Önce Onun Hayatı Kurtulsun Diyerek Kendi Takasını Reddetti: Herson'un Eski Belediye Başkanı Üç Yıl Sonra Serbest
Ukrayna ile Rusya arasında BAE arabuluculuğunda yapılan 146’ya 146 esir takasında, Herson’un eski belediye başkanı Volodımır Mykolayenko üç yılı aşkın esaretin ardından serbest bırakıldı; Mykolayenko’nun 2022’de ağır hasta koğuş arkadaşına öncelik tanımak için takası reddettiği açıklandı.
"Önce Onun Hayatı Kurtulsun" Diyerek Kendi Takasını Reddetti: Herson'un Eski Belediye Başkanı Üç Yıl Sonra Serbest
YEREL GÜNDEM / KİEV
Ukrayna'nın Bağımsızlık Günü'nde, Rus esaretinde üç yıldan fazla bir süredir tutulan Herson'un eski belediye başkanı Volodımır Mykolayenko'nun serbest bırakılması, ülkeye çifte bayram sevinci yaşattı. Ancak Mykolayenko'nun yurda dönüşünü daha da anlamlı kılan, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan kahramanlık ve fedakarlık dolu bir detay oldu: Mykolayenko, 2022 yılında adı esir takası listesindeyken, ağır hasta olan bir koğuş arkadaşının hayatının kurtulması için kendi hakkından feragat etmişti. Bu onurlu duruşu nedeniyle esareti iki yıl daha uzayan Mykolayenko, Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuğunda gerçekleşen son takasla özgürlüğüne kavuştu.
Hasta Koğuş Arkadaşı İçin Esarette Kalan Kahraman
Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Mykolayenko'nun serbest bırakıldığını duyurduğu sosyal medya paylaşımında, eski belediye başkanının 2022 yılında sergilediği inanılmaz fedakarlığı da ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Yermak'ın aktardığına göre, o yıl yapılan bir esir takası için adı iade listesine alınan Mykolayenko, aynı koğuşu paylaştığı ve durumu kritik olan hasta bir tutuklunun kendisinden önce takas edilmesi için gönüllü olarak kendi hakkını geri çevirdi. Yermak, Mykolayenko'nun "önce o adamın hayatı kurtulsun" diyerek esarette kalmayı seçtiğini belirtti. Ukrayna basınına göre, bu ahlaki tercihin ardından Mykolayenko uzun bir süre yeni takas listelerine dahil edilmedi ve ailesi, 2023 yılının Mayıs ayında Kızılhaç aracılığıyla kendilerine ulaşan tek bir mektup dışında ondan haber alamadı.
BAE Arabuluculuğunda 146 Esir Yurda Döndü
Volodımır Mykolayenko'nun da aralarında bulunduğu 146 Ukraynalı savaş esiri, 24 Ağustos 2025'te, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başarılı arabuluculuğu sayesinde evlerine döndü. Rusya da aynı kapsamda 146 savaş esirini teslim aldı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskiy, takası Telegram hesabından yaptığı bir paylaşımla doğrularken, Rusya Savunma Bakanlığı da serbest bırakılan Rus askerlerinin tıbbi ve psikolojik destek için Belarus'a getirildiğini duyurdu. Bu takas, savaşın başından bu yana gerçekleştirilen en kapsamlı değiş-tokuşlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Bağımsızlık Günü'nde Herson'a Sembolik Mesaj
Üç yılı aşkın süren esaretin ardından oldukça zayıflamış bir halde kameraların karşısına geçen Volodımır Mykolayenko'nun ilk sözleri, uzun süre işgal altında kalan ve büyük acılar çeken memleketi Herson için oldu. Ülkenin 34. Bağımsızlık Günü'nde Hersonlulara gönderdiği selam ve bağlılık mesajı, Ukrayna genelinde büyük bir sembolik anlam kazandı. Herson, savaşın başlangıcında Rusya tarafından işgal edilen tek bölge merkezi olması ve daha sonra kahramanca bir direnişle geri alınması nedeniyle Ukrayna'nın kararlılığının simgesi haline gelmişti. Mykolayenko'nun bu özel günde özgürlüğüne kavuşması, şehrin ve ülkenin direniş ruhunun bir zaferi olarak yorumlandı.
Kırılgan Süreç: Takasların Geleceği Belirsizliğini Koruyor
BAE'nin arabuluculuğunda gerçekleşen bu son takas, her iki taraf için de önemli bir insani adım olsa da, esir takası sürecinin genel olarak ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Süreç, tarafların birbirlerine yönelik suçlamaları ve özellikle sivil tutukluların statüsü konusundaki derin anlaşmazlıklar nedeniyle sık sık kesintiye uğruyor. Ukraynalı yetkililer, sahada ele geçirdikleri Rus askerleri sayesinde "takas havuzlarının" genişlediğini ve bunun gelecekteki müzakerelerde ellerini güçlendireceğini belirtiyor. Öte yandan Moskova, Kursk bölgesinden bazı sivil tutukluların iadesinin Kiev tarafından geciktirildiğini savunuyor. Bu karşılıklı güvensizlik ortamı, binlerce esirin ve ailelerinin umutlu bekleyişinin devam etmesine neden oluyor.













