Welt: Almanya, Türk füzelerini gündemine aldı
Welt gazetesi, Almanya’nın Türkiye’den Yıldırımhan ve Tayfun Blok-4 füzeleri satın alma seçeneğini değerlendirdiğini yazdı.
Yusuf İnan | Şehitler Ölmez
ANKARA, TÜRKİYE — Alman basınında yer alan habere göre Berlin yönetimi, Avrupa savunmasındaki füze kapasitesi açığını kapatmak için Türkiye’den Yıldırımhan ve Tayfun Blok-4 füzeleri satın alma seçeneğini değerlendiriyor.
DW Türkçe’nin Welt gazetesine dayandırdığı haberde, Almanya’nın ABD’nin Tomahawk füzelerini Almanya’ya konuşlandırma planından vazgeçmesinin ardından alternatif savunma planları üzerinde çalıştığı belirtildi. Habere göre Berlin, bir yandan ABD’li şirketlerle ortak üretim modelini değerlendirirken, diğer yandan Türkiye’den gelişmiş füze sistemleri temin edilmesi seçeneğini gündeme aldı. Welt’in AB ve NATO kaynaklarına dayandırdığı haber, olası girişimin Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO zirvesinde kamuoyuna duyurulabileceğini öne sürdü.
Almanya alternatif füze kapasitesi arıyor
Avrupa’da güvenlik dengeleri, Rusya-Ukrayna savaşı, NATO’nun doğu kanadındaki tehdit algısı ve ABD’nin Avrupa’daki savunma planlarında yaptığı değişikliklerle yeniden şekilleniyor. Almanya da bu süreçte uzun menzilli füze kapasitesini güçlendirme arayışında olan ülkeler arasında öne çıkıyor.
Welt’in haberine göre ABD’nin Almanya’ya Tomahawk füzeleri konuşlandırma planından geri adım atması, Berlin’i yeni seçeneklere yöneltti. Bu kapsamda Almanya, hem ABD savunma sanayii ile ortak üretim ihtimalini hem de NATO müttefiki Türkiye’den füze tedariki seçeneğini değerlendiriyor.
Haberde, Avrupa’da savunma alanında oluşan boşluğu kapatmak amacıyla Alman ve ABD’li şirketler arasında ortak girişimler kurulmasının da gündemde olduğu aktarıldı. Bu modelin, Almanya’nın silah üretimini çeşitlendirmesi ve Avrupa’nın ABD envanterine bağımlılığını azaltması açısından önemli görüldüğü belirtiliyor.
Tomahawk üretimi için 2028 takvimi konuşuluyor
Welt’in aktardığı plana göre Almanya’da Tomahawk füzelerinin üretimine en iyi senaryoda 2028 yılında başlanabileceği değerlendiriliyor. Bu süreçte Bavyera merkezli MBDA ile ABD’li RTX şirketinin Patriot füzeleri için oluşturduğu COMLOG modelinin örnek alınabileceği belirtiliyor.
Bu model, Almanya açısından birkaç hedefi aynı anda karşılayabilir. Berlin, hem kendi uzun menzilli vuruş kapasitesini artırmak hem de Avrupa savunma sanayisini daha bağımsız hale getirmek istiyor. Washington açısından ise Avrupa’daki üretim ortaklıkları, ABD stoklarının üzerindeki baskıyı azaltabilir.
Habere göre ABD yönetimi de bu tür ortak üretim modellerine olumlu yaklaşıyor. Böyle bir formül, Almanya’nın savunma planlarını güçlendirirken ABD savunma sanayisinin Avrupa’daki varlığını da koruyabilir.
Yıldırımhan ve Tayfun Blok-4 gündemde
Welt’in haberinde dikkat çeken başlık, Almanya’nın Türkiye’den Yıldırımhan ve Tayfun Blok-4 füze sistemleri alımını değerlendirdiği iddiası oldu. Haberde, Avrupalı NATO müttefiklerinin korunması amacıyla Türkiye’den uzun menzilli füze sistemleri satın alınması yönünde istişarelerin sürdüğü aktarıldı.
Türkiye’nin geçen hafta kamuoyuna tanıttığı Yıldırımhan balistik füzesi, menzili ve stratejik kapasitesi nedeniyle dikkat çekti. Haberde, Milli Savunma Bakanlığı’nın AR-GE birimi tarafından geliştirilen ve SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’nda modeli sergilenen Yıldırımhan’ın menzilinin 6 bin kilometreye ulaşacağının duyurulduğu belirtildi.
Tayfun Blok-4 ise Roketsan tarafından geliştirilen uzun menzilli hipersonik füze sistemi olarak öne çıkıyor. Füzenin menziline ilişkin resmi açıklama bulunmamakla birlikte, haberlerde menzilin 1.500 kilometrenin üzerinde olabileceği değerlendiriliyor.
