Terörsüz Türkiye planında af yok: Kontrollü infaz nasıl işleyecek?
Terörsüz Türkiye için hazırlanan yaklaşık 10 maddelik çerçeve yasada genel af öngörülmezken, kontrollü infaz modeli üzerinde çalışılıyor.
AHMET TAŞ | ŞEHİTLER ÖLMEZ
ANKARA, TÜRKİYE — “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki zeminini oluşturması amaçlanan yaklaşık 10 maddelik çerçeve yasa için çalışmalar hızlanırken, kulislere yansıyan bilgilere göre genel af yerine “kontrollü infaz” modeli değerlendiriliyor.
AK Parti yönetimi düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi tatile girmeden çıkarılmasını hedefliyor. Ancak teklifin tam metni henüz kamuoyuna açıklanmadığı için kimleri kapsayacağı, hangi suçlara uygulanacağı ve kontrollü infazın hangi koşullara bağlanacağı kesinleşmiş değil.
10 maddelik çerçeve yasa hangi aşamada?
Sürecin temelini, TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmaları oluşturuyor. Komisyonun hazırladığı rapor, 18 Şubat 2026’daki toplantıda 47 kabul, iki ret ve bir çekimser oyla kabul edildi. Raporda sürece ilişkin yasal düzenlemeler ile demokratikleşme önerilerine ayrı bölümler ayrıldı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 27 Temmuz’daki Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, siyasi, hukuki, istihbari ve stratejik boyutları bulunan kapsamlı bir süreç yürütüldüğünü söyledi. Çelik, partilerinin temel iradesinin düzenlemeyi Meclis kapanmadan çıkarmak olduğunu ve bu konuda genel bir mutabakat gözlemlediklerini belirtti.
Basına yansıyan kulis bilgilerine göre teklifin sade ve müstakil bir metin olarak yaklaşık 10 maddeden oluşması planlanıyor. Ancak “10 madde”nin başlıklarını tek tek gösteren resmî bir teklif metni henüz TBMM kayıtlarında yayımlanmadı. Bu nedenle medyada yer alan ayrıntıların taslak çalışmalara dayandığı ve yasama sürecinde değişebileceği göz önünde bulundurulmalı.
Düzenlemede genel af var mı?
İktidara yakın medya kuruluşlarının AK Parti kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre hazırlanan çerçeve yasada genel af seçeneğine yer verilmeyecek. Bunun yerine cezaların ortadan kaldırılmadığı, ancak infaz biçimi ve denetim şartlarının özel olarak düzenlendiği bir model üzerinde duruluyor.
Af ile infaz düzenlemesi hukuken aynı anlama gelmiyor. Türk Ceza Kanunu’nun 65’inci maddesine göre genel af, kamu davasını ve hükmolunan cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırıyor. Özel af ise hapis cezasının sona erdirilmesini, süresinin kısaltılmasını veya başka bir cezaya çevrilmesini sağlayabiliyor.
Anayasa’nın 87’nci maddesi, genel veya özel af kararı için TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunu arıyor. Altı yüz milletvekilinin bulunduğu Mecliste bu, en az 360 kabul oyu anlamına geliyor.
İnfaz düzenlemesinde ise mahkûmiyet kararı ve suç kaydı tamamen ortadan kalkmayabilir. Değişiklik, hükmedilen cezanın nerede, hangi koşullarda ve ne kadarının ceza infaz kurumunda geçirileceğini yeniden düzenleyebilir. Bu nedenle “af yok” açıklaması, hiçbir hükümlünün cezaevi dışına çıkmayacağı anlamına gelmediği gibi, bütün hükümlülere toplu tahliye sağlanacağı anlamına da gelmiyor.
Kontrollü infaz nasıl uygulanabilir?
“Kontrollü infaz” ifadesi mevcut açıklamalarda ayrıntıları tamamlanmış bağımsız bir hukuki kurum olarak tanımlanmış değil. Taslağın kamuoyuna açıklanmaması nedeniyle uygulamanın denetimli serbestlik, koşullu salıverme, konutta infaz veya özel bir takip modeliyle nasıl ilişkilendirileceği bilinmiyor.
Hukuken böyle bir sistem kurulabilmesi için kapsam, yararlanma koşulları, yetkili karar makamı, denetim süresi ve kurallara uyulmamasının sonuçlarının kanunda açıkça gösterilmesi gerekiyor. Mevcut infaz sistemi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında yürütülüyor. Bu nedenle yeni modelin söz konusu kanunda değişiklik yapması veya yalnızca bu sürece özgü geçici hükümler getirmesi beklenebilir.
