Son Anketin Çarpıcı Sonuçları: Yargıya Güven Dibi Gördü
Panorama araştırmasına göre yargıya güven Diyanet’in bile altına düştü. Ekrem İmamoğlu'na yönelik operasyonun siyasi olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 54’e çıkarken, halk en büyük güveni Anayasa Mahkemesi’ne duyuyor.
Yargıya Güven Diyanet’in Altına Düştü: “Bu Dava Siyasi” Diyenlerin Oranı Yükseliyor
YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE
Son Anketin Çarpıcı Sonuçları: Yargıya Güven Dibi Gördü, Anayasa Mahkemesi Ayakta Kaldı
Ertuğrul Özkök, bayram günlerinde hem kişisel gözlemlerini hem de kamuoyunu yakından ilgilendiren anket sonuçlarını gündeme taşıdı. Panorama araştırma şirketinin Mayıs 2025’e ait bulguları, Türkiye’deki kurumlara olan güvenin geldiği noktayı net şekilde ortaya koyuyor. En dikkat çekici detay ise, yargıya duyulan güvenin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bile altına gerilemesi.
Araştırmaya göre halkın sadece yüzde 27’si yargıya güveniyor. Basına duyulan güven ise yalnızca yüzde 15’te kalıyor. İki kurumun altına düşmeyen ve ayakta kalmayı başaran tek yargı organı ise Anayasa Mahkemesi.
TRT ve Yargı Kampanyası Ters Tepiyor: “Hukuki” Diyen Azaldı, “Siyasi” Diyen Arttı
Özkök, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmiş belediye başkanlarına yönelik operasyonların kamu vicdanında karşılık bulmadığını belirtiyor. Panorama’nın verilerine göre, bu sürecin siyasi olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 54’e çıkarken, hukuki olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 32’ye geriledi.
İktidar medyasının ve TRT’nin yoğun propagandasına rağmen halkın büyük kısmı süreci “siyasi müdahale” olarak değerlendiriyor. Özellikle 19 Mart’ta yaşanan gözaltılar ve sonrasındaki tutuklamalar, toplumda adalet duygusunu zedeliyor.
Halkın Gözünde TÜİK ve Basın Güven Kaybında: “Gerçek Enflasyon Yükseliyor”
Yine aynı ankette yer alan dikkat çekici bir diğer veri ise TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon ile halkın algısı arasındaki uçurum. TÜİK, enflasyonun düştüğünü açıklarken, halkın enflasyon beklentisi artıyor. Mayıs ayında bu beklenti yüzde 66.8’den yüzde 67.6’ya yükseldi.
Halka yöneltilen “Ekonomik kötüleşmenin sebebi nedir?” sorusuna verilen yanıtlarda ise hükümet politikaları yüzde 33.9 ile ilk sırada yer alıyor. Onu yüzde 28.9 ile İBB’ye yönelik operasyonlar takip ediyor. Bu da ekonomik güvensizlik ile siyasi gelişmeler arasında güçlü bir bağ kurulduğunu gösteriyor.
Kimlik Tanımı: Halkın Üçte Biri Atatürkçü, AKP’nin Dayandığı Sosyoloji Geriliyor
Araştırma, Türkiye’de seçmenlerin kendilerini nasıl tanımladıkları konusunda da önemli sonuçlar sunuyor. Katılımcıların yüzde 31.7’si kendisini Atatürkçü, yüzde 22.7’si milliyetçi olarak tanımlarken, muhafazakârım diyenlerin oranı yüzde 11.1, İslamcıyım diyenlerin oranı ise sadece yüzde 7.9 seviyesinde.
Bu veriler, AKP'nin uzun süredir üzerine inşa ettiği "dindar nesil" projesinin toplumda güçlü bir karşılık bulmadığını gösteriyor. Özkök bu durumu, “Akdenizli bir millete İslamcı elbise olmaz” cümlesiyle özetliyor.
“Okluk’ta Fırkateyn Göründüyse Cumhurbaşkanı Oradadır”
Yazının girişinde Özkök, Gökova’daki evinin karşısında gezen Deniz Kuvvetleri fırkateyninden yola çıkarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Okluk Koyu’nda olduğunu işaret ediyor. Bu dinlenme sürecinin Erdoğan’a, “Benden sonra geriye ne kalacak?” sorusunu sorması için fırsat olabileceğini belirtiyor.
Özkök ayrıca, İmamoğlu’nun yaşadığı sürecin 25 yıl önce Erdoğan’ın başına gelenlerle benzerlik taşıdığını vurguluyor. Ancak farkı şöyle özetliyor: “O zaman Erdoğan savaş esiri gibi gösterilmedi. Evi basılmadı. Tutuksuz yargılandı. Eşi, annesi, babası hedef alınmadı.”
Halkın Umudu: Tutuksuz Yargılama ve Gerginliksiz Türkiye
Yazının sonunda Özkök, Silivri ve Edirne cezaevlerinde tutuklu bulunan seçilmiş belediye başkanlarına selam göndererek, onların serbest bırakılmasının Türkiye'ye iyi geleceğini savunuyor. Bayramın, toplumsal barış ve hukukun üstünlüğü konusunda yeniden düşünmek için bir fırsat olabileceğine dikkat çekiyor.













