Tarihi Kavşak: Erdoğan, Trump ve Sisi Zirvesi ve Bediüzzaman'ın Bir Asırlık Mısır Öngörüsü

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile Gazze ateşkesi için Şarm El-Şeyh'teki Barış Zirvesi'ne katılımı, Ortadoğu'da yeni bir dönemi başlatıyor. Analiz, zirvenin Mısır'da olmasını, Bediüzzaman Said Nursi'nin 1900'lerdeki "üç nur" ve Mısır öngörüsü ile ilişkilendirerek tarihi bir perspektifle değerlendiriyor.

Tarihi Kavşak: Erdoğan, Trump ve Sisi Zirvesi ve Bediüzzaman'ın Bir Asırlık Mısır Öngörüsü

YUSUF İNAN / TÜRKİYE - ŞARM EL-ŞEYH / MISIR


Zirve Diplomasisi ve Ortadoğu'da Yeni Dengeler

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin ev sahipliğinde yarın Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde düzenlenecek olan 'Barış için Şarm El-Şeyh Zirvesi'ne katılıyor. İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın duyurduğu bu kritik ziyaret, Gazze’de varılan ateşkes mutabakatının sürdürülmesi, bölgenin geleceği ve Ortadoğu’daki siyasi dengelerin yeniden inşası açısından büyük önem taşıyor. Üç kilit liderin Mısır’da bir araya gelmesi, Türkiye’nin Ortadoğu diplomasisindeki aktif rolünü pekiştirirken, aynı zamanda Mısır'ın bölgesel konumunu da güçlendiriyor. Bu zirve, NATO’nun Mısır’a "Türkiye Modeli" önerisi bağlamında da değerlendirildiğinde, kendi içinde ve dünya ile barışık, istikrarlı bir Mısır'ın bölge ve dünya barışı için taşıdığı hayati önemi gözler önüne seriyor.


Mısır'ın Kaderi ve Bir Asır Önceki "Üç Nur" Öngörüsü

Şarm El-Şeyh Zirvesi'nin Mısır'da gerçekleşmesi, Türkiye’nin bugüne kadar tam olarak değerlendiremediği büyük bir düşünür ve bilgenin, Bediüzzaman Said Nursi'nin 1900’lü yılların başlarında yaptığı çarpıcı öngörüyü akıllara getiriyor. Bediüzzaman’ın, bir asır öncesinden adeta bugünkü siyasi tabloyu işaret eden analizleri, Mısır'daki gelişmelerin dünya barışı açısından ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.

Bediüzzaman Said Nursi’nin Tarihçe-i Hayat adlı eserinde yer alan bir anekdot, bu öngörünün temelini oluşturuyor. İstanbul’dan Van’a giderken Tiflis’e uğrayan Bediüzzaman, Şeyh San’an tepesinde karşılaştığı bir Rus polisine şunları söyler:

"Asya’da, âlem-i İslâmda üç nur, birbiri arkasından inkişafa başlıyor. Sizde birbiri üstünde üç zulmet inkişafa başlayacaktır. Şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek. Ben de gelip burada medresemi yapacağım."

Polisin "İslâm parça parça olmuş" demesi üzerine, Bediüzzaman o günkü küresel durumu ve geleceği şöyle tarif eder:

“Tahsile gitmişler. İşte Hindistan, İslâmın müstaid bir veledidir; İngiliz mekteb-i idadîsinde çalışıyor. Mısır, İslâmın zeki bir mahdumudur; İngiliz mekteb-i mülkiyesinden ders alıyor. Kafkas ve Türkistan, İslâmın iki bahadır oğullarıdır; Rus mekteb-i harbiyesinde talim ediyorlar..."


Öngörünün Gerçekleşmesi: Kafkasya'dan Mısır'a Uzanan Dönüşüm

Bediüzzaman’ın bu öngörüsü, 1900’den 2010’a açılan bir pencere gibi, gerçekleşen tarihi olaylarla şaşırtıcı bir paralellik taşıyor. Tiflis’teki sohbette bahsedilen "perde-i müstebidane" (baskıcı perde), Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla ortadan kalkmış, Kafkasya ve Türkistan bağımsızlıklarını ilan ederek "şehadetnamelerini" almışlardır. Bugün bu bölgelerde yüzlerce Türk okulu, üniversiteler ve iş ortaklıkları kurulmuştur.

Bugün, Gazze ateşkesi için toplanan kritik bir zirvenin Mısır'da gerçekleşmesi, Bediüzzaman'ın "İslâmın zeki bir mahdumu" olarak tanımladığı Mısır'ın, bölgesel ve küresel diplomasideki merkezi rolünün bir yüzyıl sonraki teyidi olarak anlam kazanıyor.

 "Mezarını bile tam olarak bilmediğimiz bir bilgenin bir yüzyıl öncesinden yaktığı ışığı şimdi fark etmemiz çok üzücü."

Bu durum, Türkiye'nin kendi içinden çıkan büyük düşünürlerin fikirlerini ne kadar geç fark ettiğini gösteriyor.


Türkiye-Mısır Modeli ve Dünya Barışı

Zirvenin bir diğer önemli boyutu, NATO'nun Mısır'a "Türkiye Modeli" önermesi iddiasıdır. Siyasi istikrar, demokratikleşme ve ekonomik gelişim yolunda ilerleyen, kendi içinde ve dünya ile barışık bir Türkiye'nin yanında, aynı özelliklere sahip bir Mısır'ın varlığı; Ortadoğu'nun gerilimini azaltacak, bölge halklarını rahatlatacak ve küresel barışa katkı sağlayacaktır.

Erdoğan, Trump ve Sisi'nin bir araya gelmesi, Mısır'ın sadece tarihi bir medeniyet beşiği değil, aynı zamanda Ortadoğu'da barışın inşa edileceği kaderin kavşağı olduğunu gösteriyor.

Bu zirve, Bediüzzaman’ın bir asır önce gördüğü gibi, Ortadoğu'nun tahsilini tamamlayıp bayrağı devralma yolunda atılan en somut adım olabilir.

Türkiye, bu tarihi anın merkezinde, hem bir arabulucu hem de bir model olarak yer almaktadır.


YUSUF İNAN / YURTTA SULH CİHANDA SULH

Twitter : @Yusufinan2023
Instagram : yusufinan2023
Instagram : fondinan2016
Email : gundem@sehitlerolmez.com

Web: www.sehitlerolmez.com