Orta Doğu'da yeni dönem: Liderler Trump Amerika'sına uyum sağlıyor

Bölge liderleri çok kutuplu ekonomik düzene rağmen güvenlik garantileri için rotayı yeniden Washington'a çevirirken, Trump ile ilişkiler stratejik bir hal alıyor.

Orta Doğu'da yeni dönem: Liderler Trump Amerika'sına uyum sağlıyor

ŞEHİTLER ÖLMEZ / WASHINGTON, ABD — 06 ARALIK 2025

Orta Doğu ülkeleri, son on yılda ekonomik ve ticari ilişkilerde çok kutuplu bir düzen benimsemelerine rağmen, bölgesel güvenlik ve stratejik ortaklıklar konusunda rotayı yeniden Donald Trump liderliğindeki Amerika Birleşik Devletleri'ne çeviriyor.

Galip Dalay'ın analizine göre, bölge başkentlerinde ABD'nin rolü "hem güvenilmez hem de vazgeçilmez" olarak tanımlanıyor. Ekonomik altyapıda Çin'in etkisi artarken, savaş ve barış meselelerinde Washington'un merkezi rolü, bölge liderlerini Trump yönetimiyle yeni bir uyum sürecine itiyor.

Liderler Washington yolunda

Eylül ayından bu yana Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Başkan Trump ile görüşmek üzere ABD'yi ziyaret etti. Bu yoğun diplomasi trafiği, bölgesel iktidar elitlerinin Trump Amerika'sına uyum sağlama çabasının en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Çok kutuplu ekonomi, tek kutuplu güvenlik

Analize göre Orta Doğu, ekonomik ve teknolojik altyapı açısından şüpheye yer bırakmayacak şekilde çok kutuplu hale geldi. Çin, Körfez'in en büyük ticaret ortağı olurken, Huawei gibi şirketler 5G altyapısında kritik rol oynuyor. Ancak bu tablo bölgesel güvenliğe yansımıyor.

Gazze'deki savaş ve sonrasındaki süreç, Çin veya Rusya'nın ABD'nin yerini dolduramadığını kanıtladı. İsrail ile Katar arasındaki krizin çözümünden Suriye'deki yeni yönetimin meşruiyet kazanmasına kadar tüm kritik süreçlerde belirleyici güç Washington olmaya devam ediyor.

Vazgeçilmez müttefik arayışı

Amerikan gücünün "vazgeçilmezliği", bölge devletlerinin kısa vadede Washington ile güvenlik bağlarını sıkılaştırmasına neden oluyor:

    • Katar: İsrail'in Doha saldırısı sonrası ABD ile NATO'nun 5. maddesine benzer bir güvenlik paktı imzaladı.

    • Suudi Arabistan: Prens Selman, 1 trilyon dolarlık yatırım taahhüdü karşılığında "NATO dışı önemli müttefik" statüsü, F-35 uçakları ve yapay zeka çipleri talep ediyor.

    • Türkiye: İsrail'in saldırgan politikalarına karşı dengeleyici güç olarak gördüğü Washington ile PKK'nın silah bırakması ve Suriye'deki süreç üzerinden yeni bir diyalog kuruyor.

Güvenilmezlik algısı ve alternatifler

ABD ile ilişkiler güçlense de "güvenilmez müttefik" algısı varlığını koruyor. İran'ın saldırılarına karşı ABD'nin geçmişteki pasif tutumu ve İsrail politikalarındaki belirsizlikler, bölge ülkelerini alternatif arayışlara itiyor. Suudi Arabistan'ın nükleer güce sahip Pakistan ile imzaladığı savunma anlaşması, bu stratejik çeşitliliğin bir örneği olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar, ABD'nin güvenlik taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda, bölgedeki stratejik çeşitlilik arayışının hızlanacağı ve Pekin ile ilişkilerin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.

www.sehitlerolmez.com

Kaynak: Galip Dalay / Karar