Ahıska Türkleri vatandaşlık krizinde DATÜB dosyası: Aydın Mehmet’ten şok iddialar

Ahıska Türkleri Konseyi Başkanı Aydın Mehmet, DATÜB’ün 7 bin Ahıskalının vatandaşlık sürecini engellediğini ve şahsi husumetler uğruna milli davaya zarar verdiğini iddia etti.

Ahıska Türkleri vatandaşlık krizinde DATÜB dosyası: Aydın Mehmet’ten şok iddialar

Şehitler Ölmez / Türkiye

AHISKA TÜRKLERİNDE "VATANDAŞLIK" SAVAŞI VE DATÜB DOSYASI: 

AYDIN MEHMET’TEN TARİHİ İTİRAFLAR

ÖZET:

ANKARA / TÜRKİYE — Ahıska Türkleri toplumu, son yılların en büyük siyasi kriziyle karşı karşıya. Ahıska Türkleri Konseyi Başkanı Aydın Mehmet, yayınladığı kapsamlı analiz videosunda, Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Başkanı Ziyatdin Kassanov ve yönetimini ağır suçlamalarla hedef aldı. Vatandaşlık süreçlerinin engellenmesi, hapisle tehdit, iftira kampanyaları ve Gürcistan ziyaretine yönelik "sabotaj" iddiaları, Ahıska davasında yeni bir dönemin kapılarını araladı.


1. Giriş: "Bakanların Makam Odalarını Tekmeleyen" Zihniyet ve Özeleştiri

Ahıska Türkleri, tarih boyunca sürgünler ve baskılarla mücadele etmiş vakur bir toplumdur. Ancak 2026 yılına gelindiğinde, bu toplumun içindeki STK çekişmeleri, bireysel hakların ve milli davanın önüne geçmiş durumda. Aydın Mehmet’in açıklamaları, özellikle DATÜB yöneticilerinin Türkiye’deki bürokratik kapıları "tekmeyle açtıklarına" dair iddialar ve sonrasında bu tutumun devlet nezaketine aykırı düşmesiyle başlıyor. Analizimizde, bu kokuşmuşluğun topluma maliyeti mercek altına alınıyor.

2. Vatandaşlık Dosyası: 7 Bin Başvuru Neden Donduruldu?

Aydın Mehmet’in en sarsıcı iddiası, Amerika’da yaşayan Ahıska Türklerinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı alma sürecine DATÜB’ün doğrudan müdahale ederek süreci durdurduğu yönündedir.

  • Bürokratik Sabotaj İddiası: İlk etapta 1250 kişinin vatandaşlık almasının ardından, ikinci etapta yaklaşık 7 bin kişilik bir liste hazırlanmıştır. Ancak Mehmet’in iddiasına göre, DATÜB yönetimi Dışişleri Bakanlığı’na "Aydın Mehmet kötü biridir, onun getirdiği dosyaları kabul etmeyin" şeklinde asılsız yazılar göndererek süreci kilitlemiştir.

  • Seçimlerde Oy Kaybı: Bu engelleme sadece bir hak kaybı değil, aynı zamanda 2023 seçimlerinde binlerce Ahıska Türkünün vatandaşlık alamadığı için oy kullanamamasına yol açmıştır. Mehmet, "Vatandaşlık alınması için bakanlara WhatsApp üzerinden adeta yalvardım, ancak DATÜB’ün Dışişleri üzerinden kurduğu baskı, Nüfus Müdürlüğü’nün elini kolunu bağladı" demiştir.

3. Gürcistan Ziyareti ve "İçeriden Gelen" İstihbarat Elemanı

Nisan 2023’te Gürcistan’a (Tiflis) giden heyetin, Gürcistan hükümetine sunduğu rehabilitasyon ve dönüş raporu, DATÜB kanadında büyük bir rahatsızlık yaratmıştır.

  • Aksa'da Engelleme Girişimi: Aydın Mehmet, Tiflis görüşmeleri sürerken DATÜB tarafından görevlendirilen bir ismin (İsmail Ahmet) apar topar Gürcistan'a geldiğini, pasaport kontrol noktalarında ellerinde isim listeleriyle kendilerini engellemeye çalıştıklarını iddia etmektedir.

  • Kimlik Siyaseti: Görüşmelerde "Sizleri Türk olarak kabul ediyorlar mı?" sorusuna yanıt veren Mehmet, resmi yazışmalarda "Ahıska Türkleri" ifadesinin Gürcistan makamları tarafından kabul edildiğini belgeleyerek, DATÜB’ün "sadece biz varsak kapılar açılır" tekelini kırdığını vurgulamaktadır.