Teslimat için en erken 2028 ihtimali
Welt’in haberine göre Berlin, henüz geliştirme aşamasında bulunan Yıldırımhan füzesinin teslimatının en erken 2028’den itibaren gerçekleşebileceğini hesaba katıyor. Tayfun Blok-4 teslimatının ise birkaç yıl daha sürebileceği değerlendiriliyor.
Bu takvim, Almanya’nın kısa vadede hazır alım yerine orta ve uzun vadeli kapasite planlaması yaptığını gösteriyor. Berlin’in savunma planları, yalnız mevcut mühimmat ve sistem ihtiyacına değil, Avrupa’nın gelecekteki caydırıcılık mimarisine de odaklanıyor.
Türkiye açısından ise Yıldırımhan ve Tayfun gibi sistemlerin Almanya’nın gündemine girmesi, Türk savunma sanayisinin NATO içindeki stratejik ağırlığını artırabilecek bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ankara’nın son yıllarda insansız hava araçları, mühimmat sistemleri, hava savunma teknolojileri ve füze projeleriyle savunma sanayisinde görünürlüğünü artırdığı biliniyor.
Yunanistan ve Kıbrıs faktörü öne çıkıyor
Haberde alımın finansmanı konusunda iki seçeneğin değerlendirildiği öne sürüldü. İlk seçenek, satın alma anlaşmasının doğrudan Almanya ile Türkiye arasında yapılması. İkinci seçenek ise Almanya öncülüğünde, Türkiye’den silah alımını finanse edecek daha küçük bir Avrupa koalisyonunun kurulması.
Welt’e göre AB üyesi Yunanistan ve Kıbrıs’ın, böyle bir alımın AB ortak fonu SAFE üzerinden finanse edilmesine karşı çıkması bekleniyor. Bu nedenle Berlin’in daha esnek finansman modelleri üzerinde durduğu belirtiliyor.
Bu başlık, savunma tedarikinin yalnız askeri değil, diplomatik ve siyasi boyutunu da ortaya koyuyor. Türkiye’den yapılacak olası bir füze alımı, NATO içinde savunma kapasitesi açısından anlamlı görülse de AB içindeki Türkiye karşıtı hassasiyetler nedeniyle tartışmalı hale gelebilir.
NATO zirvesi kritik takvim olabilir
Haberde, Türkiye’den füze alımı konusunda henüz nihai karar verilmediği vurgulandı. Buna rağmen diplomatik kaynaklara göre olası bir anlaşmanın Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO zirvesi sırasında kamuoyuna duyurulabileceği öne sürülüyor.
Ankara’daki NATO zirvesi, bu nedenle yalnız ittifakın siyasi gündemi açısından değil, savunma sanayii iş birlikleri bakımından da önemli bir platforma dönüşebilir. Almanya’nın Türkiye ile böyle bir anlaşmayı zirve döneminde duyurması, hem NATO içinde kapasite paylaşımı mesajı verir hem de Avrupa savunmasında Türkiye’nin rolünü güçlendirebilir.
Ancak süreçte teknik, siyasi ve finansal birçok başlık netleşmiş değil. Füze sistemlerinin geliştirme takvimi, teslimat süreci, maliyet paylaşımı, NATO entegrasyonu, kullanım doktrini ve ihracat izinleri gibi konuların müzakerelerde belirleyici olması bekleniyor.
Türk savunma sanayisi için stratejik eşik
Almanya’nın Türkiye’den Yıldırımhan ve Tayfun Blok-4 füzeleri satın alma ihtimalini değerlendirmesi, gerçekleşmesi halinde Türk savunma sanayisi açısından önemli bir diplomatik ve teknolojik eşik anlamına gelebilir.
Bugüne kadar Türk savunma sanayisinin uluslararası görünürlüğü büyük ölçüde insansız hava araçları, zırhlı araçlar, deniz platformları ve mühimmat sistemleri üzerinden arttı. Uzun menzilli füze sistemlerinin NATO’nun önde gelen ülkelerinden biri olan Almanya’nın tedarik gündemine girmesi ise daha üst düzey bir stratejik kapasite tartışmasını beraberinde getiriyor.
Bu süreç aynı zamanda Avrupa’nın savunma güvenliğinde Türkiye’ye yönelik bakışını da etkileyebilir. Türkiye, NATO içinde yalnız jeopolitik konumu nedeniyle değil, gelişen savunma sanayii kapasitesiyle de daha fazla dikkate alınan bir aktör haline geliyor.
Welt’in haberinde yer alan iddialar henüz resmi bir anlaşmaya dönüşmüş değil. Ancak Berlin’in Türkiye seçeneğini masaya alması bile Avrupa savunmasında yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor. Önümüzdeki haftalarda Ankara, Berlin ve NATO çevrelerinden gelecek açıklamalar, iddianın somut bir tedarik sürecine dönüşüp dönüşmeyeceğini gösterecek.













