Macaristan seçimlerine Rusya müdahalesi iddiası: Muhalefetten sert çağrı
Macaristan'da 12 Nisan seçimleri öncesi Kremlin'in Viktor Orbán lehine gizli bir ekip gönderdiği iddiaları, muhalefet lideri Péter Magyar'ın sert tepkisine yol açtı.
AHMET TAŞ | ŞEHİTLER ÖLMEZ
BUDAPEŞTE, MACARİSTAN — Macaristan'da 12 Nisan'da yapılacak kritik parlamento seçimleri öncesi, Rusya'nın Başbakan Viktor Orbán'ın seçim kampanyasını desteklemek amacıyla ülkeye gizli bir müdahale ekibi gönderdiğine dair iddialar muhalefetin sert tepkisini çekti.
Son kamuoyu yoklamalarında iktidarı zorlayan Tisza Partisi lideri Péter Magyar, Kremlin'e açık bir çağrıda bulunarak Macaristan'ın iç siyasetine müdahale edilmemesini ve Macar halkının tehdit edilmesinden kaçınılmasını istedi. Bu seçim, 2010 yılından bu yana aralıksız iktidarda olan Orbán için şimdiye kadarki en ciddi siyasi sınav olarak değerlendiriliyor.
"Gizli operasyon" iddiaları ve büyükelçiliğin yalanlaması
Gerilimin fitilini ateşleyen gelişme, geçen hafta yayımlanan ve Rusya'nın Budapeşte'deki büyükelçiliği çatısı altında diplomatik statüyle faaliyet gösteren üç kişilik bir ekip kurduğunu öne süren haberler oldu. İddialara göre bu operasyon, bizzat Vadim Titov tarafından sahada yürütülüyor ve Moskova'dan Kremlin'in kilit isimlerinden Sergey Kiriyenko tarafından koordine ediliyor. Kiriyenko'nun ismi, daha önce Moldova'daki seçimlere yönelik müdahale girişimleriyle de gündeme gelmişti.
Budapeşte'deki Rusya Büyükelçiliği ise hızla bir açıklama yayımlayarak bu iddiaları kesin bir dille reddetti ve "sahte haber" olarak nitelendirdi. Büyükelçilikten yapılan açıklamada, "Sergey Kiriyenko veya Vadim Titov’un başında bulunduğu herhangi bir Rus heyeti büyükelçilikte çalışmıyor" ifadelerine yer verildi.
Magyar'dan dengeli dış politika sözü
İddiaların gölgesinde konuşan muhalefet lideri Magyar, Moskova yönetimine seslenerek net bir çizgi çekti.
"Rus liderliğine Macaristan’daki parlamento seçimlerine müdahale etmemesi ve Macar halkını tehdit etmekten kaçınması yönünde güçlü çağrıda bulunuyorum."
Magyar, partisinin seçimleri kazanması halinde Rusya ile bağları tamamen koparmayacaklarını, dengeli ilişkiler kurmayı hedeflediklerini; ancak bununla eş zamanlı olarak Macaristan'ın Avrupa ittifakı içindeki konumunu da güçlendireceklerini vurguladı.
Ukrayna savaşı ve Macar-Ukrayna gerilimi
Seçim kampanyasının merkezinde ise kaçınılmaz olarak Ukrayna savaşı ve Macaristan'ın bu konudaki tartışmalı dış politikası yer alıyor. Başbakan Orbán, savaşın başından bu yana Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile düzenli temasını sürdüren nadir Avrupalı liderlerden biri. Ayrıca Macaristan, Avrupa Birliği'nin Rus enerji bağımlılığını azaltma yönündeki baskılarına rağmen Moskova'dan yüksek miktarda fosil yakıt ithal etmeye devam ediyor. Nitekim geçen hafta, Orbán'ın doğrudan şahsi talebi üzerine Rusya'nın iki Macar asıllı Ukraynalı savaş esirini serbest bırakması, bu yakın ilişkinin bir yansıması olarak yorumlandı.
Öte yandan, Budapeşte ile Kiev arasındaki ipler gerilmeye devam ediyor. Macaristan'ın, Kiev yönetiminin Rus petrolünü taşıyan Druzhba boru hattını yeniden devreye sokmamasını gerekçe göstererek Ukrayna'ya yönelik 90 milyar euroluk AB mali yardım paketini bloke etmesi krizin fitilini ateşledi.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'nin fonların engellenmesine karşılık olarak Orbán'ın iletişim bilgilerini Ukrayna askerleriyle paylaşma tehdidinde bulunmasıyla gerilim zirveye ulaştı. Bu açıklamadan sadece bir gün sonra Macar yetkililerin, ülkeden geçiş yapan iki Ukrayna aracına baskın düzenleyerek yüklü miktarda nakit para ve altına el koyup yedi Ukrayna vatandaşını gözaltına alması ve olayla ilgili "kara para aklama" soruşturması başlatması bardağı taşırdı. Kiev yönetimi bu eylemi "devlet terörizmi ve kaçırma" olarak nitelendirerek Macaristan'ı sert bir şekilde suçladı.