Kulislerdeki “kontrollü” vurgusu, otomatik ve toplu bir serbest bırakma yerine her kişi hakkında ayrı değerlendirme yapılabilecek bir sisteme işaret ediyor. Bununla birlikte adli kontrol, elektronik takip, belirli bölgelere gitmeme veya düzenli bildirim gibi tedbirlerin uygulanıp uygulanmayacağı henüz resmî olarak açıklanmadı.
Dolayısıyla kontrollü infazın nasıl işleyeceğine ilişkin kesin bir formül vermek için teklifin TBMM Başkanlığına sunulmasını beklemek gerekiyor.
Düzenleme kimleri kapsayacak?
Önceki kulis haberlerinde, teklifin silah bırakan ve feshedildiği kabul edilen örgütün mensuplarına yönelik olacağı, ilk aşamada yaklaşık 5 bin kişinin düzenlemeden yararlanabileceğinin değerlendirildiği öne sürüldü. Bu rakam resmî teklif metniyle doğrulanmış değil.
Başka haberlerde ise taslakta “münfesih örgüt” ve “tasfiye hâlindeki örgüt” gibi tanımlara yer verilebileceği, silah bırakma sürecini takip etmek üzere kamu kurumlarının temsil edildiği bir izleme mekanizması kurulmasının tartışıldığı bildirildi. Ancak aynı haberlerde taslak üzerindeki görüşmelerin sürdüğü ve maddelerin henüz kesinleşmediği de belirtildi.
Düzenlemenin örgüt içindeki konum, işlenen suçun niteliği, silahlı eyleme doğrudan katılım ve devam eden soruşturmalar bakımından nasıl ayrım yapacağı bilinmiyor. Mağdur ve şehit ailelerinin haklarının nasıl korunacağı da yayımlanacak metinde yanıt bekleyen temel başlıklar arasında bulunuyor.
Meclis takvimi ve siyasi mutabakat belirleyici olacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş daha önce düzenlemenin Meclis tatile girmeden büyük ölçüde tamamlanmasını umduğunu açıklamıştı.
İktidara yakın basında Meclisin çalışma süresinin 14 Ağustos’a kadar uzatılacağı ileri sürüldü. Ancak yasama takviminin kesin biçimi, Genel Kurulun alacağı çalışma kararlarıyla netleşecek. Yaklaşık 10 maddelik metnin kısa olması süreci hızlandırabilir; buna karşılık partiler arasında kapsam ve infaz yöntemi konusunda ortaya çıkabilecek görüş ayrılıkları takvimi etkileyebilir.
AK Parti, teklifin mümkün olduğunca geniş bir siyasi mutabakatla kabul edilmesini hedefliyor. Komisyon raporunun nitelikli çoğunlukla kabul edilmiş olması ortak zemin arayışını güçlendirse de yasa teklifinin her maddesi ayrıca komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinden geçecek.
Üniversite affı ve çocuk düzenlemesi ayrı dosyalar
Aynı yasama döneminde üniversite affı ve çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemeler de Meclis gündeminde bulunuyor. Ancak bunlar Terörsüz Türkiye çerçeve yasasının maddeleri değil, ayrı kanun teklifleri olarak ilerliyor.
TBMM’nin haftalık programında üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilere dönüş olanağı sağlayan yükseköğretim düzenlemesinin Genel Kurul gündeminde bulunduğu açıklandı.
Çocuk Koruma Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören 18 maddelik teklif ise Adalet Komisyonunda görüşüldü. Teklif; önleyici tedbirler, yargılama, infaz ve rehabilitasyon başlıklarının yanı sıra bazı ağır suçlarda 15–18 yaş grubuna uygulanacak yaş indirimi konusunda hâkime takdir yetkisi verilmesini öngörüyor. Muhalefet temsilcileri ise teklifin cezalandırmayı öne çıkardığını ve yeterli bilimsel hazırlığa dayanmadığını savunuyor.
Kesin ayrıntılar teklif yayımlandığında ortaya çıkacak
Mevcut bilgiler, iktidarın genel af yerine sınırlı, denetime bağlı ve sürece özgü bir infaz modeli hazırladığını gösteriyor. Ancak “kontrollü infaz”ın kapsamı ve şartları henüz resmî bir metinle açıklanmış değil.
Teklif TBMM Başkanlığına sunulduğunda kimlerin yararlanabileceği, hangi suçların kapsam dışında kalacağı, denetimin hangi kurumlarca yapılacağı ve düzenlemeye aykırılığın sonuçları kesinleşecek.
Bu aşamaya kadar “10 maddelik plan”, “14 Ağustos takvimi” ve “kontrollü infaz” başlıkları resmîleşmiş kanun hükümleri olarak değil, siyasi açıklamalar ve kulis bilgileri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
SehitlerOlmez.com













