Putin'in Son Jübilesi: Rusya'nın Stratejik Çöküşü ve Türkiye Faktörü
Rusya, Ukrayna'da bataklığa mı saplandı? Putin'in Avrupa'yı korkutma taktiği neden ters tepiyor? Gelecek yüzyıl neden Türkiye yüzyılı olacak?
YUSUF İNAN YAZDI...
Jeopolitik İntiharın Anatomisi: Putin’in Son Jübilesi ve Türkiye Faktörü
ANALİZ / STRATEJİ
Dünya, tarihin en büyük jeopolitik kırılmalarından birine şahitlik ediyor. Moskova, Ortadoğu’nun sıcak sularında kök salma hayalleriyle yola çıkmışken, bugün kendi yarattığı stratejik bir girdabın içinde hezimete yelken açmış durumda. Libya ve Suriye’de zemin kaybeden Rusya, Ukrayna işgaliyle bu gerilemeyi unutturabileceğini sanmıştı; ancak görünen o ki, Kiev’in çamurlu topraklarında sadece tanklarını değil, imparatorluk hayallerini de gömüyor.
Kristal Çatladı: Rusya Federasyonu’nun Coğrafi Paradoksu
Putin, Ukrayna’nın %10’luk bir toprak parçasını kontrol etmek uğruna, Ukrayna’nın kalan %90’ını kalıcı olarak NATO’nun kollarına itti. Bu, modern tarihin gördüğü en kötü "kazan-kaybet" senaryosudur. Ukrayna’nın stratejik nadir elementlerini kendi elleriyle ABD’ye hibe eden Moskova, sadece bir komşusunu değil, bir kuşağın aidiyet duygusunu da kaybetti. Ukrayna’da uyandırılan o devasa milli bilinç, artık Rusya’nın en büyük komşusu haline gelen NATO’nun ruhudur.
Daha da vahimi, Rusya Federasyonu’nun coğrafyasındaki o "kristal" artık çatlamıştır. Eski SSCB ülkeleri, yüzlerini korkuyla kaçtıkları Moskova’dan, umutla baktıkları Batı’ya çevirdi. Orta Asya’nın yönü artık Rusya değil; insanlar Moskova’nın izolasyonundan kaçıyor, Washington ve Brüksel’in vadettiği dünyaya koşuyor.
Avrupa’nın Uyanışı ve Moskova’nın İzolasyon Tuzağı
2000’li yılların başında dünyada var olan o "karizmatik Putin sempatisi" artık yerini derin bir teyakkuza bıraktı. Putin, bu devasa stratejik kayıpları Avrupa halklarını nükleer savaş ve kaosla korkutarak unutturmaya çalışıyor. Ancak bu taktik ters tepiyor: Avrupa, tarihinin en büyük askeri uyanışını yaşıyor. Rusya, devasa bir pazar olan Avrupa’yı kaybederken, kendi sınırlarında silahlanan, kenetlenen ve savaşma iradesini yeniden keşfeden bir dev yarattı.
Bu noktada Çin faktörü devreye giriyor. Pekin, ekonomik krizleri tetikleyen ve küresel ticareti felç eden bir Moskova’ya sonsuza dek destek veremez. Çin için tüm dünya bir pazardır ve Pekin, Rusya’nın izolasyon hırsları uğruna kendi küresel ticaret imparatorluğunu feda etmeyecek kadar rasyoneldir.
Türkiye: Yeni Yüzyılın Küresel "Maymuncuğu"
Ve gelelim Rusya’nın en büyük hatasına: Türkiye’yi kaybetme riski.
Rus dronlarının Türk semalarındaki provokatif varlığı, askeri bir hamleden ziyade bir çaresizlik mesajıdır. Ancak Türkiye, bu dronları düşürmeyerek ve NATO müttefikleriyle senkronize hareket ederek bölgedeki "dengeleyici güç" statüsünü perçinlemiştir. Putin şunu anlamalıdır: Türkiye artık jeopolitik bir kilit değil, her kapıyı açan küresel bir "maymuncuk"tur.
Gelecek yüzyıl, Türkiye yüzyılıdır. Ankara’yı yanına almayan hiçbir başkent bu yüzyıldan karlı çıkmayacaktır. Avrupa, güçlü bir Türkiye’nin kendi güvenliğinin en büyük teminatı olduğunu idrak etmeli; Moskova ise Türkiye ile müttefik kalmanın, dibe çakılmadan önceki son çıkış olduğunu görmelidir.
Başarısız Bir Jübileye Doğru
Putin, diplomasi ve istihbarat dünyasında bir deha olarak kabul edilirdi. Ancak tarihin tozlu rafları, zirvedeyken durmayı bilmeyen liderlerin trajedileriyle doludur. Rusya lideri, zirveye çıkmak isterken dibe çakılmak üzere. Eğer bu gidişat durmazsa, Putin’in elli yıllık siyasi kariyeri, dünya tarihine "başarısız bir jübile" olarak geçecek.
Dünya liderleri ve özellikle Kremlin şunu bilmeli: Kristal bir kez çatladığında, onu eski haline getirmek için savaşa değil, sağduyuya ihtiyaç vardır. Rusya ya Türkiye ve Batı ile rasyonel bir köprü kuracak ya da kendi yarattığı sessiz çölün içinde izole bir şekilde tarihin derinliklerine gömülecektir.
YUSUF İNAN / YURTTA SULH CİHANDA SULH
Twitter : @Yusufinan2023
Instagram : yusufinan2023
Instagram : fondinan2016
Email : gundem@sehitlerolmez.com













