Verilen Söz Unutuldu, Şehidin Emaneti Rutubete Mahkum Edildi
2016'da Hakkari'de şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Hasan Keleş'in Sakarya'daki ailesine verilen ev sözü 9 yıldır tutulmuyor. Aile, rutubet ve küf içindeki evde zor şartlarda yaşıyor.
Verilen Söz Unutuldu, Şehidin Emaneti Rutubete Mahkum Edildi
YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ / SAKARYA
Hakkari'nin Çukurca ilçesinde 2016 yılında vatan için canını feda eden Jandarma Uzman Çavuş Hasan Keleş’in Sakarya’daki ailesi, 9 yıldır tutulmayan bir sözün ve rutubetin esiri oldu. Şehadetinin ardından yetkililer tarafından verilen yeni ev sözü, geçen dokuz yıla rağmen yerine getirilmezken, şehidin annesi ve babası, küf ve nemle kaplı bir evde, evlatlarının aziz hatırasına yakışmayan koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Bu durum, "vefa" kelimesinin anlamını ve şehit emanetlerine sahip çıkma sorumluluğunu bir kez daha acı bir şekilde sorgulatıyor.
Hakkari'den Sakarya'ya Uzanan Acı: Şehit Hasan Keleş Kimdi?
Jandarma Uzman Çavuş Hasan Keleş, 25 yaşındayken vatan toprağına emanet edilmiş bir kahramandı. Sakarya'nın Karasu ilçesi Tepetarla Mahallesi'nde doğup büyüyen Keleş, vatan sevgisiyle dolu, cesur ve görevine sadık bir asker olarak biliniyordu. Bekar olan ve ailesinin tek erkek evladı olan Hasan Keleş, çevresinde ve silah arkadaşları arasında fedakarlığı ve güler yüzüyle tanınıyordu. Görev yeri olan Hakkari Çukurca'da, terörün en yoğun olduğu bölgelerden birinde korkusuzca hizmet veriyordu.
Tarihler 29 Temmuz 2016'yı gösterdiğinde, Hasan Keleş ve silah arkadaşları, Çukurca-Hakkari karayolunun 15. kilometresindeki Doğanlı bölgesinde yol kontrolü görevini ifa ediyordu. Bu esnada, bölücü terör örgütü PKK mensupları tarafından daha önceden yola döşenen el yapımı patlayıcının (EYP) infilak ettirilmesi ve ardından uzun namlulu silahlarla ateş açılması sonucu çıkan çatışmada ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan kahraman asker, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehadete yürüdü.
Gözyaşları Sel Oldu: On Binler Uğurladı
Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hasan Keleş’in naaşı, Hakkari'de düzenlenen askeri törenin ardından memleketi Sakarya'ya getirildi. Karasu ilçesindeki baba ocağında helallik alınırken gözyaşları sel oldu. Şehidin annesi Cemile Keleş ve babası Yaşar Keleş, tek erkek evlatlarını son yolculuğuna uğurlarken metanetlerini korumaya çalışsalar da acıları her hallerinden okunuyordu. Cenaze törenine, dönemin Sakarya Valisi, milletvekilleri, askeri erkan ve on binlerce vatandaş katıldı. Karasu Merkez Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından şehidin naaşı, Tepetarla Mahalle Mezarlığı'nda dualar ve tekbirlerle toprağa verildi. Cenazede dikkat çeken bir vasiyet bilgisi ya da sıradışı bir olay kamuoyuna yansımadı; ancak on binlerin tek yürek olması, milletin evladına nasıl sahip çıktığının en net göstergesiydi.
Tutulmayan Yemin: 9 Yıllık Mağduriyet ve Cevapsız Sorular
Şehidin cenazesinin ardından acılı aileyi ziyaret eden dönemin devlet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları, ailenin yaşadığı evin sağlıksız koşullarını görerek yeni bir ev yapma sözü verdi. Ancak bu söz, 2016'dan bu yana, yani tam 9 yıldır tutulmadı. Baba Yaşar Keleş ve anne Cemile Keleş, evlatlarının hatıralarıyla birlikte rutubet ve küf kokan duvarlar arasında yaşamaya mahkum edildi. Konuyu yeniden gündeme taşıyan Türkiye İttifakı Partisi Üsküdar İlçe Başkanı Rahman Yıldız, aileyi ziyaret ederek, "Şehidimiz bize emanet! Biz asıl görmemiz gerekenleri ne zaman unuttuk? Ne zaman bu hale geldik?" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Aileye kimin, hangi kurumun tam olarak söz verdiği konusu yıllar içinde belirsizleşse de, verilen sözün devletin ve milletin ortak bir yemini olduğu gerçeği değişmiyor.
Unutulmayan Kahraman: Adı Okullarda ve Kalplerde Yaşıyor
Ailesinin yaşadığı mağduriyete rağmen Şehit Hasan Keleş'in aziz hatırası, isminin verildiği kurumlarla yaşatılmaya devam ediyor. Şehidin adı, memleketi Karasu'da bir imam hatip ortaokuluna verildi. Ayrıca, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler tarafından adına kütüphaneler kuruldu, çeşmeler yaptırıldı. Bu vefa örnekleri, kahramanların milletin kalbinde asla ölmediğini gösterse de, onun en kıymetli emaneti olan anne ve babasının yaşadığı zorluklar, bu tablonun üzerine bir gölge düşürüyor. Devletin ve hayırseverlerin, bu ayıbı bir an önce ortadan kaldırarak aileyi sağlıklı ve huzurlu bir yuvaya kavuşturması bekleniyor.
*
*
*
*
*
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!













