Türkiye'den Şam'a Halep desteği: Fidan İsrail'i suçladı
Milli Savunma Bakanlığı, Suriye'nin talep etmesi halinde Halep'te her türlü desteği vereceklerini açıklarken, Bakan Fidan krizin arkasında İsrail'in olduğunu belirtti.
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA, TÜRKİYE
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Halep'te Suriye ordusu ile Kürt silahlı güçler arasında süren çatışmalara ilişkin bir açıklama yaparak, Şam yönetiminin talep etmesi halinde Türkiye'nin gerekli desteği sağlayacağını duyurdu.
Ankara, Suriye'nin toprak bütünlüğü temelinde terörle mücadelesine tam destek verdiğini vurgularken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bölgedeki gerilimin ana kaynağı olarak İsrail'in "böl-parçala-yut" politikasını işaret etti. Halep'te 6 Ocak'tan bu yana devam eden çatışmalar nedeniyle 145 binden fazla sivilin göç etmek zorunda kaldığı bildiriliyor.
Ankara’dan Şam’a askeri destek mesajı
MSB'den yapılan açıklamada, Halep'teki operasyonun tamamen Suriye ordusu tarafından yürütüldüğü vurgulanırken, Türkiye'nin gelişmeleri yakından takip ettiği belirtildi. Suriye'nin egemenliğini her noktada tesis etmesini destekleyen Ankara, Ağustos 2025'te imzalanan askeri işbirliği anlaşması kapsamında yeni Suriye ordusuna eğitim ve güvenlik desteği sağlamaya devam ediyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Halep'te normalleşmenin sağlanması için Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) üç temel adım atması gerektiğini belirtti. Fidan, SDG unsurlarının Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmesini, buraların ağır silahlardan arındırılmasını ve yönetimin tamamen merkezi hükümete devredilmesini talep etti.
Fidan: SDG İsrail koordinasyonunu bırakmalı
Ankara'da mevkidaşıyla düzenlediği basın toplantısında konuşan Hakan Fidan, SDG ile İsrail arasında sağlanan eşgüdümün Suriye'nin toprak bütünlüğüne zarar verdiğini savundu. Fidan, "İsrail'in politikaları SDG-Şam arasındaki gerilimin en önemli nedenidir. SDG'nin artık İsrail'le koordinasyonu bırakıp bölgenin asli unsurlarıyla temasta olması gerek" ifadelerini kullandı.
Fidan ayrıca, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'dan gönderdiği ve SDG'ye "10 Mart mutabakatına uyun" talimatı içeren mektuplara da atıfta bulundu. Türkiye, YPG'nin PKK'nın silah bırakma kararına uyması gerektiğini savunurken, SDG'nin paralel yönetim anlayışından vazgeçerek Suriye devletine entegre olmasının bölge halkının menfaatine olduğunu vurguluyor.
Halep'te insani koridor ve son durum
Suriye ordusu, Kürt nüfusun ağırlıkta olduğu Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerini sınırlı askeri bölge ilan ederek sokağa çıkma yasağı getirdi. Şam yönetimi, belirlenen hedeflere yönelik operasyonlar öncesinde iki insani koridor açıldığını ve sivillerin güvenli tahliyesinin sağlandığını duyurdu.
SDG ise Şam yönetiminin doğrudan sivil nüfusu hedef aldığını iddia ederek uluslararası topluma çağrıda bulunmaya devam ediyor. Türkiye, bölgede yeni bir göç dalgasını engellemek ve sınır güvenliğini korumak amacıyla Şam ve Washington ile yoğun diplomatik temaslarını sürdürüyor.
Kaynak: BBC TÜRKÇE













