Namık Tan: Suriye'de SDG çöktü, terör koridoru söylemi bitti

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, Suriye’deki son gelişmeleri değerlendirerek, yerel aşiretlerin taraf değiştirmesiyle SDG yapısının çöktüğünü savundu.

Namık Tan: Suriye'de SDG çöktü, terör koridoru söylemi bitti

ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA, TÜRKİYE 

CHP İstanbul Milletvekili ve emekli Büyükelçi Namık Tan, Suriye'de hızla değişen askeri ve siyasi dengelerin Türkiye açısından yeni stratejik fırsatlar doğurduğunu belirterek; doğru Cumhuriyetçi ve seküler politikalarla sınır ötesindeki Kürt nüfusunun Türkiye için doğal bir güvenlik kuşağına dönüşebileceğini söyledi.

Tan, bölgedeki son gelişmelerin uzun süredir kamuoyuna dayatılan bazı güvenlik tezlerini çürüttüğünü savundu. Suriye'nin kuzeyindeki etnik ve toplumsal yapının, Türkiye'nin ulus devlet yapısını sarsacak bir tehdit olmaktan ziyade, doğru yönetildiğinde Ortadoğu'ya açılan bir kapı ve stratejik derinlik alanı oluşturabileceğini ifade etti.

Arap aşiretler taraf değiştirdi, yapı çözüldü

Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir analiz yayımlayan Namık Tan, "SDG, terör koridoru ve yüz bin kişilik düzenli örgüt" söylemlerinin sahadaki gerçeklikle örtüşmediğinin ortaya çıktığını ileri sürdü. Tan, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) omurgasını oluşturan yerel Arap aşiretlerin çok kısa bir sürede taraf değiştirdiğine dikkat çekerek, bu durumun yapının ideolojik veya etnik bir bütünlükten yoksun olduğunu gösterdiğini belirtti.

Suriye'deki Kürt nüfusun yalnızca belirli bölgelerde yoğunlaştığını ve bu sosyolojik yapının Irak Kürdistan Bölgesi ile kıyaslanamayacak kadar farklı dinamiklere sahip olduğunu vurgulayan Tan, "Suriye'de etnik temelli, kalıcı ve homojen bir yapı olmadığını bu süreç açıkça ispatlamıştır" değerlendirmesinde bulundu.

Laik Cumhuriyet anlayışı dış politikada esas alınmalı

CHP’nin dış politika vizyonunun mezhepçi ve etnikçi yaklaşımları kesin bir dille reddettiğini kaydeden Tan, Türkiye’nin bölgesel etkisini artırmasının yolunun dış politikada da laik Cumhuriyet ilkelerini esas almaktan geçtiğini söyledi. Devletin hem içeride hem de dış ilişkilerde etnik veya inanç temelli ayrım yapmaması gerektiğini vurgulayan Tan, Cumhuriyet yurttaşlığı kavramı ile komünalizm anlayışının bağdaşmayacağını ifade etti.

Türkiye'nin sınır güvenliğinin ve ulus devlet yapısının tartışılamaz bir kırmızı çizgi olduğunu dile getiren Tan, "Türk ve Kürt arasındaki gönül bağı, bu toprakların ve Cumhuriyetin temel harcıdır. Sınır ötesindeki Kürtlerle, Türkiye'nin ulusal çıkarları ve laiklik temelinde kurulacak doğru ilişkiler, terör odaklarını etkisiz kılacak en büyük hamledir" dedi.

Sınır ötesi Kürtler Türkiye için güvenlik kuşağı olabilir

Açıklamasının sonunda Suriye’ye ilişkin genel stratejik çerçeveyi özetleyen Tan, Ankara'nın temkinli ama proaktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğini belirtti. Sınır ötesindeki Kürt nüfusuyla kurulacak rasyonel ve barışçıl ilişkilerin Türkiye’nin güvenliğine doğrudan katkı sağlayacağını savunan Tan, bu yaklaşımın Türkiye’nin bölgesel bir oyun kurucu olarak etkisini pekiştireceğini sözlerine ekledi.

Namık Tan’a göre Suriye’deki mevcut tablo, ideolojik saplantılardan arınmış, akılcı ve Cumhuriyetin kurucu değerlerine dayalı bir dış politika için Türkiye’nin önüne tarihi bir pencere açmış durumda.

www.sehitlerolmez.com