Almanya nüfusu hızla eriyor: Doğum oranlarında tarihi düşüş
Almanya'da doğum oranı kadın başına 1,35'e gerilerken, 2025 sonu itibarıyla nüfus 83,5 milyona düştü; uzmanlar göçün bu erimeyi durdurmaya yetmeyeceği uyarısında bulunuyor.
AHMET TAŞ | ŞEHİTLER ÖLMEZ
ANKARA, TÜRKİYE — Alman Federal İstatistik Dairesi, 2025 yılı sonu itibarıyla ülke nüfusunun bir önceki yıla göre 100 bin kişi azalarak 83,5 milyona gerilediğini ve kadın başına düşen çocuk sayısının kritik eşiğin çok altına indiğini açıkladı.
Ülkede nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,1’lik doğum oranı yerine, güncel rakamlar kadın başına 1,35 çocuk seviyesine kadar düştü. 2025 yılında dünyaya gelen çocuk sayısı, bir önceki yıla göre 27 binlik bir kayıpla 650 bine gerilerken, uzmanlar yaşanan bu demografik erimenin arkasında ekonomik belirsizlikler ve sosyal sistem üzerindeki baskıların yattığını belirtiyor.
Geçim sıkıntısı ve çoklu krizler çocuk arzusunu engelliyor
Nüfus Araştırmaları Enstitüsü Direktörü C. Katharina Spieß, toplumda aile kurma isteğinin hâlâ güçlü olduğunu ancak ekonomik kaygıların bu arzunun önüne geçtiğini ifade etti. Spieß’e göre, 19-29 yaş grubundaki bireylerin anketlerdeki beyanlarına göre doğum oranının aslında 2,4 olması gerekiyor; fakat "güvende olma hissi" krizler nedeniyle ortadan kalkmış durumda.
Yükselen kiralar, konut bulma sıkıntısı ve yetersiz çocuk bakım imkânları, potansiyel ebeveynleri çocuk yapma kararından uzaklaştırıyor. Avrupa'nın en büyük ekonomisinde, çocuk sahibi olmanın maddi bir yoksulluk riski olarak görülmeye başlandığını belirten uzmanlar, çalışma saatlerini azaltmak zorunda kalan ebeveynlerin gelir kaybından korktuğunu aktarıyor.
Yaşlanan nüfus ve sosyal güvenlik sisteminin çıkmazı
Federal İstatistik Dairesi Nüfus Bölümü Başkanı Karsten Lummer, nüfusun sadece azalmadığını, aynı zamanda hızla yaşlandığını vurguladı. 1960'lı yıllarda doğan ve "baby boomer" olarak adlandırılan neslin emekliliğe ayrılmasıyla birlikte denge bozuldu. Lummer, güncel verilerle çalışma yaşındaki 100 kişiye karşılık 33 emekli düştüğüne dikkat çekti.
Yapılan hesaplamalara göre 2035 yılında Almanya'daki her dört kişiden biri 67 yaş ve üzerinde olacak. 80 yaş üstü nüfusun ise 2050 yılına kadar 6 milyondan 9 milyona çıkması bekleniyor. Bu durum, sosyal güvenlik ve sağlık sisteminin sınırlarına dayanmasına neden oluyor. Dresden ifo Enstitüsü'nden iktisatçı Joachim Ragnitz, sağlık ve bakım alanındaki uzun vadeli kararların bu demografik gerçekler ışığında yeniden şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.
Göç dalgaları nüfus erimesini telafi edemiyor
Almanya, 1990’lardan bu yana dışarıdan gelen göçle nüfusunu 11 milyon kişi artırmasına rağmen, son veriler göçün artık nüfus erimesini durdurmaya yetmediğini gösteriyor. Uzmanlar, göçmenlerin istihdam piyasasına entegrasyonunda yaşanan aksaklıkların ekonomik verimliliği düşürdüğü görüşünde.
Alman hükümetine danışmanlık yapan Martin Werding, diplomaların tanınma süreçlerinin yavaşlığını ve bürokratik engelleri eleştirdi. Verilere göre 2015-2016 yıllarında gelen göçmenlerin üçte ikisi çalışırken, 2022 sonrası gelen Ukraynalı göçmenlerde istihdam oranı yalnızca %31 seviyesinde kalıyor. Nüfus araştırmacısı Spieß, Ukraynalıların %42'sinin kalıcı olmayı düşündüğünü ancak gençlerin çoğunun Almanya’da kalma konusunda kararsız olduğunu belirtti.
Tek umut yaşlıların dinç kalması
Federal İstatistik Dairesi’nin 2070 yılına kadar süren projeksiyonları, Almanya nüfusunun %10 oranında azalacağını öngörüyor. Karsten Lummer, sosyal sistemin hâlâ doğum oranları yüksekmiş gibi kurgulandığını ancak mevcut yapının artık sürdürülemez olduğunu belirtti.
Lummer'e göre, bu karanlık tabloda en büyük umut kaynağı, tıptaki ilerlemeler sayesinde yaşlı nüfusun mümkün olduğunca uzun süre sağlıklı ve dinç kalabilmesi. Uzmanlar, gelecekteki bakım personeli ihtiyacının 2049 yılında iki kattan fazla artarak 690 bine çıkacağını öngörüyor ve bu yükü hafifletmek için sağlıklı yaşam tarzı tavsiyelerini şimdiden gündeme taşıyor.













