Fidan’ın İtirafları ve Tarihi Fiyaskolar: 17-25 Aralık ve 15 Temmuz Gerçekleri Meclis Gündeminde!
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın MİT dönemindeki güvenlik zafiyetleri ve son Kıbrıs seçim şoku gündemde. Fidan'ın 17-25 Aralık ve 15 Temmuz gibi kritik anlarda bilgi akışını ve önleyici eylemleri Cumhurbaşkanı'nın eniştesinden darbe haberini öğrenmesiyle çelişirken, muhalefet bu dönemi "fiyaskolar zinciri" olarak nitelendiriyor.
Fidan’ın İtirafları ve Tarihi Fiyaskolar: 17-25 Aralık ve 15 Temmuz Gerçekleri Meclis Gündeminde!
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ülke TV’deki mülakatında, MİT Başkanlığı döneminde Başbakan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 7/24 meşgul ettiğini ve her bilgiyi anında ilettiğini iddia etmesi, muhalif çevrelerin sert tepkisine neden oldu. Özellikle 17-25 Aralık operasyonları ve 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin önlenememesi gibi kritik anlarda Fidan’ın rolü, eski iddialar ışığında yeniden sorgulanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbeyi eniştesinden öğrendiği gerçeği ışığında, Fidan’ın “her şeyi ilettim” iddiasının inandırıcılığı masaya yatırıldı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son dönemde verdiği mülakatlar, onun MİT Müsteşarlığı dönemine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temposuna yetişmek için gece gündüz çalıştığını ve kendisinin dahi çok sık arandığını belirtirken, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na bilgi akışının kesintisiz olduğunu savundu. Ancak bu iddia, özellikle 17-25 Aralık ve 15 Temmuz gibi ülkenin kaderini belirleyen olaylardaki MİT’in rolü ve Fidan’ın konumuyla çelişiyor.
17-25 Aralık ve Albayrak Kumpası: Engellenmeyen Siyasal Darbe Girişimi
Hakan Fidan’ın, MİT Başkanı olduğu dönemde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a siyasi kumpas kurulması ve bu kumpasla iktidarı yıkma girişiminin engellenmemesi, güvenlik zafiyetinin en büyük göstergelerinden biri olarak görülüyor. Fidan’ın, istihbaratın başındaki isim olarak, böylesine açık bir siyasi saldırıyı önleyememesi veya zamanında üst makamlara iletememesi, eleştirilerin odak noktası olmaya devam ediyor.
15 Temmuz Fiyaskosu: "Erdoğan Neden Eniştesinden Öğrendi?"
En büyük güvenlik ihmali olarak nitelendirilen 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’nin önceden haber alınamaması ve engellenememesi, yüzlerce şehidin verilmesine neden oldu. Bu olayın en utanç verici detaylarından biri de, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın darbe gecesi MİT Başkanı Hakan Fidan’a ulaşamaması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat darbeyi eniştesinden öğrenmiş olmasıdır.
Fidan’ın, Bakan sıfatıyla dahi yaptığı açıklamalarda her küçük bilginin dahi iletildiğini iddia etmesi, akla şu soruyu getiriyor: Eğer MİT Başkanı olarak tüm bilgileri anlık iletiyorsa, 15 Temmuz gibi kritik bir kalkışmanın önlenememesi nasıl açıklanacak? Bu durum, "Bilgi iletiyorum" iddiası ile "Bilgiyi önleyici eyleme dönüştüre medim" gerçeği arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor.
MİT Tırları ve İtibar Kaybı Süreci
Hakan Fidan döneminde yaşanan ve MİT’in itibarını derinden sarsan bir diğer olay da MİT Tırları’nın deşifre edilmesiydi. Bu operasyon, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin küresel anlamda suçlu konuma düşürülmesine neden olmuş, milli güvenliğe doğrudan darbe vurmuştur.
Ayrıca, FETÖ operasyonu adı altında yürütülen bazı süreçlerde, örgütün mali kaynaklarına aktarım yapılması veya vatanseverlerin hedef alınması gibi uygulamaların da Fidan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiği iddiaları, MİT’in itibarsızlaştırılmasının temelini oluşturmuştur. Bilal Erdoğan’ı hedef alan operasyonlara karşı sessiz kalınması da bu iddiaları güçlendirmektedir.
Diplomasi ve KKTC’de Yaşanan Şoklar
Fidan’ın Dışişleri Bakanlığı dönemindeki performansı da eleştirilerden muaf değil. En son Kıbrıs’taki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CTP lideri Erhürman’ın beklenmedik zaferi, Ankara’da şok etkisi yarattı ve MHP liderinin dahi "seçimi tanımama" noktasına gelmesine neden oldu. Bu durum, Fidan’ın Dışişleri Bakanlığı’nda kaldığı sürece Türkiye’nin diplomatik şoklar yaşamaya devam edeceği endişesini pekiştirdi.
Ukrayna’da Türk bayrağının indirilmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraflarının yerlerinden sökülüp atılması gibi olaylar da kabul edilemez diplomatik fiyaskolar olarak değerlendirilirken, Fidan’ın bu süreçlerdeki rolü, Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarının sarsılmasına katkıda bulunduğu yönündeki eleştirileri artırıyor.
Tüm bu olaylar zinciri, Hakan Fidan’ın devletin en kritik kurumlarında görev aldığı dönemlerin, Türkiye’nin içeride ve dışarıda büyük kazanımlar elde ederken aynı zamanda ardı arkası kesilmeyen güvenlik ve itibar kayıpları yaşadığı bir dönem olarak tarihe geçtiğini göstermektedir.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!













