıyor.
“Evlat Acısı Zor Ama Vatansız Yaşanmaz”
Sedat’ın annesi ve babası, onun şehadetini bir gurur vesilesi olarak görüyor. “Biz evlatsız yaşayabiliriz ama vatansız asla” diyorlar. Annesi, nişanlı oğluna sadece ayakkabı alabildiği için üzülse de, onun şehadetiyle gelen manevi mirası kalbinde taşıyor. Aile, “Gerekirse diğer iki oğlumuzu da vatana veririz” diyerek kararlılığını dile getiriyor.
Şehit Sedat Mekan’ın hikâyesi, inanç, sadakat ve vatan aşkının en yalın ve sarsıcı anlatımıdır. O sadece bir asker değil, gönüllere işlenmiş bir kahramandı. Rabbim şehadetini kabul eylesin.













