Mehter Marşıyla Büyüyen Bir Kahraman: Şehit Şükrü Karadirek’in Son Uçuşu
Bitlis’te askeri helikopter kazasında şehit olan U/H Teknisyen Kd. Çvş. Şükrü Karadirek’in hayatı, ailesinin anlatımlarıyla duygu dolu detaylarla ele alındı. Vatan aşkıyla büyüyen bir çocuğun şehadete yürüyüşü…
Mehter Marşıyla Büyüyen Bir Kahraman: Şehit Şükrü Karadirek’in Son Uçuşu
ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE
“Ben de Şehit Olacağım” Diyerek Helikopter Kazasında Şehadete Yürüdü
4 Mart 2021 tarihinde Bitlis’in Tatvan ilçesinde meydana gelen askeri helikopter kazasında şehit düşen Ulaştırma Teknisyen Kıdemli Çavuş Şükrü Karadirek, küçük yaşlardan itibaren kurduğu hayalini gerçeğe dönüştürerek şehitlik mertebesine ulaştı. Korgeneral Osman Erbaş ve 10 silah arkadaşıyla birlikte şehadete yürüyen Şükrü Karadirek, ardında gözü yaşlı bir eş, yetim bir evlat ve ona hayran bir millet bıraktı.
Mehter Marşıyla Büyüyen Bir Vatanperver
Babası İbrahim Karadirek’in anlattıklarına göre Şükrü, henüz dört yaşındayken Mehter Marşı dinleyip dedesinden kalma tahta kılıçla evin içinde dolaşır, askercilik oynardı. Mahalleye gelen bir şehit cenazesi sonrası “İnşallah ben de şehit olurum” diyerek yaptığı dua, yıllar sonra gerçeğe dönüştü. “Oğlum duayı kendi etti, Rabbim de kabul etti” diyen baba, gözyaşları içinde o günü hatırlıyor.
Şehitlik Onuru, Hasretin En Derin Yarası
Şükrü Karadirek, elektrik-elektronik ve bilgisayar programcılığı eğitimi aldıktan sonra askeri kariyerini sürdürmek istedi. Teknisyen olarak görev yaptığı uçuş biriminde, pilot kadar önemli bir sorumluluk üstlendi. Her uçuşta iki pilotun yanında o da görev aldı. Görev aşkıyla yanıp tutuşan Şükrü, helikopterin düştüğü gün, eşi ve oğlunu Afyon’a bırakıp görev yerine dönmüştü. Eşine, “Oğlum sana emanet” diyerek veda etti.
Tırdaki Şehit Resmiyle Gelen Sessiz Veda
Şehidin babası, askeri mülakat sonrası karşılaştıkları bir tırın arkasındaki şehit resmini çekerken oğlunun omzuna elini koyduğunu hatırlıyor. “Baba, sen de hazır ol” der gibi bir bakışı vardı” diyen İbrahim Karadirek, şimdi kendi aracının arkasına oğlunun fotoğrafını işlettiğini söylüyor. O bakış, bir veda gibiydi.
Şehidin Küçük Oğlu Babasının Mezarı Başında Taş Dizerken
Şehidin minik oğlu, babasını bir daha göremeyeceğini biliyor ama adını her duyduğunda başını kaldırıp gökyüzüne bakıyor. Doğum gününde babasının fotoğrafını öpüp, balonunu gökyüzüne bıraktı. Dedesiyle birlikte babasının mezarına su döküyor, taş diziyor. Cami programında okunan ilahi sırasında dedesinin yanına koşup gözyaşlarını siliyor. Dedesi “Aynı babası gibi sarıldı bana” diyerek o anı anlatıyor.
Annesinin Rüyasındaki Mesaj: “Yeter Artık Anne”
Şehidin annesi, oğlunun tişörtünü yastığının altında iki yıl boyunca sakladı. Rüyasında oğlunun elini tişörtünden çekerek “Yeter artık, bırak” demesi üzerine tişörtü yastığın altından kaldırdı. Şehidin eşyaları, maskesi, çantasından çıkan son ikramlıklar, tulumu ve atleti aile arasında paylaşıldı. “Kokusunu hem ben hem gelinim hissetsin diye yarı yarıya bölüştük” diyor babası.
“Reis” Diye Hitap Ettiği Babasına Son Sarılış
Şehidin babası, “Reis” diye hitap eden oğlunun görev öncesi elini öpüp vedalaştığını anlatıyor: “İyi ki de öpmüş, o el teması bana son hatırası oldu.” O günden sonra akrabaları değişti. Şehit aileleriyle, gazilerle bir bağ kuruldu. “Artık torunum şehit çocuklarının bir parçası, şehit eşleri bizim gelinimiz, şehit anneleri akrabamız” diyerek yaşadıkları duygusal dönüşümü dile getiriyorlar.
Unutulmasınlar, Devlet Daima Yanlarında Olsun
Şehit ailesi, özellikle şehit çocuklarının unutulmaması gerektiğini vurguluyor. “Fotoğraf makineleri önünde değil, her daim yanımızda olun. Devlet büyüklerimiz, şehit eşlerine ve çocuklarına sahip çıksın. Onların geleceği sağlam temellere dayansın” diyerek çağrıda bulunuyorlar.
Şükrü Karadirek’in hikayesi, vatan sevgisinin, aile bağlılığının ve şehitliğin ne büyük bir mertebe olduğunu gösteriyor. Türk bayrağı onun gibi kahramanların kanlarıyla dalgalanıyor.













