Hristodulidis: İngiliz üslerinin geleceği Ortadoğu krizinden sonra görüşülecek
Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Ortadoğu'daki çatışmaların ardından İngiltere ile adadaki askeri üslerin statüsünü görüşmek istediğini açıkladı.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
BRÜKSEL, BELÇİKA — Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Ortadoğu'da devam eden savaşın sona ermesinin ardından, adada bulunan İngiliz askeri üslerinin geleceğini ve mevcut statüsünü Londra yönetimiyle masaya yatırmak istediğini duyurdu.
İran savaşının patlak vermesi ve adadaki İngiliz Ağrotur (Akrotiri) üssünün insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınmasının ardından Kıbrıs'ta yükselen toplumsal tepkiler, Rum liderin üzerindeki siyasi baskıyı giderek artırıyor. Hristodulidis'in bu açıklaması, adadaki sömürge dönemi kalıntılarının geleceğine dair tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı.
Sömürge döneminin kalıntısı üsler
DW Türkçe'nin haberine göre, Brüksel'de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hristodulidis, Kıbrıs'ın İngiliz üslerine sömürge döneminin bir sonucu olarak ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Üslerin geleceğine dair izleyeceği diplomasi trafiğine değinen Rum lider, şu ifadeleri kullandı:
"Ortadoğu'daki bu durum sona erdiğinde, İngiltere hükümetiyle açık ve dürüst bir görüşme yapacağım. İngiliz üslerinin statüsü ile geleceğini tartışmak istiyorum."
Hristodulidis, İngiltere'nin bu üslerden tamamen çekilmesini isteyip istemediği yönündeki sorulara net bir yanıt vermekten kaçınırken, konuyu kamuoyu önünde müzakere etmeyeceğini vurguladı. Üslerin bulunduğu bölgelerdeki sivil halkın durumuna da dikkat çeken Cumhurbaşkanı, "İngiliz üslerinde 10 bini aşkın Kıbrıslı vatandaş var, onlara karşı sorumluluğumuz var" şeklinde konuştu.
İHA saldırısı ve artan toplumsal tepki
Kıbrıs'ta İngiliz üslerine yönelik tartışmalar, İran savaşının bölgeye yayılmasıyla birlikte daha da alevlendi. Özellikle stratejik öneme sahip İngiliz Ağrotur üssünün geçtiğimiz günlerde bir İHA saldırısına hedef olması, adadaki güvenlik endişelerini zirveye taşıdı.
Saldırının ardından sokağa dökülen Kıbrıslı Rumlar, geniş çaplı protesto gösterileri düzenleyerek adanın savaşa sürüklenmemesi için İngiliz üslerinin derhal tasfiye edilmesini talep etti. Halktan gelen bu yoğun baskı karşısında zorlanan Hristodulidis, geçtiğimiz hafta da benzer bir açıklama yaparak Ortadoğu krizinin ardından üslerin geleceğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve "her şey ihtimal dahilinde" diyerek açık kapı bırakmıştı.
Stratejik önem ve tarihsel arka plan
İngiltere, 1960 yılında Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanımasını öngören antlaşmalar kapsamında, adanın güneyinde yer alan Ağrotur ve doğusunda bulunan Dikelya (Dhekelia) askeri üslerinin egemenliğini elinde tutmaya devam etti.
Hukuken "İngiliz Denizaşırı Toprağı" statüsünde kabul edilen bu tesisler, Doğu Akdeniz'deki ve Orta Doğu'daki gelişmelere anında müdahale imkanı sağlaması nedeniyle Londra yönetimi açısından hayati bir stratejik öneme sahip. İngiltere'nin, bölgedeki nüfuzunu korumak adına bu üslerin statüsünde köklü bir değişikliğe gidip gitmeyeceği ise önümüzdeki dönemde yapılacak ikili görüşmelerin ardından netlik kazanacak.













