YPG Meşru Muhatap Oluyor mu? Volkan Vural’dan ABD ve Kürt Sorununa Dair Dikkat Çeken Açıklamalar
Emekli Büyükelçi Volkan Vural, YPG'nin geleceği, Kürt sorununun çözümü, ABD-Türkiye ilişkileri ve dış politikanın kurumsal niteliği üzerine dikkat çeken analizlerde bulundu.
YPG Meşru Muhatap Oluyor mu? Volkan Vural’dan ABD ve Kürt Sorununa Dair Dikkat Çeken Açıklamalar
ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE
Kürt Sorununun Çözümü Ademi Merkeziyetçilikten Geçiyor
Emekli Büyükelçi Volkan Vural, Türkiye'nin dış politikası ve Kürt sorununa yaklaşımında radikal sayılabilecek bir çıkış yaptı. Vural’a göre, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na çekincesiz uyum sağlanması, Türkiye’nin bütünlüğüne zarar değil, fayda sağlar. Terörden arındırılmış bir YPG’nin de zamanla Ankara açısından meşru bir muhatap haline gelebileceğini savunuyor.
"Terörden Arındırılmış Bir YPG Türkiye'yi Tehdit Etmez"
Vural, geçmişte terör örgütü sayılan Barzani hareketinin bugün Türkiye ile yakın ekonomik ilişkiler kurduğunu hatırlatarak, benzer bir dönüşümün YPG için de mümkün olduğunu dile getiriyor. YPG'nin PKK ile bağı koparıldığında, Ankara için meşru bir aktöre dönüşmesinin Türkiye'nin çıkarlarına zarar vermeyeceğini düşünüyor.
ABD, Türkiye'ye “Suriye’de Patron Biziz” Mesajı Veriyor
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın son çıkışlarını da değerlendiren Vural, “Bize ayar vermek istiyorlar” diyor. Barrack’ın Suriye’de üç ülkenin şirketleriyle kurduğu konsorsiyumla doğalgaz anlaşması yapması ve ardından yaptığı "Ya misafir listesindesiniz ya da menüde" paylaşımı, Vural’a göre doğrudan bir uyarı niteliğinde.
"ABD Zayıf Değil, Uyumluluk Gösteren Türkiye İster"
Vural, yaygın kanaatin aksine, ABD'nin Türkiye'de zayıf değil, güçlü ama Batı ile çatışmayan bir hükümet görmek istediğini belirtiyor. “Yatırım yapılabilir, öngörülebilir ve işbirliğine açık bir Türkiye onların idealidir” diyor.
Bahçeli’nin Yön Değişimi: İttifak Stratejisi mi, Gerçekleşen Farkındalık mı?
1990’ların başında anayasa değişikliklerine karşı çıkan MHP’nin bugün Öcalan üzerinden yürüyen süreçte aktif rol almasını da değerlendiren Vural, iki ihtimali öne çıkarıyor: “Ya Devlet Bahçeli olgunlaştı, ya da bu tamamen iktidar stratejisiyle ilgili.”
Avrupa Yerel Yönetimler Şartı ile Kürt Sorunu Çözülebilir
Türkiye'nin yıllardır çekince koyduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın uygulanmasının, Kürt vatandaşların aidiyet duygusunu artıracağını belirten Vural, “Ademi merkeziyetçilik Türkiye'yi zayıflatmaz, güçlendirir” diyor.
Erdoğan’ın İlk Dönemlerinde Dinlemeye Açık Bir Lider Olduğunu Gördüm
Volkan Vural, Erdoğan'ın ilk döneminde bürokratların görüşlerini dikkate aldığını belirtiyor. “2004 AB Zirvesi’nde uçağını hazırlatıyordu, ‘Bekle’ dedim, dinledi. Sonra çözüm bulundu” diyerek geçmişteki işbirliğine dayalı anlayışı vurguluyor.
AB Defteri Fiilen Kapandı
Vural’a göre Türkiye, artık Kopenhag Kriterleri'ni karşılamaktan çok uzak. AB üyeliği konusu artık ne Avrupa ne de Türkiye için öncelik değil. “Şu an Türkiye’nin AB üyeliği teknik olarak değil ama fiilen kapanmış bir defterdir” diyor.
Denktaş’ın Zirvelere Katılmamasıyla Kıbrıs Fırsatı Kaçtı
Kıbrıs meselesinde Annan Planı sürecinde Denktaş’ın önemli zirvelere katılmayarak süreci kilitlediğini belirten Vural, bu durumun AB içinde Rum tarafına avantaj sağladığını, Türkiye’nin ise pasif kaldığını belirtiyor.
Türkiye’nin Geleceği İçin Uyarı: Siyasi Gerçekçilik ve Güçlü Devlet Aklı
Volkan Vural’a göre Türkiye’nin uluslararası arenada gücünü yeniden inşa etmesi için siyasi gerçekçiliğe, kurumsal devlete ve dış politikada uzman kadrolara ihtiyaç var. “Sadece lidere endeksli bir diplomasi Türkiye’yi dış dünyada yalnızlaştırır” diyerek net bir uyarıda bulunuyor.













