Çin ve Rusya'nın 'Durdurulamaz' Hipersonik Füzeleri Yeni Bir Silahlanma Yarışını Ateşledi

Çin ve Rusya'nın öncülük ettiği hipersonik füzeler, ses hızının 5 katı süratleri ve manevra kabiliyetleriyle yeni bir küresel silahlanma yarışını başlattı. Batı, durdurulması neredeyse imkansız olan bu silahlara karşı arayı kapatmaya çalışıyor.

Çin ve Rusya'nın 'Durdurulamaz' Hipersonik Füzeleri Yeni Bir Silahlanma Yarışını Ateşledi

Çin ve Rusya'nın 'Durdurulamaz' Hipersonik Füzeleri Yeni Bir Silahlanma Yarışını Ateşledi

YEREL GÜNDEM / LONDRA

Soğuk Savaş'tan bu yana görülmemiş bir hızla tırmanan yeni ve tehlikeli bir küresel silahlanma yarışı, "süper silahlar" olarak adlandırılan hipersonik füzeler etrafında şekilleniyor. BBC Güvenlik Muhabiri Frank Gardner'ın haberine göre, ses hızının en az beş katı sürate ulaşan ve uçuş sırasında manevra yapabilen bu füzeler, mevcut hava savunma sistemleri tarafından tespit edilip durdurulmayı neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu tehlikeli yarışta Çin ve Rusya liderliği ele geçirmiş durumdayken, ABD arayı kapatmaya çalışıyor ve Batılı ülkeler modern savaşın kurallarını yeniden yazabilecek bu teknoloji karşısında endişeli bir bekleyiş içinde.

Hipersonik Nedir ve Neden Bu Kadar Tehlikeli?

Hipersonik silahları bu kadar korkutucu yapan tek şey hızları değil. Mach 5 (saatte yaklaşık 6.200 km) ve üzeri hızlara ulaşmalarının yanı sıra, bu füzelerin asıl ayırt edici özelliği, hedeflerine doğru ilerlerken öngörülemez bir şekilde rota değiştirebilmeleridir. Geleneksel balistik füzeler öngörülebilir bir yay çizerek hedefe ilerlerken, hipersonik füzeler atmosfer içinde veya hemen üzerinde süzülerek radarların altında kalabilir ve son anda manevra yapabilir. Bu durum, hedefteki ülkenin tepki verme süresini dakikalara indirerek savunmayı neredeyse olanaksız kılıyor. Uzmanlar, bu silahların hem konvansiyonel hem de nükleer başlık taşıyabilmesinin, bir saldırı anında "bu bir nükleer saldırı mı?" sorusunu sordurarak karar alma süreçlerini ölümcül bir baskı altına alacağını belirtiyor.

Yarışın Liderleri: Çin'in DF-17'si ve Rusya'nın Avangard'ı

Bu teknolojik yarışta Çin ve Rusya'nın Batı'nın açık ara önünde olmasının temel bir nedeni var. Batılı ülkeler 2000'li yılların başından itibaren terörle mücadele ve denizaşırı operasyonlara odaklanırken, Pekin ve Moskova devasa bütçeleri hipersonik programlarına yatırdı. Çin, 2019'daki askeri geçit töreninde DF-17 hipersonik füzelerini tüm dünyaya sergileyerek bu alandaki iddiasını ortaya koydu. Rusya ise Mach 27 gibi inanılmaz hızlara ulaştığı iddia edilen Avangard sistemi ve Ukrayna'da kullandığı Kinzhal ve en son Oreşnik füzeleriyle bu alandaki gücünü kanıtlamaya çalışıyor. Jeostrateji Konseyi'nden ulusal güvenlik uzmanı William Freer, "Bu, devletler arasında gördüğümüz jeopolitik rekabetin sadece bir parçası. Soğuk Savaş'tan beri böylesini görmemiştik" diyerek durumun ciddiyetini vurguluyor.

Batı Arayı Kapatmaya Çalışıyor: ABD ve İngiltere Geride Kaldı

Bu yeni tehdit karşısında başta ABD olmak üzere Batılı güçler, aradaki farkı kapatmak için yoğun bir çaba içine girdi. ABD Savunma Bakanlığı, "Kara Kartal" (Dark Eagle) gibi projelerle kendi hipersonik kapasitesini geliştirmeye çalışsa da, Kongre'ye sunulan raporlarda bile mevcut savunma sensörlerinin bu silahları tespit etmek ve takip etmek için "yetersiz" olduğu itiraf ediliyor. Bu yarışta oldukça geride kalan İngiltere ise Nisan ayında ABD ile ortaklaşa yürüttüğü itici güç testlerinde "dönüm noktası" niteliğinde bir başarıya ulaştığını duyurdu. Ancak uzmanlar, İngiltere'nin çalışır durumda bir hipersonik silaha sahip olmasının yıllar alacağını belirtiyor. Bu durum, Batı'nın sadece saldırı değil, aynı zamanda bu silahlara karşı savunma sistemleri geliştirme konusunda da zamana karşı yarıştığını gösteriyor.

Oyunun Kurallarını Değiştiriyor mu, Yoksa Abartılıyor mu?

Hipersonik silahların modern savaşı tamamen değiştirip değiştirmeyeceği uzmanlar arasında hala bir tartışma konusu. Bir yanda, bu silahların düşmanın karar verme süresini ortadan kaldırdığını ve stratejik dengeleri alt üst ettiğini savunanlar bulunuyor. Diğer yanda ise Royal United Services Institute'ten (RUSI) Dr. Sidharth Kaushal gibi uzmanlar, bu silahların yıkıcı gücünün diğer füzelerden daha fazla olmadığını ve onlara karşı gemilerin konumlarını gizlemesi gibi pasif önlemler alınabileceğini öne sürüyor. Ancak tüm uzmanların ortaklaştığı bir nokta var: Bu "süper silahların" geliştirilmesi, büyük güçler arasındaki güvensizliği artırmış ve potansiyel bir çatışmanın sonuçlarını çok daha tehlikeli hale getirerek yeni ve istikrarsız bir dönemi başlatmıştır.


www.yerelgundem.com