AP'den Türkiye'ye vize serbestisi çağrısı: Engelleri giderin
Avrupa Parlamentosu, hazırlanan yeni Türkiye Raporu taslağında Ankara’ya vize serbestisi için kalan 6 kriteri yerine getirme ve somut adım atma çağrısı yaptı.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
BRÜKSEL, BELÇİKA — Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan Türkiye Raporu taslağı, AP Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) kapsamlı şekilde ele alındı. Taslak belgede, Türk vatandaşlarının uzun süredir beklediği vize muafiyeti süreciyle ilgili Ankara'ya kritik bir çağrı yapılarak, diyaloğun önündeki engellerin kaldırılması istendi.
Hazırlanan 11 sayfalık taslak rapor, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği hedefindeki eksiklikleri ve demokratik gerileme endişelerini mercek altına alırken, stratejik ortaklık ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi hayati başlıkları da içeriyor. AP, vize serbestisinde adım atması gereken tarafın Türkiye olduğu çizgisini koruyarak, hükümeti vize diyaloğunun yeniden başlatılmasına mani olan kalan engelleri gidermeye davet etti.
Vize muafiyeti için bekleyen son altı kriter
Türk vatandaşlarına vize muafiyeti sağlanmasına ilişkin süreç, Türkiye'nin onay verdiği 72 kriterden altısının 13 yıldır yerine getirilmemesi nedeniyle ilerleme kaydedemiyor. Ankara, kalan kriterler üzerindeki çalışmaların sürdüğünü belirtse de AB kanadı somut bir değişim beklentisini yineliyor. Taslak raporda vize serbestisi için Türkiye'nin karşılaması gereken son altı kriter şu şekilde sıralandı:
-
Terörle mücadele yasasında değişiklik: Mevcut yasaların Avrupa standartlarına uygun şekilde güncellenmesi.
-
Europol iş birliği: AB Polis Örgütü ile operasyonel iş birliği anlaşmasının imzalanması.
-
Yolsuzlukla mücadele: Avrupa Konseyi bünyesindeki GRECO'nun önerilerinin tam olarak uygulanması.
-
Kişisel verilerin korunması: Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin AB standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi.
-
Yargısal iş birliği: Suç bağlantılı konularda tüm AB üyesi devletlerle tam iş birliğine gidilmesi.
-
Geri Kabul Anlaşması: Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB'ye geçen kişilerin iadesine ilişkin anlaşmanın tüm unsurlarıyla işletilmesi.
Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, bu kriterlerin başarıyla tamamlanması halinde tüm Türk pasaportu sahiplerinin diğer aday ülkeler gibi vizesiz seyahat hakkına kavuşabileceğini ifade etmişti.
Üyelik süreci ve demokratik gerileme endişeleri
AP, Türk hükümetinin AB üyeliğine bağlılığını yinelemesine rağmen, katılım sürecini doğrudan etkileyen hukuki ve demokratik eksikliklerin giderilmediği görüşünde. Sanchez Amor, komisyon oturumunda yaptığı konuşmada, ülkenin katılım sürecinde ilerlediğini söylemeyi çok istediğini ancak mevcut durumun buna izin vermediğini belirtti. Raporda, söylemlerin eyleme geçmesi gerektiği vurgulanırken, hukukun üstünlüğü ve temel özgürlükler alanındaki "erozyon" karşısında diğer AB kurumlarının sessiz kalmasından duyulan endişe de metne yansıdı.
Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına yönelik eleştirilerin yoğunlaştığı belgede; Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmaması, muhalif siyasetçilerin tutuklanması ve medyaya yönelik baskılar temel sorun alanları olarak gösterildi. Gazetecilere yönelik kovuşturmalar, sansür ve taciz iddialarının yanı sıra kadın hakları ve LGBTİ+ bireylerin korunmasındaki eksiklikler de raporda eleştiri konusu yapıldı.
Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve şartlı iş birliği
Türkiye'nin AB üyeliği süreci 2018'den bu yana fiilen durmuş olsa da AP, karşılıklı stratejik çıkarlar doğrultusunda iş birliğinin derinleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu bağlamda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi (modernizasyonu) taslak rapora olumlu bir hedef olarak yansıdı. Ancak AP, bu güncellenmenin ancak belirli şartlar altında onaylanabileceğini vurguluyor.
Belgeye göre, gümrük birliğinin modernizasyonu süreci; insan haklarına saygı, temel özgürlüklerin korunması, uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri gibi güçlü şartlara dayandırılmalı. Jeopolitik konjonktür gereği daha yakın ve dinamik bir stratejik ortaklık için çalışılması istense de bu sürecin demokratik reformlardan bağımsız düşünülmediği kaydedildi.
Bölgesel diyalog ve mülteci meselesine takdir
Taslak raporda eleştirilerin yanı sıra bazı olumlu değerlendirmelere de yer verildi. Hükümetin "Terörsüz Türkiye" adı verdiği süreç ve bu yöndeki çabalar AP tarafından takdirle karşılandı. Ayrıca süregelen makroekonomik istikrar programı ve reform çabalarından duyulan memnuniyet dile getirildi.
Türkiye'nin yaklaşık 2,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor olması, önceki yıllarda olduğu gibi bu belgede de olumlu bir vurgu olarak yer buldu. Dış politika başlığında ise özellikle Yunanistan ile sürdürülen diyaloğun devam etmesi memnuniyetle karşılanırken, Kıbrıs meselesinde iki toplumlu ve iki bölgeli federasyon çözümüne verilen destek yinelendi.
AFET oturumunda ele alınan bu taslak raporun ilerleyen tarihlerde oylanması ve genel kurul aşamasına geçilmesi bekleniyor. Geçmiş tecrübeler, genel kurul aşamasında rapora çok sayıda değişiklik önergesi verilebileceğini ve bu önergelerin metni daha olumsuz bir noktaya taşıyabileceğini gösteriyor.