4. İftira ve Mahkeme Kararları: "Cami Parası" Yalanı

Yıllardır Aydın Mehmet’e yönelik en büyük saldırı noktası olan "Cami yardımlarını çaldı" iddiası, mahkeme süreciyle yeni bir boyut kazanmıştır.

  • 25 Bin Dolarlık Şahsi Borç Krizi: Mehmet, Ziyatdin Kassanov’un kendisine olan şahsi borcunu DATÜB’ün kurumsal hesabından ödediğini, sonra da bu ödemeyi "Cami parası" gibi göstererek iftira attığını ileri sürmektedir.

  • ABD’deki Tazminat Davası: DATÜB’ün 150 bin dolarlık hırsızlık iddiasıyla başlattığı kampanya, ABD mahkemelerinde sadece 10 bin dolarlık bir "hakaret" davasına dönüşmüştür. Mehmet, "Madem 150 bin dolar çaldım, neden mahkemeye 10 bin dolarlık sembolik bir dava açtınız? Çünkü ortada belge yok, sadece çamur atma var" diyerek bu durumu "korkaklık" olarak nitelendirmiştir.

5. Türkiye'ye Giriş Yasağı ve Dışişleri Bakanlığı Eleştirisi

Aydın Mehmet, 2019 Aralık ayında DATÜB’ün organize ettiği bir kurultaya katılamaması için kendisine Türkiye’ye giriş yasağı koydurulduğunu iddia etmiştir.

  • Bakanlığa Sitem: Mehmet, dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na seslenerek; "Amerika’da Ermeni lobisine karşı 1477 okulda sözde soykırım yalanını engelleyen, YPG/PKK protestolarında en önde bayrak taşıyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kentucky ziyaretinde en görkemli karşılamayı yapan bir Ahıskalıya, sadece DATÜB Başkanı istedi diye nasıl yasak koyarsınız?" sorusunu yöneltmiştir.

  • Milli Davanın Şahsileşmesi: Giriş yasağının stratejik bir hamle olduğunu savunan Mehmet, yasağın kaldırılması için ABD Elçiliği'ni devreye sokmadığını, çünkü "Türkiye düşmanı" olarak yaftalanmak istemediğini, sabırla hukuk yolunu beklediğini ifade etmiştir.

6. Ramil Hüseyinağa ve Yeni Yol Grubu: Tehditlere Karşı Duruş

Analize eklenen notlar doğrultusunda, DATÜB’ün sadece dışarıdaki rakiplerini değil, kendi içindeki muhalif sesleri de "başın kopar" gibi ifadelerle tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Ramil Hüseyinağa, DATÜB’ün Ahıskalıların lehine olan projeleri sabotaj ettiğini belirtirken, Aydın Mehmet de Hüseyinağa’ya yapılan haksızlıklara karşı sessiz kalmayacağını ilan etmiştir. Bu durum, Ahıska diasporasında DATÜB’e karşı "Yeni Yol" ve diğer bağımsız grupların birleşme sinyali olarak okunmaktadır.

7. Sonuç ve Değerlendirme: Ahıska Türklerinin Kaderi Bir Kişinin Elinde mi?

Aydın Mehmet’in açıklamaları, Ahıska Türkleri davasının bir STK’nın "şahsi mülkü" haline getirildiğini ve devlet imkanlarının rakip eleme aracı olarak kullanıldığını göstermektedir.

Analitik Çıkarımlar:

  1. Güç Zehirlenmesi: DATÜB yönetiminin "bakan kapılarını tekmeyle açıyoruz" ifadesi, devlet hiyerarşisine ve Ahıska asaletine verilmiş bir zarardır.

  2. Vatandaşlık Mağduriyeti: Şahsi husumetler uğruna 7 bin kişinin vatandaşlık hakkının engellenmesi, vatana ihanetle eşdeğer bir toplumsal suçtur.

  3. Hukukun Üstünlüğü: ABD mahkemelerindeki belgeler ve Türkiye’deki mahkeme süreçleri, iftira kampanyalarının çöktüğünü göstermektedir.

Ahıska Türkleri toplumunun bekası; şahıslara bağlı "liderlik" kültünden kurtulup, kurumsal, şeffaf ve sadece milletin çıkarını gözeten bir yapıya kavuşmaktan geçmektedir. Aydın Mehmet'in bu çıkışı, yıllardır süregelen "sessizlik sarmalını" kırmış ve gerçeklerin gün yüzüne çıkması için bir meşale yakmıştır.

www.sehitlerolmez.com