İran nüfus yapısı: Çok uluslu bir devletin etnik mozaiği

Ekonomik kriz ve protestolarla sarsılan İran, Farslar, Azerbaycan Türkleri, Kürtler ve Beluçlar gibi farklı etnik ve dini gruplardan oluşan mozaik bir nüfus yapısına sahip.

İran nüfus yapısı: Çok uluslu bir devletin etnik mozaiği

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

TAHRAN, İRAN — İran, son dönemde derinleşen ekonomik kriz ve rejim karşıtı protestolarla sarsılırken, yaklaşık 92 milyonluk nüfusunun Farslar, Azerbaycan Türkleri ve Kürtler gibi çok sayıda farklı etnik gruptan oluşan mozaik yapısı dikkat çekiyor.

Ülkedeki toplumsal huzursuzlukların merkezinde yer alan etnik çeşitlilik, Tahran yönetiminin hem iç hem de dış politikasını şekillendiren temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Resmi verilere göre, son dönemdeki protestolarda 3 bin 117 kişi hayatını kaybederken, yaşanan istikrarsızlık son 30 yılda ülke içinde 30 milyona yakın kişinin yer değiştirmesine neden oldu.

Farslar ve Şiiliğin Tarihsel Rolü

İran, uzun bir ortak geçmişi paylaşan çok sayıda halktan oluşan çok etnili bir devlet yapısına sahiptir. Yedinci yüzyıldaki Arap fetihlerinin ardından İslam dini kabul edilse de, halk Farsça dilini koruyarak kimliğini muhafaza etmiştir. 16. yüzyılda Safevi Hanedanı tarafından "On İki İmam Şiiliğinin" devlet dini ilan edilmesi, İran'ı Sünni ağırlıklı Osmanlı İmparatorluğu'ndan bilinçli bir biçimde ayrıştırmıştır.

Bugün nüfusun yaklaşık yüzde 5 ila 10'unu oluşturan Sünni azınlık, ağırlıklı olarak sınır bölgelerinde; Kürt, Beluç ve Türkmen coğrafyalarında yaşamaktadır. Modern ulusal kimliği teşvik etmek amacıyla 1935 yılında devletin adı resmen "İran" olarak değiştirilmiştir.

Siyasi Temsil ve İç Çatışma Hatları

İran'daki siyasi sistem, etnik kökenin ötesinde İslam Cumhuriyeti'ne ideolojik olarak sadık kesimler tarafından yürütülmektedir. Devletin üst kademelerinde farklı etnik kökenlerden isimler yer almaktadır; örneğin dini lider Ayetullah Ali Hamaney Azerbaycan Türkü, mevcut Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise yarı Kürt yarı Azerbaycan Türkü kökenlidir.

Ancak, özellikle sınır bölgelerinde yaşayan azınlık gruplar, on yıllardır sistematik olarak dezavantajlı konuma itildiklerini savunmaktadır. Tahran yönetimi ise Kürt ve Azeri bölgelerindeki huzursuzlukları sık sık "dış güçlerin desteklediği ayrılıkçı faaliyetler" olarak nitelendirmektedir.

Kürt Bölgeleri ve Özerklik Talepleri

İran'da sayıları 9 ila 12 milyon arasında olduğu tahmin edilen Kürtler, ülkenin en önemli etnik gruplarından biridir. 1946'da kurulan ve kısa ömürlü olan Mahabad Kürt Cumhuriyeti, bugün bile bölgedeki bağımsızlık arayışlarına ilham vermeye devam etmektedir.

2022 yılında Mahsa Jina Amini'nin ölümüyle başlayan protestoların Kürt bölgelerinde hızla yayılması, Tahran'ın bu bölgelerdeki güvenlik politikalarını sertleştirmesine neden olmuştur. Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki huzursuzluklar karşısında İran, sınır güvenliği gerekçesiyle komşu ülkelerle iş birliği yapmaktadır.

Azerbaycan Türkleri ve Sınır Ötesi İlişkiler

İran'ın kuzeybatısında yaşayan Azerbaycan Türklerinin sayısının yaklaşık 18 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Tahran, özellikle bağımsız Azerbaycan devleti ile olan ilişkiler ve Bakü-İsrail yakınlaşması nedeniyle bu bölgedeki milliyetçi akımları yakından takip etmektedir.

Bölgede bağımsız bir "Güney Azerbaycan" hedefleyen grupların varlığı, merkezi yönetim için önemli bir güvenlik endişesi teşkil etmektedir. Aynı zamanda Azerbaycan Türkleri, Tahran bürokrasisinde ve ekonomisinde en etkili azınlık grubu olarak bilinmektedir.

Belucistan: Yoksulluk ve İdamların Gölgesinde

Ülkenin güneydoğusundaki Sistan ve Belucistan eyaletinde yaşayan yaklaşık üç milyon Sünni Beluç, İran'ın en yoksul kesimini oluşturmaktadır. Bölge halkının büyük bir kısmı geçimini kaçakçılıkla sağlamakta, bu durum ise uyuşturucu bağlantılı suçlardan verilen idam cezalarının Belucistan'da çok yüksek olmasına yol açmaktadır.

2024 yılında İran'da belgelenen 975 infazın yarısından fazlasının uyuşturucu bağlantılı mahkumiyetlere dayanması, insan hakları örgütlerinin tepkisini çekmektedir. "Kadın, Yaşam, Özgürlük" eylemlerinin merkezi haline gelen eyalet başkenti Zahidan, devlet baskısının ve toplumsal öfkenin en yoğun hissedildiği bölgelerin başında gelmektedir.

www.sehitlerolmez.com